Cinayet denilince sizin aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama benim için cinayet illa da kişinin kendi yapması gereken bir olay değil, yaşanan olay içinde bir şekilde sorumluluğu varsa, o kişi de cinayetten sorumludur ve yargılanmalıdır.

Olaya başka açıdan bakalım, nasıl bir şirketi yönetirken yanlış alınan ekonomik kararlardan yönetici olarak sorumluysanız, ülkeyi ve devleti yönetirken de aynı sorumluluğu taşırsınız. Bu şekilde düşünüldüğünde, cumhuriyet kurulalı beri hiçbir cumhurbaşkanı yada başbakan bu kısır döngüden kurtulamamış yada kurtulmak istememiş. Değişik siyasi görüşten insanların bugüne değin yere-göğe sığdıramadığı bütün başbakanların ve kimi cumhurbaşkanların anılacak mutlaka bir katliam olayı var anımsadığımız. Şair diye bağrımıza bastığımız Bülent Ecevit döneminde bile akıllara durgunluk veren bir cezaevleri katliamı var.

Yukarıda yazdıklarım sadece başbakan ve cumhurbaşkanları, bunların bir de bakanlarını, meclis başkanlarını ve milletvekillerini düşündüğünüzde, nasıl bir ülkede demokrasi ve barış mücadelesi verdiğimizi anlayabilirsiniz. HDP kapatılsın diye yeri göğü inleten Devlet Bahçeli’nin arabasında 12 Eylül darbesi döneminde 2 adet otomatik tüfek yakalandı ve sadece bir ifadeyle geçiştirildi.

Geçtiğimiz gün HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği kaldırıldı mecliste. Bu yazıda davanın yanlışlığını, kasıtlı olduğunu tartışmayacağım. Gergerlioğlu’nun dokunulmazlığının kalktığı gün meclis başkan vekili olan Celal Adan’dan bahsedeceğim.

1980 öncesi Yılma Durak diye meşhur birisi vardı, Alpaslan Türkeş’in sağ kolu diye bilinirdi ve MHP’den önce Osman Bölükbaşı döneminde başlıyor milliyetçi-siyasi yaşamı ve 12 Eylül darbesinden önce de MHP Istanbul il başkan yardımcısı kendisi. Türkeş’e Başbuğ, Durak’a da Doğu’nun Başbuğu deniliyor o dönemde.

Yılma Durak’ın 12 Eylül’de ifadesinden önemli bir kesit sunacağım size: “Celal Adan ile birlikte Alpaslan Türkeş’in Yakacık’taki evine gittik. Çeşitli konularda sohbet ettik. Genel Başkan, DİSK ile ilgili olarak komünist hareketin kaynağı olduğu şeklinde konuşuyordu. DİSK’i kastederek, eliyle ot biçer gibi bir hareket yaptı. Ben bu hareketten DİSK yöneticilerinin yok edilmesini istediği kanaatine vardım. Bu konuşmadan birkaç gün sonra Genel Başkan, Berker İnanoğlu’nun yazıhanesindeyken bizi çağırtmış, Celal Adan’la birlikte gittik. Aydın Esi de oradaydı. Aydın Esi, DİSK yöneticileriyle ilgili bir çalışma yapmış; adresleri tespit etmiş, Celal Adan’a adresleri yazdırdı. Celal Adan, öldürülmek üzere Kemal Türkler’i hedef olarak seçmiş, Kemal Türkler öldürülmeden bir gün önce Celal Adan’la birlikte arabayla Bursa’ya gittik, ertesi gün Uludağ’a çıkarken radyodan Kemal Türkler’in öldürüldüğü haberini dinledik. Haberi duyan Celal, ‘bravo bizim çocuklara, bu ancak böyle olurdu’ dedi.

İşte önceki gün 2 olay yaşandı Türkiye’de HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu iktidara göre teröristlikten milletvekilliğinden oldu ve yine HDP terörist parti sayıldığından kapatılma davasıyla başbaşa kaldı ve 687 HDP’liye yine teröristlikten siyaset yasağı istendiği açıklandı dava dosyasında.

Evet, sadece bir olayını anlattığım Celal Adan meclis başkan vekili olarak demokrat ve barışsever Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dokunulmazlığının kaldırıldığı meclis oturumunda meclis başkan vekili olarak görev başında. Sizce hangi parti kapatılmalı ve kimin vekilliği düşürülmeli