Sağlık emekçileri 81 ilde iş bıraktı: 'Zafer direnen emekçinin olacak'

Sağlık emekçileri, 81 ilde iki günlük iş bırakma eylemi yapıyor. Ortak açıklamada sağlıkta şiddetin önlenmesi, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve özlük haklarının düzeltilmesini istendi.

Artı Gerçek - Sağlık alanındaki 19 sendika ve iki aile hekimliği federasyonu tarafından kurulan Sağlık ve Sosyal Hizmet Birlik ve Mücadele Platformu'nu (SABİM) toplu iş sözleşmesi görüşmeleri nedeniyle bugün ve yarın (1-2 Ağustos) iş bırakma kararı aldı. Sağlık emekçileri, tarafından bugün 81 ilde yapılan ortak açıklamada sağlıkta şiddetin önlenmesi, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve özlük haklarının düzeltilmesini istedi.

İSTANBUL

istanbul'da 21 sivil toplum platformunun katılımıyla yapılan eylemde sağlıkçılar “İnsana yakışır iş yükü, insana yakışır ödeme talebiyle” bir araya geldi. Eylemde konuşan İSTAHED Yönetim Kurulu Başkanı Esin Ayfer Çulha Dildök, Sağlık Bakanı’nın dün gönderdiği mektuba işaret ederek, “Merak etmesin, sayın bakanımız bizim özgüvenimiz tam ve anayasal hakkımız olan iş bırakma eylemini kullanma, bu saygınlığımızı değiştirmeyecektir. Çünkü hekimler sağlık çalışanları, hemşireler, saygındır. Bunun bir sebebi de şudur ki, vatandaş bunun bilincindedir, biz iş bıraktık diye vatandaş mağdur olmuyor. Vatandaş randevu bulamadığı için mağdur oluyor. Vatandaş 5 dakikada aldığı hizmetin kalitesizliğinden mağdur oluyor. Vatandaş zaten mağdur. Vatandaş biliyor ki biz buradaysak sadece kendimiz için değil onların sağlık hakkı içinde buradayız" ifadelerini kullandı.

DİYARBAKIR

Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi önündeki eylemde KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Serdar Keskin, SES Amed Şube Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak ve Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan konuşma yaparak sağlık çalışanlarının özlük haklarının ve çalışma koşullarının düzeltilmesini, sağlıkta şiddetin son bulmasını istedi. Eylemde, Kürtçe ve Türkçe, "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Zafer direnen emekçinin olacak" sloganları atıldı.

URFA

Balıklıgöl Devlet Hastanesi önünde toplanan sağlık emekçileri, grevli toplu sözleşme hakkı, demokratik çalışma ortamı ve insanca yaşanılabilir ücret talep etti. Ortak açıklamada "Performans, ek ödeme, taban, teşvik değil, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyan temel ücret istiyoruz. Bunun üzerine yapılan işin niteliği ve riski, eğitim durumu, hizmet yılı gibi kriterler eklenerek giydirilmiş ücretler belirlensin" denildi.

ANTEP

Avukat Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi önünde yapılan açıklamaya Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, HEP-SEN ve SES katıldı. Eylemde, sağlıkta şiddetin önlenmesi, sağlık çalışanalarının çalışma koşullarının düzeltilmesi istendi. Tüm Türkiye'de olduğu gibi acil servisler ve devamlılığı zorunlu birimler dışında poliklinik hizmeti verilmedi.

İZMİR

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki tabutlu eylemde sağlık çalışanları için temsili cenaze namazı kılındı. Eylemde sık sık, “Sağlıkta ticaret ölüm demektir”, “Ek ödeme değil tek ödeme”, “Devletin memuru yoksul olamaz” sloganları atıldı. İl Sağlık Müdürlüğü önündeki eylemde sağlıkta şiddete dikkat çeken İzmir Aile Hekimleri Derneği Başkanı Muteber Çolak, "Her gün ortalama 80 beyaz kod olayı bildirilirken; son 10 yılda 110 bin şiddet vakası gerçekleşmiştir" dedi.

