CHP Genel Başkanı 812 oyla Özgür Özel oldu

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı bugün Ankara'da toplandı. İlhan Cihaner, Ünal Karahasan ve Örsan Öymen adaylıktan çekildi. İkinci Tura Kalan seçimde Genel Başkan 812 oyla Özgür Özel oldu

Seda TAŞKIN


ANKARA - 14 Mayıs seçimlerinin ardından 'değişim' tartışmalarının yaşandığı CHP’de olağan kurultay için geri sayım bitti ve kurultay başladı. Divan başkanlığını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı kurultayda bugün genel başkan seçimi yapıldı.

İkinci Tura Kalan seçimde Kılıçdaroğlu 536 oy alırken Genel Başkan 812 oyla Özgür Özel oldu. Yarın ise parti meclisi (PM) ve yüksek disiplin kurulu (YDK) seçimi yapılacak.

İlhan Cihaner, Örsan Öymen ve yeterli imza sayısına ulaşamayan Ünal Karahasan adaylıktan çekilince, genel başkanlık yarışında Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel kaldı.

CHP kurultayında ikinci turda Kılıçdaroğlu’nun oy kullandığı sandıkta; Kılıçdaroğlu ve Özel 28'er oy aldı. Aynı Sandıkta ilk turda Özel 26, Kılıçdaroğlu ise 29 ve 1 geçersiz oy almıştı.

Özgür Özel’in oy kullandığı sandıkta ise Özel 22, Kılıçdaroğlu ise 34 ve 1 boş oy aldı. İlk turda, Özel 19, Kılıçdaroğlu 38 oy almıştı.

KILIÇDAROĞLU: SIRTIMDA HANÇERLERLE SEÇİME GİRDİM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında, 7 maddelik 'Türkiye tablosu'nu saydı, bu maddelerin her yerde anlatılmasını istedi. Kılıçdaroğlu'nun "Seçime sırtımda hançerlerle girmek zorunda kaldım" sözleri dikkat çekti. Kılıçdaroğlu ayrıca, "Değişim söylemini dillendirenler uzun süre değişmeyenlerdi. Ama seçimden sonra ilk işim onları değiştirmek oldu" dedi.

ÖZEL'DEN CEZAEVİNDEKİLERE SELAM

Özgür Özel ise konuşmasının başında, "Kayyım atanan Van’a, Diyarbakır’a selam olsun. Memleketimin dört bir yanında altı ok bayrağı sallayanlara, yerin yüzlerce metre altında can pahasına çalışanlara, İzmir’de direnen kadın işçilere, İstanbul’da direnen Sputnik gazetecilerine, Tolga Şardan’a, Selçuk Kozağaçlı’ya, Osman Kavala’ya, Çiğdem Mater’e, Can Atalay'a, Selahattin Demirtaş’a selam olsun" dedi.

SALONDA ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU PANKARTLARI

CHP 38. Olağan Kurultayı, “İkinci Yüzyılda Demokrasi ve Birlik” sloganıyla Ankara’da toplandı. Salonun bir bölümüne Özgür Özel’i destekleyenler tarafından asılan, “CHP değişirse Türkiye değişir”, “Sokağın sesine kulak ver” pankartları dikkat çekti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler tarafından ise salonun büyük bir bölümüne“ Kılıçdaroğlu halktır, halk yenilmez”, “Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracağız”, “Emekçiler, kadınlar ve gençler Bay Kemal’de birleştik” yazılı pankartlar asıldı.

Kurultay salonunda bulunan tribünler ikiye ayrıldı. Sahnenin sol tarafında 'değişimciler' bulunurken, sağ tarafında ise Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler yer aldı.

ADAYLAR SALONA GELİRKEN ÖZGÜR ÖZEL'İN ADI ANONS EDİLMEDİ

İlk olarak aralarında Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın da bulunduğu belediye başkanları kurultay salonuna geldi. Ardından 'Değişimcilerin' Genel Başkan Adayı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte "Ey Özgürlük" parçasıyla Kurultay salonuna geldi. Ekrem İmamoğlu da salona gelirken, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da "Haydi Kılıçdaroğlu" parçasıyla salondaki yerini aldı. Özgür Özel’in ve Ekrem İmamoğlu'nun salona girişi anons edilmezken Kılıçdaroğlu anons edildi. Aynı şekilde Özgür Özel'in görüntüsü ekrana da verilmedi. Bu durum salonda tepkiye neden olurken Kılıçdaroğlu, kurultay salonunu selamladıktan sonra Özgür Özel ile tokalaştı.

Adayların da salona gelmesiyle saat 12:40'ta başlayan programda Ekrem İmamoğlu divan başkanlığına oybirliğiyle seçildi.

