Kılıçdaroğlu'nun seçim sonrası ilk canlı yayını: Kurultay yerel seçimlerden önce

Kılıçdaroğlu'nun seçim sonrası ilk canlı yayını: Kurultay yerel seçimlerden önce
Yayınlanma:
A+ A-
Kemal Kılıçdaroğlu, seçimin ardından katıldığı yayında, kurultay ve genel başkan seçimine dair konuştu. Yerel seçimlerden önce kurultayın toplanacağını belirten Kılıçdaroğlu, adaylık sorusuna "Ben 'adayım' demem" şeklinde yanıt verdi.

Artı Gerçek - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nin 28 Mayıs'ta gerçekleşen ikinci turunun ardından ilk kez bu akşam canlı yayına konuk oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV canlı yayınında Gazeteciler Uğur Dündar, Alişar Delek, İsmail Saymaz ve İpek Özbey’in sorularını yanıtlıyor.

'PİŞMAN DEĞİLİM'

Uğur Dündar'ın "Aday olduğunuz günden beri geriye dönüp değiştirmeyi düşündüğünüz bir an, pişman olduğunuz bir an var mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu “Hayır hiç pişmanlığım olmadı, yapılan her şey benim açımdan doğruydu. Diğer liderler için bir şey söylersem doğru olmaz. Her hangi bir pişmanlığım da söz konusu değil" dedi.

'KURULTAY YEREL SEÇİMLERDEN ÖNCE'

Kılıçdaroğlu, Saymaz’ın CHP Kurultayı’nda genel başkanlığa yeniden aday olup olmayacağına ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:

“Kurultay, yerel seçimlerden önce bir an önce yapılmalı. CHP Genel Başkanları için adaylık önce gelmez. İlk önceliğimiz ülkemiz, sonra partimizdir. Sonra Genel Başkanlık gelir. ‘Biz nerede kaybettik?’ bu soruya yanıt verilmesi lazım, bunu da değerlendirdik. Ortaya çıkan tabloyu ağır bir yenilgi tablosu olarak kabul etmeyi doğru bulmam, sizin de etmenizi bulmam. Kazanamadık doğru ama bunu toplumun önüne ağır bir yenilgi olarak koymak toplumu umutsuzluğa sevk eder.”

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

"Sıfır oy çıkan sandıkları da çıkardık. Birinci turda Kılıçdaroğlu için sıfır oy çıkan 382 sandık var Türkiye genelinde. Erdoğan için 158 sandık. İkinci turda Kılıçdaroğlu için 286, Erdoğan için 70 sandık. Bu seçime CHP kadar hazırlık yapan ikinci partiyi bulamazsınız.

'VEKİLİ DARBEDENİN AYAĞINDA AYAKKABI YOKTU'

İlk turda bazı sorunlar çıktı, doğru. Bilgisayar sisteminde birden fazla model arasında uyumsuzluk çıktı. Tutanakların yüklenmesinde sorunlar çıktı. İkinci turda da tutanakların tamamı elimize geçti. Geçen seçimlerde biz Şanlıurfa'nın bazı ilçelerine giremedik, bırakın sandığı. Biz sıfır oy çıktığı yerlere milletvekili arkadaşlarımızı gönderdik, darp edildi. Bu kadar her şeyi göze alarak görevlendirdik. Darp edilen milletvekili bu ülkeye demokrasi gelsin diyordu, darbedenin ayağında ayakkabı yoktu.

'TABLO BEKLEDİĞİMİZ GİBİ OLMADI'

Geçen seçimlerde 10 bine yakın partili sandığa gitmemiş, ilişkilerini kesip partiden ihraç ettik. Tutanak sonucunu bize gönderirken ağlayanlar vardı. Okul önlerinden gelen sonuçlarda biz yüzde 51 öndeyiz ve hepimiz sevindik. Ne zamanki 1-2-3 sandık konulan yerlerde sonuçlar gelince tablo beklediğimiz gibi olmadı.

'BURADAKİLERİN BÜYÜK KISMI TRT İZLİYOR'

Biz oraya zamanında gidip kendimizi yeteri kadar anlatamamışız. Buradakilerin büyük bir kısmı sadece TRT izliyor. TRT'nin ne olduğunu da biliyorsunuz. Bunu da gözlemledik. Bunu biz yapmadık. Bu gözlemi bağımsız kişiler gidip oralarda yapıp bize gönderdiler.

