Almanya'da geçtiğimiz Pazar günü (15.05.2022) Kuzey Ren Vestfalya'da (NRW) eyalet parlamentosu seçimleri yapıldı. Yaklaşık 18 milyon nüfusuyla ülkenin en kalabalık eyaletinde yüzde 35,7 oranında oy alan Hristiyan Demokratlar (CDU) seçimin kazananı oldu. NRW’nin güçlü bir endüstriye sahip olması ve en çok göçmen nüfusu barındırması nedeniyle burada ortaya çıkan seçim sonuçları genel olarak Almanya siyasetini de yakından etkiliyor.

NRW’deki seçimlerden yaklaşık bir hafta önce Schleswig-Holstein eyaletinde seçimler yapılmış, CDU orada da yüzde 43,4 oy alarak yine başarılı bir sonuç elde etmişti. NRW’de eski eyalet Başbakanı Armin Laschet’in şansölye adayı olmasıyla eyalet başbakanlık koltuğunu devrettiği Başbakan Hendrik Wüst'ün CDU'su en önemli güç haline gelmeyi başardı.

CDU’nun ardından NRW’deki ikinci başarılı parti Yeşiller oldu. 2017'de yüzde 6 olan oy oranlarını üç katına çıkararak yüzde 18,5 aldılar. Yeşiller, eyalet başbakanlığı için yarışa 44 yaşındaki Mona Neubaur ile girdiler. Neubaur 2014’den beri NRW’de Yeşiller’in eyalet eş başkanı olarak görev yapıyor. Şimdiden sonra ise eyaletin en önemli politikacılarından biri olacak. Herhangi bir parlamento veya devlet idaresi tecrübesi olmayan Neubaur belki de NRW’de olası bir CDU-Yeşiller koalisyonu kurulursa başbakan yardımcısı olacak. Ama Yeşiller’in tek seçeneği CDU ile hükümette olmak değil. Yeşiller, SPD ve FDP ile de bir koalisyon ihtimaline kapılarını açık tutuyor. CDU hükümet kuramazsa Yeşiller, SPD ve FDP ile de eyalet yönetimine gelebilirler.

5 Mayıs’ta Köln’de Neubaur’a CDU ile bir koalisyon kurmaya sıcak bakıp bakmadığını sorduğumda “Bu soruya şimdi cevap veremiyorum. Hedefimizde öncelikle seçimlerden güçlü bir kazanım elde etmek var. Seçmenler karar verip seçtikten sonra demokratik partiler de birbirleriyle konuşmak ve ortak çözümler üretmek zorunda. Biz de bu doğrultuda demokratik partilerle konuşmaya hazırız” demişti. Seçim akşamı sonuçlar netleştikten sonra da Neubaur aynı cümlesini tekrarladı.

Mona Neubaur, Ekonomi Bakanı ve aynı zamanda Başbakan Yardımcısı olan Robert Habeck ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock gibi Yeşiller’in realo da denilen realist kanadından. Hedefinde NRW’yi Avrupa'nın ilk nötr-iklim sanayi bölgesi haline getirmek var. Yeşiller bir koalisyonun parçası olacaksa görüşmelerin merkezinde eyalette yenilenebilir enerjiye yatırım yer alacak.

SPD TARİHİ BİR YENİLGİ DAHA YAŞADI

Endüstri ve sanayi eyaleti olan NRW’nin ciddi bir işçi nüfusu var. Bu nedenle de Sosyal Demokratların eyalette önemli bir gücü vardı. Ancak Pazar günü yapılan seçimlerde SPD ağır bir darbe aldı. 1947'den beri her zaman yüzde 30'dan fazla oy almayı başaran Sosyal Demokratlar ilk defa yüzde 26,7 oy aldı.

SPD, eyalet başbakanlığı yarışına Thomas Kutschaty ile girdi. Ancak SPD’nin yaşadığı tarihi düşüşün faturası Kutschaty yerine Şansölye Olaf Scholz’a kesildi. Scholz’un Ukrayna Savaşı’nda Ukrayna’ya ağır silah göndermek konusunda uzun süre direnmesinin bu sonuca neden olduğu görüşünde birleşenlerin sayısı az değil.

Yeşiller NRW’deki başarısının arkasında ise Berlin’de güvercinden şahine dönüşen Yeşiller’in özellikle Habeck ve Baerbock’un Ukrayna Savaşı’nda “amasız-fakatsız” Ukrayna’nın yanında olmalarının popülaritesi olduğu konuşuluyor.

