DBP Eş Genel Başkanı Aydeniz: Altılı Masa anayasası toplumsal bir sözleşme değil

DBP Eş Genel Başkanı Aydeniz: Altılı Masa anayasası toplumsal bir sözleşme değil
Yayınlanma:
A+ A-
Altılı Masa'nın anayasa paketinde Kürt sorununa dair unsur olmadığına dikkat çeken Salihe Aydeniz: "Kürtlerin statü hakkı, kendi kendini yönetme ve anadilde eğitim talebi var. Bu üç madde özellikle olmazsa olmazdır. Anayasayı yamalamayla bu iş olmaz."

Rojhat BİLMEZ - İrfan TUNCÇELİK


ANKARA - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), DEVA Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Saadet Partisi'nden oluşan Altılı Masa'nın bir süredir üzerinde çalıştığı "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Teklifi"nin detayları, 28 Kasım’da Ankara Bilkent Otel'de kamuoyuna duyuruldu.

Parti kapatılmasının zorlaştırılması, kapatma davalarının meclis kararıyla açıklanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, kayyım uygulamalarına son verilmesi gibi maddeler öneride yer alırken, HDP’nin üzerinde durduğu, vatandaşlık tanımı, anadilinde eğitim gibi düzenlemelerin öneride yer almadığı görüldü.

Altılı Masa’nın anayasa değişikliği önerisi, toplumun beklentilerini karşılar mı, özellikle Kürt seçmende karşılık bulur mu? Yanıtı merak edilen bu soruları HDP’nin çatı partisi Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Başkanı Salihe Aydeniz, Artı Gerçek’e değerlendirdi.

'TOPLUMSAL BİR SÖZLEŞMEYE İHTİYAÇ VAR'

Altılı Masa'nın değişikliğini talep ettiği 84 maddenin net olmadığını söyleyen Aydeniz, önerinin yuvarlak cümlelerle ifade edildiğini belirtti. Aydeniz, şöyle konuştu:

"Bu 84 maddeye ‘toplumsal bir anayasa’ deniliyor, ama toplumsal bir anayasa demek toplumun bütün dinamikleriyle, yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda, talepleri alındıktan sonra bir toplumsal sözleşme denilebilir. Sadece Altılı Masa'nın başkanlarından oluşan bir yapının oluşturduğu bir metin, toplumsal bir metin, toplumsal bir sözleşme olmaz. Dolayısıyla toplumsal bir sözleşmeye ihtiyaç var, bu doğru ama bu toplumsal sözleşme Türkiye halklarının kadınların, gençlerin, Alevilerin, ötekileştirilmiş bütün kesimlerin talepleri alınarak hazırlanabilir."

'ÖNERİ TOPLUMDAKİ SIKIŞMIŞLIĞA CEVAP OLAMIYOR'

Aydeniz, anayasa değişikliği önerisinde Kürt sorunun çözümüne ilişkin tek bir söz bulunmadığını belirterek şöyle devam etti:

"Kürt sorunun hangi yöntemlerle çözülecek meselesi ile ilgili tek bir söz söylenmemiş olmasından dolayı bile, aslında Altılı Masa'nın Türkiye'deki halkların sorunlarına doğru temelde hizmet edeceği anlamı çıkmıyor. İkincisi, kadınlarla ilgili de bir şey söylenmemiş. Evet, belki İstanbul Sözleşmesi'ne atıfta bulunulmuş ama kadınların tek sorunu İstanbul Sözleşmesi değil, eşit temsildir. Kadınların sorunu şiddettir, taciz, tecavüzdür, soykırımdır. Kadınların düşüncelerinin ifade edilmemesi meselesidir. Aslında bütün sorunların doğru temelde ve kadınların istediği şekilde çözülmesi vurgular nitelikte olması gerekirdi.

Mevcut sistem için getirilen bu 'restorasyon' önerisi sorunu çözmüyor. Türkiye'de çoklu kriz yaşamasının sebebi de bu yapısal sorunlardan kaynaklı. Yani restorasyonlarla bu yapısal sorunlar çözülmez. Dolayısıyla daha net, daha somut ifadelerin yer alması gerekiyor. Öneri, faşizmin, tek adamın veya bugünkü iktidarın yaratmış olduğu krizlerden çıkış için bir umut oluşturabilir mi? Bu çok uzak görünen bir mesele. Toplumdaki sıkışmışlığa cevap olabilecek bir metin değil."

'PEKİ BUNA BENZER BİR MECLİS OLURSA NE OLACAK?'

Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin de Kürt meselesi olduğuna dikkati çeken Aydeniz, şöyle devam etti:

"Kürtlerin de öncelikli talebi anadilinde eğitim ve anadilinde kamusal hizmettir. Kürt halkı yıllardır mücadele veriyor ve bu mücadelenin birinci aşaması da Kürtlerin artık Türkiye'de statüsüz yaşamak istememeleri. Çünkü kayyımlarla iradesi yok sayılan, anadili mecliste “X” olarak yazılan, yine “Kürt kökenli” diye ifade edilen bir gerçeklik var. Meclis belki sorunların çözümü için çatı ama bugünkü mecliste AKP ve MHP istedikleri her şeyi, Erdoğan'ın ağzından çıkan sözleri birebir, hiçbir değişiklik yapmadan geçiyor. Peki, buna benzer bir meclis olursa ne olacak? Çoğunluğun onların elinde olan bir meclis olursa demokrasi bunun neresinde olacak? Bu ülkenin en önemli meselesi Kürt meselesidir. Bugün çoklu krizlerin yaşanmasının sebebi, savaş politikalarının dayandığı yer Kürt sorununun çözüme kavuşturulmamış olmasıdır."

TALEPLERİMİZ VAR

HDP çatısı altında siyaset yaptıklarını anımsatan Aydeniz, "HDP yeni anayasaya ve sürece ilişkin dönem dönem önerilerini sunuyor. HDP’nin söyledikleri nettir, anayasa değişikliğinde Kürtlerin statü hakkı, kendi kendini yönetme ve anadilde eğitim talebi var. Bu üç madde özellikle olmazsa olmazdır. Anayasayı yamalamayla bu iş olmaz. Bu yüzden işin kökten çözümü için sistem değişikliğine ve Cumhuriyet'in demokratikleşmesine ihtiyaç var. Kürtlerin ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesini kabul etmiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Öne Çıkanlar