Beklediğimiz ölçüde kayıp olmadı. Biz kazanamadık doğru. Biz şunu da araştırdık; acaba kırsaldaki insan neden ekonomik yıkımdan etkilenmedi diye, çok basit, ayda 500 lira verdiğinizde zaten harcayacak yer yok, köyde nerede harcayacak para. Deprem bölgesi de halkın kendi tercihidir. Dağıtılan paralar, imkanlar var...

'BEN 'ADAYIM DEMEM'

Bu bir demokrasi yarışıdır. Toplumdaki kutuplaşmayı törpüledik. Sorunların çözümü için öncülük ettik. Bundan sonraki süreçte bayrağı teslim alanlar elbette daha ileriye taşıyacaktır. Aday olup olmamanın hiçbir önemi yok. Ben 'Adayım' demem. Partimizin kurumsal kimliği var. Bu seçim genel başkanın da seçileceği bir kurultay. Ben şimdiye kadar hiçbir delegeye "Bana oy ver" demedim, demem.

Türkiye'nin içinde olduğu tablo, Cumhuriyet Halk Partisi'ne bir görev yüklemişti. Altı liderle buluşmamız ve bir araya gelmemiz, pek çok sivil toplum kuruluşuyla ve kanaat önderleriyle buluşmamız ve bir araya gelerek çabaladığımız yaklaşık 3,5 yıllık bir çaba var. Bu çabalar bize yüzde 48'lik bir oy doğurdu. Yeterli mi değil, Bizi bir araya getiren temel unsur demokrasi özlemidir. Umutsuzluğa kapılmama nedenim de şu, bütün olumsuz koşullara rağmen 48 aldık. Valisinin, kaymakamının, jandarmanın neler yaptığını biliyorum. Ben bunları gerekçe olarak kabul etmiyorum. Biz bunlara rağmen umudumuzu kaybetmiyoruz.

'DERİN BİR HAYAL KIRIKLIĞI YARATILDI'

Derin bir hayalkırıklığı yaratıldı. Ben de farkındayım. Beklentilerin karşılanmadığının ben de farkındayım. Ama biz umutsuz olmayacağız.


Bu güne kadar hiç çıkıp 'adayım' demedim. Partinin yetkili organları karar verecektir. Bu parti bir kişinin partisi değildir. Bu partide herkes gelip Genel Başkanlığa aday olabilir. Bu partinin bir sağ duyusu vardır. Hayatımda hiçbir delegeye 'gel bana oy ver' demedim. Ben kurultay kararı aldım, aday olacaklar çalışacaklar. Ben el veririm, neden vermeyeyim?

'YOLUMUZA DEVAM ETMELİYİZ'

İkinci turda da beklentinin karşılanmamasının yarattığı bir olumsuz tablo var biz bunu anlayışla karşılanmalı. Bu bizi umutsuzluğa sevk etmemeli. Biz yenilenmeliyiz, güçlenmeliyiz, yolumuza devam etmeliyiz. Sağlıklı işleyen rejimlerde her an erken seçim de gündeme gelebilir, 5 yıl da olabilir. Yarın değişim olacakmış gibi her zaman hazırlıklı olmalıyız.

'MASANIN İRADESİNE HER ZAMAN SAYGI GÖSTERDİM'

Belediye başkanları olmasaydı kaybetseydik, belki dediğinizin haklı gerekçesi olabilirdi ama onlar vardı zaten. Siz neden aday oldunuz diye bana soruyorsunuz. Ben hiçbir zaman ben adayım demedim, masada da demedim. Masanın iradesine her zaman saygı gösterdim.

'BİZİ BİR ARAYA GETİREN DEMOKRASİ DEDİM'

Onlara göre oy oranları 5 olabilir 7 de olabilir. Böyle bir veri yok elimizde. İlk toplantıda söyledim, bizi bir araya getiren demokrasi dedim. Milletvekilleri verdik evet, çalıştılar, biz de çalıştık. Parlamentoda grup da kursunlar istiyorum. Onların varlığı olması, komisyonlarda temsil edilmeleri demokrasi için son derece önemlidir. Türkiye'ye gerçek anlamda demokrasiyi getirinceye kadar mücadele edeceğiz ve mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

'CHP'YE YÖNELİK ALGIYI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ'

