Bu hafta +Gerçek TV Youtube kanalında CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu misafir ettim. Türkiye’de İstanbul ve Ankara üzerinden bir anket yapılsa ve sadece CHP değil, bütün eski il başkanları dahil olmak üzere isim sorulsa kaç kişi 3 isim sayabilir bilmiyorum ama bence Canan Kaftancıoğlu uzun dönem anımsanacak ve unutulmayacak.

Bir mazoşist olarak programları izliyorum ya, yaklaşık 3 senedir o yalaka iktidar yanlısı basın ve akademisyen-uzmanımsılar, mutlaka bir yol bulup konuyu Canan Kaftancıoğlu’na getiriyorlar. Kaftancıoğlu bu kanallara bağlanmaya kalksa, büyük olasılıkla görevinden istifa etmesi gerekir, çünkü gerçekten yaşamını saçmalıklara yanıt vermek üzere kurmak zorunda kalır. O yüzden ilk olarak bunu sordum Kaftancıoğlu’na…

Bu sataşmaların bir yararı oldu mu diye yıllarca düşündüm ama hiç yazmadım. Yazmamamın yada bu konuda program yapmamamın nedeni bir taktikti esasında. Bana göre İstanbul Belediye seçimlerinde, daha doğrusu ilk tur seçimde, muhalif basın Canan Kaftancıoğlu üzerine bu kadar gitmeseydi, o 13 binlik fark kapanabilir ve Binali Yıldırım kazanabilirdi. Kaftancıoğlu’na bu konudaki görüşlerini de sordum. Ayrıca bana göre şu da önemli, 15 Temmuz gecesi oğluyla beraber öldürülen Erol Olçok yaşasaydı bu saldırıya izin verir miydi, bu da sorularım arasındaydı. Seçim öncesi bunu dillendirmedim, çünkü bu avantajın kaybolmasını istemedim.

Bir başka önemli konu da bana göre yapılacak seçimler ve seçim sonrası büyük olasılıkla kurulacak koalisyondu. Burada sorun, koalisyon kurulduğunda Canan Kaftancıoğlu ve CHP’nin dünya görüşü, olası koalisyon ile ne kadar anlaşacak ve uyum sağlayacaktı. Koalisyon sonrası olacak seçimler için artık cumhurbaşkanlığı haricinde yapılacak seçimlerde herkes kendi yoluna mı gidecek, hiç tartışmadığımız ama önemli bir konu bence.

Son olarak da siyasetin günümüzde geldiği noktayı konuştuk. Siyaset bir meslek midir, değil midir; bu çok uzun yıllardır tartışılıyor, bana göre meslektir ama nasıl yaptığınıza bağlı. Siyaseti sadece meslek olarak yaptığınızda iş bence sadece ticari bir yola giriyor -ki günümüzde çoğunluk böyle- ve kimin eli kimin cebinde gündemin en önemli maddesi durumuna geliyor. Yada siyasette insan haklarını baz alarak yaparsanız, durum değişiyor ve o zaman siyaseti siyaset-ticaret ikileminde yapanlar tarafından nefretlik durumuna geliyorsunuz. Bu sadece siyasetçiler için geçerli değil, son dönemde zenginleşen gazetecilerden de görüyoruz işin çirkinliğini.

Son olarak da olası erken ya da tarihinde yapılacak seçimlerde aday olup olmayacağını sordum. Benim dileğim seçilmesi ve sağlık bakanı olması ama kendisi ne yanıt verdi? Yanıtlar programda.

Evet, bu hafta Ustura Programı’nda Canan Kaftancıoğlu bu sorularıma yanıt verdi, izleyin ve görün…