Sadece benim değil, bu yazacağım kimsenin aklına gelmezdi, çünkü kimi yasalar sanki el altından yapılırmış gibi yapılır ve halkın onu illa da bilmesi gerekmez, çoğunu bilmesi de gerekmez zaten ama bazıları vardır ki, onu bilmeliler, en azından biz gazeteciler bilmeliyiz onları. Ama dediğim gibi yazının başına, aklımıza gelmeyecek orta oyunları var, onları düşünmediğimizden belki de araştırmayız.

Neyse ki aslan gibi yalaka basın var ve kimileyin iyilik yaparken bu verilerden bizleri de haberdar ediyorlar. Bu konuda benim tercihim Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, kendisini okuduğumda Fuat Avni’yi okuyor gibi hissediyorum, gerçi Fuat Avni hata yapmazdı, Selvi ara sıra da olsa fırça yiyor ama yine de AKP ve Erdoğan’ı ondan takip ediyorum.

Uzun zamandır Erdoğan’ın kabine değişikliği yapacağı konuşuluyor ama hiç olmuyor. Ben dahil biçok yazar yazdı bunu ve herkes beklemede kaldı. 11 Haziran günü Selvi yazısında “Kabine değişikliğine gelince, Cumhurbaşkanı yardımcılarının sayısının arttırılacağı ve değişimin sınırlı tutulacağı dışında bir bilgi yok. İsim isim hangi bakanların değişeceğini Erdoğan dışında kimse bilmiyor. Ha bu arada, Erdoğan Ankara’ya döner, Meclis Başkanlığı seçimi yapılır ama kabineye dokunmazsa hayal kırıklığına uğrayan az olmaz. Ama sürpriz olmamalı.” diye yazdı. Bu kez emniyetli, olmama olasılığını da yazmış.

 

Aradan 12 gün geçince Selvi yine aynı konuyu işledi ve yazısında kabine değişikliğinin garanti olacağını yazdı ama neden beklendiğini de açıkladı. Yeni sistemde bakanların çoğu milletvekili değil ya, o yüzden onlara da aynı milletvekilliğinde olduğu gibi emeklilik ve özlük hakları sistemi yapmışlar. Yani kıyak emeklilik olayı hiç meclise girmeden onların da hakkı olmuş ve ancak aynı vekiller gibi 2 yıl beklemeleri gerekiyormuş. Selvi konuyu pek bilmediğinden dolayı bir milletvekilinden dinlemiş ve şöyle yazmış: “O nedenle 2 yıl şartı tam anlaşılmayınca milletvekili, “Bakanlar, özlük hakları açısından milletvekilleriyle aynı hükümlere tabi. Milletvekillerinin emekli olmak için 2 yılı doldurmaları gerekiyor. Kabine üyeleri de bakan olarak emekli olabilmek için görevlerinde 2 yılı tamamlamaları şart” dedi. Tabii bir bakanın değişmesi gerekiyorsa Tayyip Bey’in “Bekleyelim, 2 yılı doldursun. Emekliliğe hak kazansın, öyle değiştirelim” diye düşüneceğini zannetmiyorum. Ulaştırma Bakanlığı’nda değişiklik ihtiyacı duydu, bir gece yarısı değişiklik yaptı.

 

Bu kez 3 gün geçti ve Selvi “Bakanlar özlük hakları itibariyle milletvekilleriyle aynı statüye sahip. O nedenle emekliliği hak etmeleri için 2 yıllık sürenin dolması gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı hükümeti 10 Temmuz 2018 tarihinde kurulmuştu. Kabine değişikliğinin 10 Temmuz tarihi dikkate alınarak yapılması bekleniyor.” diye yazdı.

 

Bunu okuduğumda deliye döndüm, bir ülkenin bu kadar ilkelliği kabul etmek zorunda kalmasını gerçekten anlamam olası değil, Aziz Nesin de değilim ki bunu öyküleştirip milyonlara aktarayım. Düşünsenize, bir bakan atıyorsunuz ve çok beceriksiz, elinden hiçbişey gelmiyor ama görevden alınırsa kıyak emekli olamayacak. Selvi ilk yazısında görevden alınan ulaştırma bakanını söylüyor ama sonraki yazısında gerçekten bunun için beklendiğini açıklıyor. Ayrıca başka bir konu daha var, görevden alınan Cahit Turhan 9 yıl karayolları genel müdürlüğü yapmış, daha sonra Erdoğan’ın başdanışmanı olmuş, yetmemiş danıştay üyeliğine atanmış ve daha sonra da bakan yapılmış. Anlayacağınız pek de kıyak emekliliğe gereksinimi yok gibi.

 

Bu kıyak emeklilikte bir bölüm daha var, o daha da ilginç. Biliyorsunuz, vekillikte yaşınız tutmuyorsa emekli olamıyorsunuz ama ona da geçici süre için bir kolaylık bulmuşlar, o da şu: “Milletvekilliği görevleri bitenlerin Sosyal Güvenlik Primleri nasıldır. Bu kurallar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 43, Ek Madde 7 hükümlerinde bulunmaktadır.

 

Milletvekilliği görevi bitenler, herhangi bir işte çalışmaya başladıklarında Sosyal Güvenlik emeklilik primlerini Milletvekillerine uygulanan Sosyal Güvenlik kesintilerini emeklilik hizmet + emeklilik yaş gruplarını tamamlayacakları tarihe kadar kendilerince Sosyal Güvenlik Kurumuna göndermeleri gerekir ki Milletvekili olarak emekli olabilsinler. Milletvekilliği görevi bittikten sonra çalışan veya çalışmayanların Sosyal Güvenlik Kurumu primleri 4 yıllık süreyi kapsayacak şekilde TBMM tarafından karşılanmaktadır.”

 

Anlayacağınız, biz bu bakanların, yani vekil olmayan bakanların görevden ayrıldıktan sonra 4 yıl daha yüksek maaştan primlerini ödeyeceğiz. Erdoğan da kötü bakanları görevden almak için bizim cebimizden dolandırıcılık yoluyla hak kazanmaları ve daha iyi maaşla emekli olmaları için bekliyor. Yaptıkları kötü bakanlık, ülkeye zarar, bize zararın ne önemi var, maksat muhabbet, maksat heyecan.

 

ÜÇKÂĞITÇI derken bile 3’le sınırlamışlar be kardeşim, sizde hiç sınır neyim yok mu?