İmamoğlu konuşmasında "Bu kurultay, Türkiye muhalefetinin toptan şekilleneceği bir kurultaydır" dedi. İmamoğlu’nun konuşmasının ardından salonda “değişim” ve “her şey çok güzel olacak” sloganları atıldı.

KILIÇDAROĞLU KONUŞTU: SEÇİME SIRTIMDA HANÇERLERLE GİRMEK ZORUNDA KALDIM

İmamoğlu'nun ardından Kemal Kılıçdaroğlu konuşma yaptı.

whatsapp-image-2023-11-04-at-13-36-08-1.jpeg

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları özetle şöyle oldu:

"Bu salon diğer partilerin kurultaylarına benzemez. Bu salonda 5'li çeteler, oligarklar, uyuşturucu baronları yok. Bundan sonra da asla olamayacaktır. Bu salonda mafya bozuntuları, rüşvetçiler yok. Bundan sonra da olmayacaktır. Bizim kurultaylarımız her türlü düşüncenin tartışıldığı kurultaylardır. Onların kurultayları ise haber değeri olmayan kurultaylarıdır. Bizim örgütümüz de diğer partilerin örgütlerine benzemez. Tartışırız ama parti disiplinini de bozmayız. Ben dahil kimse, kendini partinin üstünde asla ve asla göremez.

Sevgili örgütüm, biliyorum sizleri zaman zaman üzdüm. Ama asla sizleri özellikle üzecek, utandıracak hiçbir şey yapmadım. Hep sizlerle beraber ve sizler için, Türkiye için mücadele ettim. Bu parti, bütün kurultaylarında tartışarak ve güçlenerek çıkmıştır. Yine güçlenerek çıkacaktır.

Bir de Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu 7 madde halinde bilginize sunacağım, örgütümün bu 7 maddeyi Türkiye coğrafyasının her yerinde seslendirmesini istiyorum.

1- Anayasa fiilen askıya alınmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti yoktur.

2- Saray devleti, çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıya, güçler ayrılığı ilkesi bitmiştir.

3- Yoksulluğu yaymak, milyonları yardıma muhtaç hale getirmek saray devletinin politikasına dönüşmüştür. Yoksulluk, kabullenilen bir kültüre dönüşmek üzeredir.

4- Türkiye fiilen yarı açık cezaevine döndü. Gazeteciler görevini yapamaz halde. Tolga Şardan'a, Can Atalay'a, Osman Kavala'ya, Selahattin Demirtaş'a, Tayfun Kahraman'a, Çiğdem Mater'e, Emine Özerden'e, Yiğit Ali Ekmekçi'ye ve Barış Pehlivan'a selam gönderiyoruz. Selam olsun size demokrasi kahramanları!

5- İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapma adeta sarayın meşhur politikası haline gelmiştir.

6- Ülkenin dış politikası fiilen iflas etmiştir. Bir kan denizine dönüşen Filistin'de bile Türkiye'nin sözü geçmiyor.

7- Yanlış dış politikanın bedeli olarak Türkiye bir sığınmacı deposu haline dönüşmüştür, para karşılığı dönüşmüştür! 85 milyonun iradesi, sığınmacı deposu olsun diye Avrupa'ya satılmıştır!

Bu 7 madde, tablonun bir yüzüdür. Acıdır ama gerçektir. Sarayın ahlaki ve siyasi meşruiyetinin sorgulanması gerekir sarayın.

Bu tablonun diğer yüzü, biz CHP'lilere verilen görevi göstermektir. Tablonun diğer yüzünde biz, bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getirmek ve var olan sorunları çözmek durumundayız. Tarihin diğer yüzü bize sorumluluk yüklüyor.

Asla ve asla umutsuzluğa kapılmayacağız. Biz, umudumuzla, bilgimizle, birikimimizle tarihe yön vereceğiz. Atatürk'ün bir sözü vardır: 'Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır' Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim, bu salondakilerin umudunu yitirmeye hakkı yoktur.

Altı lider oturduk, bu tabloyu kısmen anlattım. Biz altı lider tarihin bize yüklediği sorumluluğun gereğini yapmak zorundaydık. Ülkeyi nasıl yöneteceğimizi oturduk konuştuk. Ortak mutabakat metni hazırladık. İş Cumhurbaşkanlığı adaylığının seçilmesine gelince hepinizin malumu olan masadan kalkmalar ve masaya dönmeler başladı. Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım. Beni asıl üzen, sırtımdaki yük değildi, sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık. Daha nefes almadan değişim söylemleri başladı. Değişim söylemini dillendirenler uzun süre değişmeyenlerdi. Ama seçimden sonra ilk işim onları değiştirmek oldu.

İlk değişimi ne zaman söyledim? 2019. En büyük değişimi yaşayan parti, CHP'dir! Girilemeyen evlere, mahallelere, illere ve ilçelere girdik. Oradan milletvekilleri çıkardık. Değişimin içinde olanlar, değişimi fark edemezler.

Asla yan yana gelemezler, kucaklaşamazlar dedikleri insanlarla yan yana geldim. Dilimizi değiştirmek zorundaydık.

Efendim, 'CHP sağa kaydı' diyorlar! Bunlar, sağın da solun da ne olduğunu bilmiyorlar. Çok açık ve net söylüyorum: CHP, halkın partisidir, 6 okumuzdan birisi halkçılıktır. Avrupa'nın en güçlü sosyal demokrat partisi, CHP'dir.

Gemiyi limana sağlam götürmek, kaptanın görevidir. Kaptan olarak gemiyi limana sağlam götüreceğimi herkes bilsin. Benim CHP kültüründen aldığım derslerden biri budur. Kurultaydan 20-25 gün sonra tüzük kurultayı yapacağız. Değişim, yenilenme nasıl olur, sadece Türkiye değil, bütün dünya bunu öğrenecek. Cinsiyet kotası getireceğiz, yüzde 50! Varsanız, getireceğiz! Yığılma üyeliklere son vereceğiz. Milletvekilliği 3 dönemde sınırlanacak. Belediye meclis üyeliklerine ve ilk meclis üyeliklerine kontenjan getireceğiz. Aktif-pasif üye uygulamasını getireceğiz. Her yerde ön seçim olacak.

Genel sekreterlik makamını güçlendireceğiz. Bilim yönetim kültür platformunu yeniden inşa edeceğiz. Buraya bilgisi, birikimi ile gelen önce kendisini ispat edecek.

Seçimlerde en başarılı olan, oyunu en çok artıran 5 ilin başkan, parti meclisi üyesi olacak.

Ve inşallah ben de bir sonraki kurultayda sizlerin arasında oturup, seçilen yeni genel başkanı alkışlayacağım."

ÖZEL: DEĞİŞİMİ BAŞARMAK ZORUNDAYIZ

Genel Başkan Adayı Özgür Özel ise konuşmasında, CHP'nin son 44 yıldır tek başına iktidara gelemediğine dikkat çekerek, "Bugüne kadar değişimi başaramadığımız için çürümüş bir adalet sistemiyle, demokratik bir dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile giriyoruz Cumhuriyet'in 100'üncü yılına dedi.

'KAYYIM ATANAN BELEDİYELERE SELAM OLSUN'

Özel, konuşmasında şunları söyledi:

"Kayyım atanan Van’a, Diyarbakır’a selam olsun. Memleketimin dört bir yanında altı ok bayrağı sallayanlara, yerin yüzlerce metre altında can pahasına çalışanlara, İzmir’de direnen kadın işçilere, İstanbul’da direnen Sputnik gazetecilerine, gazeteci Tolga Şardan’a, Selçuk Kozağaçlı’ya, Osman Kavala’ya, Çiğdem Mater’e, Can Atalay'a, Selahattin Demirtaş’a selam olsun. Plazalarda emekleri sömürülen beyaz yakalılara, üyelerimizi temsil eden şah damarında Atatürk sevgisi atan delegelerimize merhaba.

Bizim kurultaylarımızın en önemli özelliği liderden, yöneticiden talimat almaz ancak onlara görev verir. Sadece parti değil ülke siyasetini de değerlendirir. Partimizin yönetim kadrosunu belirlemeye gelmedik yeni bir iddiaya başlamak ve Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için her birlikte buradayız.

Bugün Türkiye’nin ikinci yüzyılının ilk kongresini ilk kurultayını yapıyoruz. Burada bize ve kendimize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev ikinci yüzyılda CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir.

Sevilen, gönülden bağlı olunan, Atatürk’ün silah arkadaşı İsmet İnönü’nün vefalı vedasından alınacak dersler var. İnönü’nün karşısında duran iradeden öğrenecek çok şeyimiz var. Partimizin 1971’den bu yana ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu başarmayı beceremedik. CHP iktidar olmadıkça ardı ardına sağ partiler iktidarı yönettiler.

Bugüne kadar değişimi başaramadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız cumhuriyetin köklü kurumları zayıflamış, işlevsizleşmiş bir meclisle, çürümüş bir adalet sistemiyle, demokratik bir dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile giriyoruz Cumhuriyet'in 100'üncü yılına. Kurucumuz verdiği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmayı yerine getiremedik. Orada güçlü parlamentolar var, orada hukukun üstünlüğü var.

BEN BU YAKLAŞIMA İTİRAZ EDİYORUM

Kurucumuzun gösterdiği yönde 45 bin dolar, bu tarafta 4 bin 500 dolarlık bir fakirlik var. Siyasi ekonomik ve sosyal ağır maliyetini yaşıyoruz. CHP’nin seçim maliyeti deyince dar bir çerçeveden bakıp 'Seçime hep beraber girdik, birlikte kaybettik, hesabı niye Kemal bey ödüyor?' deniliyor. Ben bu yaklaşıma itiraz ediyorum, hesabı ne Kemal Bey ne ben ödüyorum. Hesabı dünyanın başka ülkede hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Hesabı cezaevine atılan siyasetçiler ödüyor, hesabı kredi borcunu ödeyemeyen esnaflar, yoksullar fakirleşerek ödüyorlar, yeterli beslenemeyen, barınamayan üniversite öğrencileri ödüyor.

SOKAKTAN KORKMAYAN BİR PARTİ OLMALIYIZ

Biz altı okumuzla mahcup olmayacak, cesur davranacak, sokaktan korkmayacak, örgütü bir yük olarak görmeyecek bir parti anlayışına hızla evirilmek durumundayız. Biz kaybedilen seçim sonrasın hiçbir şey olmamış gibi özeleştiri yapılmamasına, ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkılmamasına karşıyız…

Şahsi kararlar ülkemizi bir sığınmacı deposuna dönüştürecek, lüzumsuz bir çekişmenin, komşumuzun iç işlerine karışan mültecileri Türkiye’ye getirecek bir durumu tetikledi. Ortadoğu yine bir ateş çemberi. Terörü örgütü olan Hamas’ın sivillere yönelik yaptığı katliama bunu araçsallaştıran İsrail devlet terörüne dönüştürdü. Kimden gelirse gelsin teröre seyirci kalamayız, meydan okuyoruz ve lanetliyoruz. Ancak CHP kısa bir önce yapılan seçimi kazanamamışken, iktidarı bize devredin Filistin sorununu çözeceğiz denildiğinde gayri ciddi anılıyor. Dış politikada yapıcı, katkı sağlayıcı ve ayağı yere basan bir yaklaşım göstermesi gerekir. Dış politika iktidara bırakılmayacak kadar önemlidir.

'PARTİMİZ İKTİDARA BENZEYEN YÖNTEMLERLE YÖNETİLEMEZ'

Tüm siyaset anlayışımızla değişmeliyiz. Halkın sesine kulak vererek, partimizin kaderini değiştirmek için değiştirmeliyiz. Biz sosyal demokrat bir partiyiz, biz emeğin partisiyiz. Partimiz iktidara benzeyen yöntemlerle yönetilemez. Toplumun sesine kulak tıkayarak, değişime direnerek yönetilmez. Atatürk’ün koltuğunu istediği birine devredeceğini düşünmek kurultayın iradesine ve buraya gelenleri hiçe saymaktır. Elbette adı geçen adaylar için yapılan tanım kırıcıdır. Sosyal demokrasiyi bilmeyen, parti tarihini bilen sınıflandırmasında adı geçen adlar bunun dışındaysa, genel başkanın bütün arkadaşları bu sınıfın dışındaysa bu salonun içinde değildir.

'CHP DE HANÇER YOK, HANÇERLEYECEK DE KİMSE YOK'

Son 4 yılda gitmediğim il kalmadı, genel başkanı için, cumhurbaşkanı adayı için, Özgür Özel için çalıştım. Partinin neferi olarak çalıştım. Bundan sonrada çalışmaya ve saygıda kusur etmemeye önem vereceğiz.

Biraz önce genel başkan bir hançerden bahsetti. Bu hançer konusu sizinle ilgili mi dediler, hiç üstüme almadım. CHP de hançer yok, hançerleyecek de kimse yok. Genel Başkanım benim de diyecek bir şeyim varsa siz de bilirsiniz bizim partide ve partililerde hançer olmaz. Bizim partide kılıç da olmaz. Seçimlere iki gün kala sizin atadığınız önce Atatürk’e sonra da size olmadık laflar söyleyen kadını , sizin ve bir arkadaşıma sorduğunuz kişi Hasan Cengiz çıktı. Sayın genel başkanımıza bir kılıç getirmiş üstüne de “değişimciler için kılıçlar çekildi” lafın sayın genel başkanı olamaz, CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayip Erdoğan diyen değişimcilere Kılıç çekecek olanların alnını karışlarım.

'DELEGELER SADECE İKİ GÜN GÖREVLERİNİ YAPIP GİDEMEZLER'

Seçilecek genel başkanı denetleyebilen, açık şeffaf kanallarla partimizi yöneteceğiz. Yepyeni bir katılım mekanizmasından bahsedeceğim. Delegeler sadece iki gün görevlerini yapıp gidemezler. Kurultaylarda delegelerin bilgisinden yararlanamıyoruz. Her biri bizim kadar aydın ve bizim kadar bilgilidir. Biz altı ayda bir bu delegeyi Ankara’ya davet edip onlarla 4 gün ülkenin temel meselelerini konuşacağımız, gerekirse gruplara ayrılıp mutabakata varacağımız bu ülkeyi bu parti yönetir diyeceğimizin sözünü veriyorum.

