TÜSİAD'ın yıl sonu büyüme tahmini yüzde 3-5 arası



Artı Gerçek

TÜSİAD Başkanı Kaslowski, 'TÜSİAD olarak düşüncemiz yüzde 5'in altındaki bir büyümenin ihtiyaç olan istihdam açısından yetersiz kalacağı...' dedi.


Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ANSİAD) bu yıl 17’ncisi düzenlenen Girişimcilik Günleri’nin ödül törenine katılan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Simone Kaslowski, Türkiye ekonomisinin bu yıl sonu itibarıyla büyüme oranıyla ilgili beklentisinin yüzde 3 ile 5 arasında olduğunu belirtti.

TÜSİAD Başkanı Kaslowski, Türkiye ekonomisinin bu yıl sonu itibarıyla büyüme oranıyla ilgili olarak beklentisinin yüzde 3 ile 5 arasında olduğunu söyledi. TÜSİAD olarak düşüncelerinin yüzde 5’in altındaki bir büyümenin ihtiyaç olan istihdam açısından yetersiz kalacağı olduğunu anlatan Simone Kaslowski, “Son 10 yılın ortalamasına bakıldığında da büyüme oranlarının ortalaması yüzde 6 civarında oldu. 2019 ve 2020 senelerinde işsizlik, daha da önemlisi genç işsizlik belki de ekonomideki en ciddi ve olumsuz gösterge oldu diyebilirim” diye konuştu.

REKABETE DAYALI BİR EKONOMİ

Türkiye’de ekosistemin daha hızlı gelişmesi için sınırların dışına çıkarak, bölgedeki yeteneklerin de ülkeye kazandırılması gerektiğini belirten TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, “Bunu başarmanın yolu ise fikirlerin özgürce ifade edilebildiği, güvenli, öngörülebilir ve rekabete dayalı bir ekonomiden geçiyor. Girişim sayısını ve kalitesini bu şekilde artırıp Türkiye’yi yatırımcılar için daha cazip hale getirebilir ve böylelikle ekosistemimizi geliştirebiliriz” dedi.

SANAYİDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM UYARISI

Kaslowski, Türkiye’de sanayide dijital dönüşümünü sağlayacak tedbirlerin eşzamanlı ve ivedilikle gerçekleştirmesinin rekabet gücünün korunması açısından hayati önemde olduğunu vurguladı. Kaslowski, “Bu süreçte, Türkiye’nin yatırımların düşük seyrettiği, düşük katma değerli üretim yapılan bir ekonomik kısır döngüye, orta teknoloji tuzağına doğru kaymaması için yapısal sorunlarımızın kararlı bir şekilde giderilmesi elzem görülmektedir. İnsan kaynağının nitelikli eğitilmesi ve eğitim politikalarının dijital dönüşüm çağına göre şekillendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

DÜNYA YENİ BİR JEO-EKONOMİK DÜZENE DOĞRU GİDİYOR

Dikkatten kaçırılmaması gereken bir dönüşüm daha olduğuna dikkat çeken Kaslowski, “Dünya yeni bir jeo-ekonomik düzene doğru yol alıyor. Avrupa Birliği, Çin ve ABD arasında denge sağlayıcı bir ekonomik güç olma özelliğini korumak istiyor. Avrupa Birliği’nin en önemli etkisi; dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olarak gücünü; adil ticaret ve iklim değişikliği ile mücadele yönünde kullanabilecek olmasındadır” dedi.

YATIRIM VE FİNANSMANDA TEMEL KRİTERLER

Avrupa’nın artık küresel ekonomik ilişkilerinde Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini ana odak haline getirdiğini de belirten Kaslowski, “İklim değişikliği, sosyal haklar, hukuk devleti, dijital dönüşüm gibi konular artık uluslararası ticaret, yatırım ve finansmanda temel kriterler haline geliyor. Avrupa Birliği ile gümrük birliği anlaşmamızı bu bakış açısı ile yenileyebilirsek şirketlerimizin küresel rekabet gücüne ve ulusal kalkınmamıza da fayda sağlayabiliriz” dedi.

BAĞLANTILI HABERLER