AKP bu hukuksuzluğu sürdüremez ama neden?

Yüksek büyüme ortamında cari açıkları kronik olan ülkelerin özenebilecekleri yegane model batı tipi demokratik hukuk devleti

ESER KARAKAŞ

"AKP bu hukuksuzluğu sürdüremez" derken muradım Türkiye’nin demokrasi ve hukuk aşığı seçmeninin bu gidişe son vermek isteyeceği düşüncesi falan değil.
İtiraf edeyim, bu konuda, kısa ve orta vadede, çok da umutlu değilim.
Bir büyük iktisatçının dediği, gibi uzun vade ise zaten tanımsız.
Ancak, demokratik hukuk devleti talebinin seçmen içinde çok cılız olması bile bazı objektif gerçekleri değiştirmeyecek ve AKP bu hukuksuzluğu çok uzun süre sürdüremeyecek.
Bu temel gerçeğin objektif iktisadi temeli var ve bu temelin adı da "cari açık".
Geçtiğimiz senelerde bir gün bir yazımda "Yaşasın cari açık" başlığını kullandığımı hatırlıyorum.
Cari açık hem bir bela hem bir avantaj; bela yanından kurtulmanın iki temel yolu var.

Birincisi; cari açıktan yani Türkiye özelinde büyümeden vazgeçmemek ama büyümenin oluşturduğu cari açığı nitelikli bir biçimde mesela doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile finanse etmek.
İkincisi ise büyümeden vazgeçmek, böylece, düşük büyüme ortamında cari açığı kabul edilebilir noktalara indirebilmek.
Bu iki yol da, daha detaylı da özetlenebilir, AKP için hukuksuzluğu sürdürdüğü sürece siyasi çıkış bırakmayacak.
Son iki senedir cari açığın mutlak miktarında da, milli gelire oranında da azalma var ve bu durumu cahiller ya da saptırmacılar başarı olarak takdim etmek istiyorlar.
Oysa, cari açıkta bu mutlak ve oransal düşüşün temel nedeni ekonominin büyüme oranının yüzde dördün bile altına inmiş olması; petrol fiyatındaki kısmi ve dönemsel düşüş sadece bir detay.
Ekonominin çok büyük ölçüde küçüldüğü senelere bakın, mesela 2001, mesela 2009, cari açık yok mertebesine inebiliyor.
Düşük büyüme ekonomisinde ithalat azalıyor, ihracat daha az etkileniyor, cari açık da düşüyor.

Orta vadeli programda önümüzdeki seneler için, 2019’ a kadar ortalama yaklaşık otuz milyar dolar cari açık beklentisi var.
Bu cari açık, finansmanı mümkün, büyümenin düşük, yüzde dördün altında olacağını gösteriyor.
Yüzde dördün altında seyredecek bir büyüme oranı ise Türkiye’de fakirliği ve işsizliği arttıracak bir oran.
Yüzde dördün altında bir büyümenin üreteceği cari açık finansmanı açısından rahat ama bu büyüme oranı AKP için bir siyasi çıkmaz demek, siyaseten sürdürülebilir bir şey değil.
AKP için siyasi sürdürülebilir yol yüksek büyüme oranları ve bu oranların üreteceği cari açığın nitelikli finansmanı.
Lafı uzatmayalım, nitelikli finansman demek doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artışı demek.
Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artışı ise hukuk devletinin bugüne oranla çok ama çok daha nitelikli hale gelmesi demek aynı zamanda; 2016 itibariyle doğrudan yabancı yatırımlar 2007 düzeyinin yarısında, bunu da unutmayalım.

Başka bir ifadeyle, hukuk devleti TÜM kurum ve kurallarıyla batı standartları düzeyine gelmediği müddetçe, yabancı yatırım kaynakları ülkeye girmeyecek, hukukun olmadığı yere de zaten gelmez, yüksek büyümenin üreteceği cari açık finanse edilemeyecek, kriz çıkacak ya da istikrarlı (!) bir düşük büyüme trendi kabul edilecek.
Her iki yol da, cari açık korkusuyla peşinen düşük büyümeye rıza gösterme ya da yükselen cari açık nedeniyle büyümeden vazgeçme, AKP için siyasi çıkmaza tekabül ediyorlar.
AKP için tek çıkar yol yüksek büyüme (iç talep) ve bu yüksek büyümenin üreteceği cari açığı nitelikli hukuk devleti ortamında nitelikli dış kaynaklarla finanse etmek.
AKP tekrar 2005 hukuk devleti zihniyetine tersinmez bir biçimde geri dönebilirse, herkesin başının üzerinde yeri olur, beni kimin yönettiği hiç umurumda değil, nasıl yönettiğine bakarım, ama benim naçiz kanaatim bu çizginin artık AKP için geri dönüşsüz bir biçimde aşılmış olduğu istikametinde.

Cari açık, cari açığın dış kaynak girişi olmaz ise finanse edilememesi, hukuk devleti temel ilkelerini ayaklar altına alan bir siyasi iktidarı siyaseten sürdürülemez kılıyor.
AKP öncesi de böyle idi, AKP sonrası iktidarlar için de aynı durum söz konusu olacak.
Ya evrensel hukuk ya da siyasi başarısızlık.
Seneler önce neden bir yazıma "Yaşasın cari açık" başlığını attığım anlaşılıyor muhtemelen.
Rusya’nın cari fazlası var, topraklarından doğal gaz fışkırıyor, Gazprom diye bir şirketleri var, cari fazla ortamında da Putin evrensel hukuk ilkeleri ile çok mesafeli durabiliyor zira sistemi çevirmek için dış kaynağa ihtiyacı, en azından kısa ve orta vadede çok sınırlı.

Cari açık pozisyonuna bakmadan Putin’in hukuk modelini, politikalarını örnek almak önce iktisadi sonra da siyasi felaket demek.
Cari açık ve diktatörlük orta vadede bir araya gelemeyecek konular; cari açık demokrasinin ve hukukun güvencesi bir anlamda.
Yüksek büyüme ortamında cari açıkları kronik olan ülkelerin özenebilecekleri yegane model batı tipi demokratik hukuk devleti.
Bunu görmek bu kadar mı zor?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi