Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK - Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin silahlı saldırı sonucu öldürülmesi ile ilgili iddianame beş yıl süren soruşturma sonrası tamamlandı. Elçi cinayeti ile ilgili davanın ilk duruşması Çarşamba günü (21 Ekim) görülecek.  İddianamede Tahir Elçi’nin vurulduğu anda olay yerinde bulunan 3 polis memuru ve polisle çatışan U.Y sanık olarak yer aldı.

POLİSLER ÖNCE TANIK, SONRA SANIK OLARAK İFADE VERDİLER

Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili hazırlanan dosyada çok sayıda tanık ifadesi, polis telsizi konuşma kayıtları, olay yeri görüntüleri ve olaya ilişkin hazırlanan uzman raporları var.  Tahir Elçi'nin vurulduğu sokakta çok sayıda polis bulunuyordu. Diyarbakır Barosu, sokakta elinde silah olan polislerin şüpheli olduğunu belirterek, ifadelerinin şüpheli sıfatı il alınmasını istemişti. Ancak bu talep karşılık bulmadı. 15 polisin ifadesi tanık sıfatıyla alındı.

POLİSLER ÖNCE TANIK, SONRA SANIK OLARAK İFADE VERDİ

Diyarbakır Barosu’nun, Elçi cinayetine ilişkin kamera kayıtlarını incelenmesi üzere Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü’ne göndermesi soruşturma seyrini değiştirdi. Elçi’nin öldürüldüğü gün gazetecilerin çektiği videolar, işyerlerinin güvenlik kameralarına ait görüntüler, sokağın mimari yapısına ilişkin görseller, tanık ifadeleri ve birçok veri üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan raporda daha önce tanık sıfatıyla ifadeleri alınan 3 polisin,  olası “şüpheli” olduğu tespitine yer verildi.  Bu tespit ile birlikte Elçi cinayetinin üzerinden 5 yıl geçmesinin ardından hazırlanan iddianamede, Londra Üniversitesi raporunda da belirtildiği gibi daha önce tanık olarak dinlenen polislerden 3’ü sanık olarak yer aldı.

OLAY YERİ TUTANAĞINDA SANIK POLİSLERİN İMZASI VAR

Dava dosyasında yer alan olay yeri tutanağında imzası bulunan polisler arasında sanık polis memurları M.S., F.T. ile S.T.'nin imzası var.  Tahir Elçi’nin öldürülmesinin ardından 28 Kasım 2015 tarihli tutanakta olayın oluş şekli anlatılıyor. Tahir Elçi’nin nasıl ve nereden açılan ateş sonucu vurulduğu bilgisine ise yer verilmiyor. Tutanakta polis memurlarının sokaktan kaçan kişileri hedef alarak ateş açtığı iddia ediliyor. Söz konusu olay tutanağı, fiziki şartlar uygun olmadığı gerekçesi ile TEM Şube müdürlüğünde tanzim edildiği notu düşüldüğü görülüyor.

MÜFETTİŞLER POLİS DİYALOĞUNUN DEŞİFRESİNİ İSTEDİ

Savcılık polisleri ‘Tanık’ olarak dinlese de soruşturmayı yürüten kurumların aynı fikirde olmadığı görülüyor. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin 22 Aralık 2015’te Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘ses çözümü’ konulu bir yazı gönderdi.  Olay yeri ile ilgili görüntüleri inceleyen Mülkiye Müfettişleri, Tahir Elçi’nin öldürüldüğü ana ilişkin Doğan Haber Ajansı (DHA) tarafından çekilen görüntülerin 15’inci ve 19’uncu saniyeleri arasında Connect marka aracın ön ve yan tarafında bulunan üç polisin diyaloğunun dikkat çektiğini belirtti. Yazıda, “Üç polis memurundan ortada bulunan kahverengi montlu polis memurunun yapmış olduğu konuşma, kendisinin arkadaşları tarafından kaçan teröristlere doğru değil geriye doğru yönlendirilmesi dikkat çekici bulunmuştur” denilerek bu görüntüye ait ses çözümünün yaptırılarak bakanlığa gönderilmesi istendi. Bu talebin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 04 Ocak 2016’da İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fiziki İhtisas Dairesi’ne söz konusu görüntüleri göndererek bu görüntülerin deşifresini istedi. Ancak tüm taleplere rağmen görüntülerin deşifresi yapılmadı.

SAVCI ELÇİ CİNAYETİNİN ARDINDAN 5 POLİSİN HTS KAYITLARINI İSTEMİŞ

Elçi cinayetinde polislerle ilgili şüphe bununla sınırlı değil. Diyarbakır Barosu, cinayetinin ilk gününden bu yana o sokakta silah kullanan tüm polislerin şüpheli sıfatı ile ifade vermesini istemişti. Baronun bu talebine olumlu cevap vermeyen savcılık, olayın başında polisler ile ilgili HTS kayıtları istediği ortaya çıktı. Dosyada yer alan belgelere göre Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Elçi’nin öldürülmesinden 3 ay sonra, Sulh Ceza Hakimliğinden, olayla ilgili soruşturma kapsamında Yunus E. B., Göhan D.,  Yunus K., Mehmet Ç. ve Ümit M. adındaki polis memurlarına ait telefonların kayıtlarını istedi. Savcılık hakimlikten, Elçi cinayeti öncesi 5 polisin GSM hatlarına ait arayan-aranan numaralar, gönderilen ve alınan mesaj bilgileri, bu telefon numaralarının takıldığı cep telefonlarının IMEI numaraları ile HTS dökümlerinin baz istasyonlarını gösterir şekilde kayıtlarının istenmesi için gerekli kararı vermesini talep etti.

MAHKEME DİNLEME TALEBİNİ REDDETTİ

Savcılığın talebini değerlendiren Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hâkimliği, haklarında iletişim tespiti istenen 5 kişinin dosyada şüpheli sıfatında olmadıkları gerekçesiyle savcılığın talebini reddetti. Savcılık mahkemenin bu kararına itiraz etti. İtirazı değerlendiren Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliği, HTS kaydı istenen kişilerin şüpheli değil tanık oldukları hatırlatılarak, “CMK 135/6 Maddesi açıkça şüpheli veya sanık sıfatına sahip kişilerin ancak HTS kaydının alınabileceğini belirttiği, ileri şüpheli olma ihtimaline göre işlem yapılamayacağı, bu nedenle 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararının yerinde olduğu” denilerek, savcılığın itirazını reddetti.