DEVA da orda olsun diyorum, demokrasi için orada olsun diyorum. İyi Parti'yi engellemek istediler, CHP hayır dedi. Bunun aşan CHP'ydi. Bu misyon, tarihin bize yüklediği misyondur. Parlamentoda beklediğimiz çoğunluk olmadı. Sağlıklı bir ölçme şansımız yok. Bir önceki seçimde CHP'ye ne kadar çıkmıştı, onlar üzerinden yorum yaparak bir sonuca ulaşabiliriz. Oyumuzu kaybetmedik, bir parça arttı ama yeterli değil. Bunun üstüne çıkmak gerekiyor, daha fazla çalışmak gerekiyor. Oyumuzun artmama nedenleri nedir, oturup yıllarca çalışıyoruz. CHP'ye yönelik bir algı var, algıyı değiştirmek istiyoruz. 'Elim gitmiyor Altı Ok'un altında mühür basmaya' diye...

'GERİYE DÖNÜK TARTIŞMA YARARLI DEĞİL'

Bu güne kadar kendi mahallemizde gezdik, şimdi diğer yerlere gidiyoruz, onlarla oturup dertleşiyoruz. Eğer gerçekten deprem bölgesiyle ilgili ne yapıldı, hiçbir şey.

Tartışma gayet doğaldır. Birbirimizi daha iyi tanımak ve düşüncelerimizi ifade etmek açısından. Bizim için değerli. Geriye dönük tartışmayı yararlı bulmuyorum.

'AYRIŞMA SÖZ KONUSU DEĞİL'

İttifak, demokrasi ittifakıydı seçimle sonuçlandı. Bundan sonra seçim ittifakı bir sonraki seçimler olduğunda oturulur konuşulur. Parlamentoda stratejik olarak birbirimize destek verebilir, ortak hareket edebiliriz. Her parti ayrı ama bizi ortaklaştıran demokrasi talebimiz. Demokrasi ekseninde beraberliğimiz her zaman sürüyor. Belli konularda telefonla görüşüyoruz. Ayrışma, kopma, birbirimize sırt dönme söz konusu değil.

'DEĞİŞİM TALEBİ GÜZEL BİR ÇAĞRI'

Değişim çağrısı gayet güzel bir çağrı. Ben değişime karşıyım diyebilir misiniz? Hayatın kendisi değişim üzerine inşa edilmiştir. Siz değişim talebinde bulunuyorsunuz, bu değişim olacak zaten, bugün olmazsa yarın. Partilerin kendi kurultaylarını yapmaları, üyelerini seçmelerini, bunlar hayatın değişiminin bir gereğidir. Bizim cinsiyet kotamız var, gençlik kotamız var. Bu değişim, belli bir zaman dilimi içinde oluyor. Değişimin kendi içinde evreleri var. Değişim talebi olabilir.

'KAZANDIĞIMIZ BÜYÜKŞEHİR'İ NEDEN BAŞKA PARTİYE VERELİM'

Belediye Başkanları seçildikleri beldeye hizmet etmek zorundalar, birinci öncelikleri budur. Halk onları kendilerine hizmet etsin diye seçti. Benim bunu dillendirmem kadar doğal ne olabilir. Halk sizi seçti İstanbul'a, Ankara'ya, Adana'ya... Siz buraları bırakın başka işlerle uğraşın; olmaz...

Siyasetin temeline aykırıdır bu. Şu anlama gelmesin, siyaset yapmasın anlamına gelmiyor. Öncelik budur. İstanbullu, Ankaralı seni seçti, buralara hizmet edin diye. İşin doğası gereği kuralı da budur. Sadece orada kalın hiçbir iş yapmayın olmaz. Genel siyasetin içinde de yer alabilirler. Ben CHP Genel Başkanı olarak İstanbul Büyükşehir'in ne olması gerektiğini düşünmek zorundayım. Yeni bir CHP'li tarafından yönetilmesi gerekir. Şu anda CHP'li tarafından yönetilmezse bu bizim için ciddi bir sorun olur. Kazandığımız bir Büyükşehir Belediyesi'ni başka bir partiye neden verelim? İmamoğlu aday olabilir. Arkadaşlar olabilirler, neden oluyorsunuz demem. Ben İstanbul sorununun çözülmesini isterim. (HABER MERKEZİ)

Öne Çıkanlar