Ecevit ve arkadaşlarının yaptığı aslında zor değildi. Önemli bir şeyi büyük bir özgüvenle yaptılar. Türkiye’deki siyasi kümelenmeyi doğru tespit ettiler. CHP Türkiye’ye gerekli dediler. Enine kesen bir siyaset yaptılar. Boyu Erdoğan’a daha yakın, onun gibi daha sert konuşabilecek, onu arkadaş bırakacak bir lider seçmenizi öneriyorum. Onun işi kolay o kesiyor, bölüyor. O sağcı-solcu der, Kürt-Türk der, milli-gayri milli der, büyük tarafı alır küçük tarafı 50 artı bir yapmak için seni ittifaklara zorlar. Olmadı olmuyor dersen Erdoğan seçimi o zaman kazanır. CHP’nin de HDP’nin de yoksuluna, güvencesizine dokunabilirsen işte Erdoğan’ın dokunamadığı onun ittiği tarafta senin değdiğin yerde halkın iktidarı var.

Sokaktan, meydandan korkmayan, toplumun tepkilerinin örgütlenmesine katkı sağlayan barışçıl yollarlar yapılan her protestonun teminatı olan CHP’nin önünde yürüyecek bir genel başkanın sözünü veriyorum."

SALONDAN YUHLAMA SESLERİ YÜKSELDİ

Özel konuştuğu esnada salondan yuhlama sesleri yükseldi bunun üzerine Özel, “Gençler canımın içleri, şu duruma düşürmeyin, CHP’de bu kadar önemli bir konuşmada siz genel başkan adayını konuşturmazsanız, sanırlar ki Kemal bey bir şeyi eksik yaptı da siz kapatıyorsunuz. Konuşanı susturmak bizim işim değildir, sakin olun. Biz hepinizi seviyoruz" dedi.

Özel konuşmasına söyle devam etti:

"Biraz önce Kılıçdaroğlu’nun bir danışmandan bahsettik. Ben gelince ne yapacaklar, gidecekler. O sağcıların bir katı var ya, 12 odada orası sekreterlik olacak, örgütün ofisleri olacak.

CHP iyi insanların, dürüst insanların, insanı sevenlerin siyaset yoludur. Unutmayın yol cümleden uludur. Hiçbirimiz hırsımızla kendimizi yoldan ulu görmeye haklı değiliz. Yolu açık tutmak, yolu açmak, yola hizmettir. Yol cümleden uludur, yol cümlemizden uludur.

Sayın genel başkanım videonuzu izledim, çok beğendim. Videoda adalet yürüyüşü var. Adalet yürüyüşünde Özgür Özel vardı, Veli Ağbaba vardı kortej açıyordu ve bütün arkadaşlar oradaydı. Neredeyseniz oradaydık saygısızlık değil ama sırtımıza da bu yükü vurmayın. 39 vekil verilirken biz yoktuk, Oğuz Kaan Salıcı vardı.

Siz ikinci yüzyılın ilk sandığının delegeleri, siz bu partiyi ayağa kaldırmaya hazır mısınız? Kalkın ayağa ve bu ülkeyi ayağa kaldırın, ben size ve ikinci yüzyılın delegelerine güveniyorum. Biz kazanacağız. Bana cesaret, Türkiye’ye umut veriyorsunuz. Ayağa kalkın, Türkiye’yi ayağa kaldırın. Sizden güç alıyorum ve size güç veriyorum. İyi ki varsınız, iyi ki CHP’liler var. Biz başaracağız, CHP başaracak."

KILIÇDAROĞLU: BÜTÜN YAPTIĞI ELEŞTİRİLERİ KEŞKE MYK, PM TOPLANTILARINDA SÖYLESEYDİ

Özel'in konuşmasının ardından Genel Başkan Kılıçdaroğlu tekrar kürsüye çıktı.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Uzun yıllardır beraber çalışıyoruz. Eğer uzun yıllardır beraber çalışıyorsak ve CHP’nin bir dış politika danışmanı olduğunu bilmiyorsa arkadaşımızı ve o danışma kurulunda iki genel başkanında yer aldığı bilmiyorsa oraya bir soru işareti kaymak zorundayım. Örgütün PM’ye seçmediği bir emekli bir büyükelçiyi ben nasıl seçerim. Eleştiriye açığım, benim kadar eleştiriye açık olan kimse yoktur. PM’de beni eleştireni dinlerim. Olurda eleştiriden yararlanacağım bir şey olur mu diye. Keşke burada anlattıklarını uzun süredir çalışırken yüzüme söyleseydi. Hala benim Amerika’ya, İngiltere’ye niye gittiğimi arkadaşım öğrenememişse, hala ondan haberdi olmayan bir kişi partimde görev yapıyor ve beni dinlemiyor demektir.