BURSA

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan sağlık emekçileri adına konuşan Anadolu Sağlık Sen Bursa İl Başkanı Yunus Yavuz ve Hekim Birliği Sendikası Bursa İl Başkanı Sibel Arıkan Hacıhasanoğlu, çalışma koşulları ve özlük haklarının iyileştirilmesini istedi. Eyleme, CHP Bursa Milletvekilleri Kayıhan Pala ve Orhan Sarıbal da destek verdi.

MERSİN

Toros Devlet Hastanesi bahçesinde toplanan sağlıkçılar, “Ölüyoruz, öldürülüyoruz, ekonomik olarak açıklık sınırındayız, tükeniyoruz” yazılı pankart açtı. Hekim Birliği Sendikası Mersin Temsilcisi Müne Köybaşı Usta, şiddetin gölgesinde hizmet çalıştıklarını belirterek, "Gerçek enflasyon karşısında bizlere sadece yüzde 17,5 zam reva görülürken, emekliliğimize yansımayan seyyanen zam ile eğitimli olmak cezalandırılıyor ve mezarda emekliliğe mahkûm ediliyoruz" dedi.

ESKİŞEHİR

İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan sağlık emekçileri adına konuşan Şube Başkanı Birtürk Özkavak,
“Neredeyse her gün bir sağlık kuruluşundan bir şiddet haberi alıyoruz ve biliyoruz ki sağlıkta şiddetin artmasının tek sebebi sürdürülen sağlık politikalarıdır. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyoruz” diye konuştu. Eski SES Şube Başkanı Yalçın Mutlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sağlık çalışanlarına gönderdiği mektubu eleştirerek "Yardımınıza ihtiyacımız yok. Biz mücadelemizi yine kendimiz sürdürürüz” dedi.

DENİZLİ

Devlet Hastanesi önünde toplanan sağlık emekçileri adına konuşan Tabip Odası Başkanı Fazıl Necdet Ardıç, "Aile hekimliği uygulaması liyakatsiz eller sebebiyle geriye gitmeye devam ediyor. Hastalarımızın nitelikli tedavi olma, bakım alma ve iyileşme hakkını savunduğumuzun bilinmesini arzu ediyoruz. Pandemide, depremlerde ve her türlü zorlu şartlarda halkımıza ve hastalarımıza verdiğimiz fedakârca hizmetin unutulmamasını bekliyoruz" diye konuştu.

EDİRNE

Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi önünde yapılan açıklamada sağlık emekçileri Sağlık Bakanlığı bünyesinde ilgili tüm meslek örgütleri ve sendikalarında temsil edildiği Şiddetle Mücadele Kurulu kurulmasını, özlük hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini, liyakata önem verilmesini istedi. Görevde yükselme sınavlarında mülakatın kaldırılması, sağlık emekçilerinin kadro unvanlarına uygun pozisyonlarda çalıştırılması, en düşük devlet memuru aylığının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılarak emekli aylığına yansıyacak şekilde tek kalem maaş olarak ödenmesi talep edildi.

KOCAELİ

Kocaeli Devlet Hastanesi önünde açıklamada konuşan doktor Fikret Özbakır, “İmdat demeyen kaldı mı aramızda? Daha ne kadar dibe vurabiliriz? Artık göğsümüzü gere gere hekimim, hemşireyim, ebeyim, sağlık çalışanıyım demeyi geçtik, çalışanlar olarak memurum demekten utanır hale geldik. Ayrıca, SARI-SEN'in toplu sözleşme teklifinde ileri sürdüğü, dayanışma aidatını, sendikal ikramiyenin barajlara bağlanmasını, yetkili sendika tarafından kullanılan ve ayrımcılığa yol açan 'tabip dışı' ifadesini kabul etmiyoruz” dedi.

Öne Çıkanlar