Çok değil daha Şubat ayında, Dışişleri Bakanı Baerbock Almanya’nın "tarihsel sorumluluk nedeniyle" Ukrayna'ya silah teslim edemediğini açıklıyordu. Bugün ise tam tersini vaat ediyor. İsveç ve Finlandiya'ya bir an önce NATO'ya katılma sözü veriyor. Oysa Almanya silahlarının kriz bölgelerine teslim edilmemesi gerektiği Yeşiller’in hala parti programının bir maddesi olarak duruyor.

Ancak SPD başkanı Lars Klingbeil, seçimlerden hemen sonra bu eleştirilere yanıt vererek Ukrayna politikasının hiçbir şekilde NRW seçimlerinde belirleyici olmadığını, SPD'nin Ukrayna savaşında aldığı pozisyonunun değişmesinin de gerekli olmadığını söyledi.

SPD Genel Sekreteri Kevin Kühnert de Scholz'a getirilen eleştirilerin doğru olmadığını "eyalet seçim sonucunun federal hükümetin politikasının bir teyidi veya reddi olacağı tezini kabul etmem" dedi.

Fakat ne olursa olsun NRW seçim sonuçları seçim afişlerinde Kutschaty ile poz vererek seçimlere dâhil olan şansölye Sholz için bir yenilgi oldu. Ancak ne bu yenilgi ne de basının baskısı hemen yarın Scholz’un Ukrayna Savaşı’ndaki tutumunun değişmesine neden olmayacaktır. Scholz’un Ukrayna'ya daha fazla silah sevkiyatına karşı çıkmasının nedeninin savaşın NATO’ya sıçramasını engellemekten kaynaklandığını düşünecek olursak kim bilir belki de Scholz sakin ve sabırlı tavrıyla uzun vadede kazanan olacak. Zaman belki de Scholz’u haklı çıkaracak ve onun sakin ve soğukkanlı tavrı ileride politikacılar için bir örnek oluşturacak.

HÜR DEMOKRATİK PARTİ (FDP) BÜYÜK KAYBEDEN OLDU

FDP Kuzey Ren Vestfalya’da koalisyonun parçasıydı. 2017’de yüzde 12,4 oy alan FDP bu seçimlerde yüzde 5,9 oy alarak barajı çok az bir farkla geçti. FDP parti lideri ve Federal Maliye Bakanı Christian Lindner, partisinin elde ettiği sonucu "feci bir yenilgi" olarak nitelendirdi. Bu sonuç FDP’nin federal hükümetteki gücünü de etkileyebilir. Her ne kadar Lindner, FDP'nin federal hükümet içindeki "kurumsal öneminin" "değişmeden" kaldığını söylese de Lindner’in bu cümleleri kurmak zorunda kalması bile bu sonuçların FDP üzerinde bir baskı oluşturacağının işareti olarak kabul etmek gerekir.

SEÇİMİN SAYISAL GALİBİ OY KULLANMAYAN ALTI MİLYON SEÇMEN

Kuzey Ren-Vestfalya'daki 13 milyon seçmenden altı milyonu oy kullanmadı. Seçimlerin büyük sayısal galibi de oy kullanmayı reddedenler oldu. Oy kullanmayanların sayısı 2017’den 1,2 milyon daha fazla. Oy kullanmayanların oranı en çok oyunu arttıran Yeşiller’den de daha çok arttı. Seçmenlerin yüzde 40’ı oy kullanmadı.

Oy kullanmayanların nedenleri çok çeşitli olabilir, ancak gerçek olan şu ki çok büyük bir yüzdeyi hiçbir siyasi parti ikna edemedi. Anketlerde savaştan ve iklim krizinden daha öncelikli olan problem eyalet seçmeni için yükselen enflasyondu. Özellikle sosyal açıdan dezavantajlı olanları sert biçimde etkileyen ekonomi problemine hiçbir parti net bir çözüm ortaya koyamadı. Federal hükümetin emeklileri dışarıda tuttuğu enerji yardımı paketi belli ki büyük bir çoğunlukta ekonomiyi düzeltme çabası veya destek olarak kabul görmedi.

Almanya’nın nüfusu en kalabalık eyaletinde ortaya çıkan sonuçlar birçok problemi olmasına karşın bir araya gelmiş olan “trafik lambası” koalisyonun ne kadar sağlam olduğunun da bir testi olacak. Ukrayna Savaş’ı, zaten iklimi koruma ve ekonomi konularında birbirlerinden çok farklı çizgilerde olan partilerin daha da ayrışmasına neden oluyor. NRW seçim sonuçları özellikle FDP’nin kendisine koalisyondaki varlığını sorgulatabilir.