Bu partinin bütün hesapları tüzük tarafından denetleriz. Sayıştay tarafından, anayasa mahkemesi tarafından denetlenir ve her kuruşun hesabını veririz. Eleştiriye itirazım yok, ama eleştirinin kendi içinde tutarlı olması lazım. Daha bir ay önce İstanbul’da iki il başkanımız devir teslim töreni yaptı. Ben de yeni seçilen bir genel başkana devir teslim yapmayacak mıyım, bunun eleştiriyle ne ilgisi var? Elbette kurultay bir başkan seçecek ve devir teslim töreni yapacağız. Ne odası, ne arka kapı planları… Genel Başkanı siz, partinin örgütleri seçecek. Biz de devir teslim töreni yapacağız uygar insanlar gibi. Bunu alıp başka yerlere çekmenin mantığı var mı? Sanki örgüt hiç yok, ben tek başıma genel başkan seçiyorum, bu genel başkan nerede? Eğer olayları çarpıtarak anlatırsanız doğru değil. Genel başkan olacak kişinin olayları çarpıtmadan sizin yerinize sağ duyuyla çıkmalıdır. Ben Özgür kardeşimi severim, uzun zamandır birlikteyiz. Bütün yaptığı eleştirileri keşke MYK, PM toplantılarında söyleseydi ve beraber o mücadeleyi yapsaydım. Genel başkanlarda çifte standart olmaz. İşin özü budur."

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından konuşan İmamoğlu, saat 21.00'de oylamayı başlatmayı düşündüklerini dile getirdi.

ÖRSAN ÖYMEN DE KONUŞTU, SONRASINDA ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ

CHP'de genel başkanlığa aday olan Örsan Öymen, Kurultay'da konuştu:

"Teşhisi doğru koymamız gerekiyor. Genel Başkanımız sırtından hançerlendiğini söyledi. 12 seçim kaybedildi. Hepsinde mi sırtından hançerlendi? 13 yılda 12 seçim kaybedilmesi, buna rağmen genel başkanlık koltuğunda oturmak nasıl açıklanabilir? CHP'nin oyu yüzde 22-26'ya sıkıştı. Bu orana mahkum olamayız. 14. yılda ne değişecek de seçimi kazanacağız? Genel Başkanımızın şahsıyla ilgili sorunumuz yok ama değişime yol açmamız gerekiyor. 39 milletvekiline, oyu yüzde 2-3'ü geçmeyen partilere hediye ettik. Böyle bir şey olabilir mi? Anayasa gündeminde bu vekiller AKP ile iş birliği yaparsa sorumlusu kim olacak? Genel Merkez, örgütün ağası değildir, sözcüsü olmalıdır."

Öymen sonrasından sosyal medya hesabından eleştirilerden adaylıktan çekildiğini açıkladı.

ERKOL: KİM SAĞCI KİM SOLCU HERKES BİLİYOR

Ankara İl Örgütü Başkanı Ümit Erkol ise kendilerine sağcı diyenleri eleştirdiği kurultay konuşmasında şunları söyledi:

"Ankara il örgütü, başkanı taraftır. Ankara örgütüne sağcı diyen, ağzından çıkanı kulağı ile duyacak. Kim sağcı kim solcu herkes biliyor. Genel başkanın halkla bir sorunu yok. 29 Ekim’de referandumsa referandum yapıldı. Buradan demagojiye devam ediliyor. CHP örgütleri hiçbir dayatmaya boyun eğmez. Genel başkan olacak çok sayıda devrimci demokrat aday aramızda elimizi kaldıracağız. Özel ve arkadaşlarına bir tavsiyemiz var buradan; yenilmenin değil demokrasinin gururunu yaşayacaksınız, yenileceksiniz. Bu akşam sayın genel başkanımızı seçeceğiz, yarın CHP’nin en köklü değişimini yapacağız. Örgütün listesi ile bürokrasi ile elit arasında bir seçim yapacağız. Yarın 81 il örgütünü kucaklayacağız. Özgür Özel seçilirse başıma ne gelir diye soranlara asıl yuh. Demirden korkan trene binmez. Ankara il örgütü tehdit edilecek biri değildir. Sizi de seviyorum. Yarın her şey çok güzel olacak."

ÖZEL TARAFTARLARI YUHALADI

Erkol konuştuğu esnada salondan yuhalama sesleri yükseldi. Bunun üzerine İmamoğlu, bunun CHP geleneğinde olmadığını söyledi.

ÇELİK: YENİ BİR BAŞLANGIÇ VAAT EDİYORUZ

Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un ardından İstanbul İl başkanı Özgür Çelik konuştu. Çelik'in kurultay konuşması şöyle:

“Bu kurultay tarihi bir kurultay. Önümüzdeki beş yılı etkileyecek bir kurultay. İktidarın tek alternatifi biziz. Birikimimizle bu karanlığı dağıtacak biziz. Önümüzde iki yol var ya yeni bir inanç vereceğiz ya da 2023 seçimleri sonrasında ya da 2023 seçim sonrasında ortaya çıkan büyük umutsuzluk dalgası dağılarak devam edecek. Biz size yeni bir başlangıç vaat ediyoruz. Toplum ve ülkemiz CHP’den büyük bir değişime öncülük etmesini bekliyor. Özgürlüğü ve adaleti daha güçlü savunmalıyız. Barışın teminatı güçlü bir Türkiye’yi yeniden yaratmalıyız. Sosyal demokrasiyi anlatmak bugün daha mümkün. Başarılı belediye örneklerimizi güçlü bir şekilde anlatmalıyız. CHP’nin bugünkü görevi devrimci olmaktır. Kazanmamız gereken bir gelecek var. Günlerdir ve bugün değişimi getirenlerin uzun zamandır değişmeyenler olduğu söylendi. 6 yıldır ilçe başkanlığı yapmış biri olarak söylüyorum; CHP değişirse Türkiye değişir diyorum."

BULUT: KİM HANÇERLEDİ?

Kürsüye gelen Dursun Bulut adlı konuşmacı ise "Dokunulmazlıkların kaldırılması kararıyla partinin sırtına bu hançeri kim soktu. O hançer sebebiyle Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve gezi eylemcileri cezaevinde değil mi?” sözleriyle., Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi.

TANRIKULU: CHP’NİN BUGÜNKÜ HALİ HAL DEĞİL.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2023 seçimlerine ilişkin “14 Mayıs’a kadar iyi götürdüğümüzü süreci 14-28 Mayıs arasında heba ettik. Eşitlik, adalet, insan hakları, toplumsal barıştı. Birdenbire döndük ve elde ettiğimiz güveni yerle bir ettik” dedi.

Zor zamanlardan geçildiğini belirten Tanrıkulu, şöyle konuştu:

“Bu halkımıza söz verdik ikinci yüzyılda halkımızın iktidarını gerçekleştireceğiz dedik, gerçekleştiremedik. Kaybettik ve bunun özeleştirisini yapmadık. Geriye çekildik ve seçmenlerimizi küstürdük, öfkelendirdik. Bu kurultay bu muhasebe kurultayı aynı zamanda. CHP’nin bugünkü hali hal değil. İkinci yüzyıla girdik hem partimiz hem Cumhuriyetimiz yorgun. İkinci yüzyıla girerken iktidar olmalıydık ama yapamadık. 14 Mayıs’a kadar iyi götürdüğümüzü süreci 14-28 Mayıs arasında heba ettik. Eşitlik, adalet, insan hakları, toplumsal barıştı. Birdenbire döndük ve elde ettiğimiz güveni yerle bir ettik. O protokolün ne olduğunu bilmediğimiz aktörleri bugün bu salona girdiler. Demek ki bunlardan bir ders çıkarmamışız.”

“Sivas’ın ötesine gidemiyorduk, evet gidemiyorduk” diyen Tanrıkulu, “Ben partiye katıldığım zaman ‘Sen kendini heba ediyorsun’ demişlerdi. Katıldığım günden beri eleştirildim parti içinde, düşmanca bakışlara maruz bırakıldım. Birincisi insan hakları savunucusu, ikincisi Kürt olduğum içindi. Ben burada CHP Diyarbakır Milletvekili olarak konuşmaktan gurur duyuyorum” dedi.

KONUŞMACIYA YUMRUK ATILMAYA ÇALIŞILDI

Kılıçdaroğlu'nu destekleyen Parti Meclisi üyesi Turan Aydoğan'ın konuşması sırasında salonda gerginlik yaşandı. Bir kişi, Aydoğan sahneden inerken yumruk atmaya çalıştı. Delegelerin olduğu alanda ve tribünlerde birbirinin üzerine yürüyen partililer oldu. Tribünlerin üç ayrı noktasında gruplar arasında kavgalar yaşandı. Ekrem İmamoğlu kürsüden müdahalede bulundu. Salonu sakin olunması konusunda uyardı. Güvenlik görevlilerini kavgaların yaşandığı yere yönlendirdi.

'ÖZGÜR ÖZEL'İN DEFTERİNİ AÇACAĞIM' GERİLİMİ

Konuşmacılardan Seyfettin Yıldırım'ın "Özgür Özel'in siyasi defterini açacağım" sözleri de salonda tepki uyandırdı. Yıldırım'ın Kılıçdaroğlu'nun adaylığını desteklediği açıkladığı anlar alkış ve yuhalamalarla protesto edildi.

CİHANER, KARAHASAN VE ÖYMEN ÇEKİLDİ

Kurultaya dakikalar kala eski CHP milletvekili ve Eski Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner genel başkanlık adaylığından çekildi. Cihaner’in herhangi bir aday lehine çekilmediği ifade edildi.

CHP Kurultay’a genel başkan adaylığı için yeterli imzayı bulamayan Ünal Karahasan, bir mesaj yayınladı. Karahasan, yayınladığı mesajında ortada teorik ve içerik tartışmalarının yaşandığı bir kurultay olmadığını belirterek, “Delege aritmetiği ile sonucu belli bu genel kurul mizansenine de itiraz ediyorum ve katılmıyorum” dedi.

Örsan Öymen de, kurultay konuşmasının ardından sosyal medya hesabı üzerinden eleştirilerde bulunarak çekildiğini açıkladı.

SALT ÇOĞUNLUK SAĞLANAMADI, İKİNCİ TURA KALDI

adaylar.jpg

Genel başkanlık yarışı için saat 21.00 itibariyle başlayan oylama delegelerin oy kullanmasıyla saat 23.00 itibariyle son bulmasıyla beraber oy sayımına geçildi.

Sayım işlemi devam ederken, Kılıçdaroğlu destekçileri sahneye indi. Kılıçdaroğlu sloganları atılıyor. Kitle, "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" ve "Hak, hukuk, adalet" sloganları atıyor.

Seçimin ilk turunda Özel 682 oy alırken, Kılıçdaroğlu ise 664 oy aldı. 18 oy geçersiz ve 2 oy ise boş olarak sayıldı. CHP tarihinde ilk olan bu durumun ardından; seçimlerin ikinci turu için oy kullanma işlemi başlayacak.

chp-sonuc.jpg

ÖZGÜR ÇELİK: MESAJ SAHTEDİR, ÖZGÜR ÖZEL'İN YANINDAYIZ

mesaj.jpg

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik adına delegelere, Kılıçdaroğlu'na destek mesajı atıldı. Mesajda, "İstanbul delegeleri başta olmak üzere 81 Kurultay Delegeleri; değişimden yana olsak da sonucun Genel Merkez Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ya olmasını bu saatten sonra temenni ediyorum. Hak hukuk Adalet..." ifadeleri yer aldı.

Çelik yaptığı yazılı açıklamada, "Değişim irademizin sonuna kadar arkasındayız. Adıma atılan mesaj sahtedir. Genel başkan adayımız Özgür Özelin sonuna kadar arkasındayız." dedi.

İMAMOĞLU, KILIÇDAROĞLU'NUN ÇEKİLECEĞİ İDDİALARINA 'SONRA KONUŞURUZ' DEDİ

Ekrem İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun çekileceği yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin gazetecilerin sorusunu yanıtladı. İmamoğlu, “Sonuç hayırlı olur inşallah. Elbette sonuçlar olgunlaştıktan sonra değerlendirme yapacağız. Söylenecek çok şey var ancak sonra konuşuruz” dedi.

KILIÇDAROĞLU OYUNU KULLANMASININ ARDINDAN SALONDAN AYRILDI

İkinci turda oy kullanmak için salona gelen Kılıçdaroğlu, oyunu kullandıktan sonra salondan ayrıldı.

GENEL BAŞKAN SEÇİLMEK İÇİN 684 DELEGENİN OYUNA İHTİYAÇ VAR

CHP tüzüğüne göre genel başkan adaylığı için kurultay delegelerinin yüzde 5’inin imzası gerekiyor. Toplam 1367 delegenin seçildiği kurultayda genel başkanlığa aday olmak için 69 imzaya, genel başkan seçilmek için ise en az 684 delegenin oyuna ihtiyaç var.

Kurultay öncesinde genel başkanlık için Grup Başkanı Özgür Özel, eski Parti Meclisi üyesi Örsan Kunter Öymen, eski milletvekili İlhan Cihaner, eski milletvekili adayı Ünal Karahasan aday olduğunu açıklamıştı. Kılıçdaroğlu ise aday gösterilirse, aday olacağını söylemiş, bazı delegeler ve milletvekilleri ise mevcut başkan Kemal Kılıçdaroğlu için imza toplamaya başlamıştı.

İKİNCİ GÜN PM ÜYELERİ SEÇİLECEK

Kurultayın ikinci gününde bugün PM üyeleri (60 asıl ve 15 yedek) ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkan ve üyeleri (15 asıl ve 8 yedek) için seçim yapılacak. Parti Meclisi üyeliğine aday olmak için en az on (10) kurultay delegesinin veya Genel Başkanın yazılı önerisi gerekiyor.

Öne Çıkanlar