Bugün aklımda yazı için iki konu vardı, biri Anıtkabir’de yaşanan şemsiye rezaleti, ikincisi ise Sezen Aksu’ya yönelik sosyal linç girişimi ahlaksızlığı.

Bu iki konuyu, araya çok acil başka konular girmez ise, bu hafta yazacağım ama şemsiye rezaleti derken Bülent Ersoy’a bir subayın şemsiye tutmasını değil, bu subayın ve Anıtkabir komutanının bu nedenden cezalandırılmalarını kastediyorum.

Bugünkü konum ise beni daha ziyade üzen bir Hazine ve Maliye Bakanlığı rezaleti.

İşlerin buralara kadar geleceğini zannetmiyordum doğrusu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Türkiye’nin en köklü, en nitelikli çalışanlarına sahip bakanlıkların en başlarında gelir, hatta kanımca da birincisidir.

Ben de bir kamu maliyesi profesörü olarak hem Bakanlığı iyi tanırım hem de Bakanlığın çok nitelikli yayınları üzerinden Türkiye ekonomisini ve bütçeyi izlerim.

Ancak, şair Özdemir Asaf’ın o ünlü mısralarında olduğu gibi galiba “Bütün renkler kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler”.

2021 bütçe gerçekleşmelerini yine Maliye Bakanlığının yayınları üzerinden izliyorum, daha üç gün önce Bakanlık sitesine konan “Aylık Bütçe Gerçekleşme Raporu, Aralık 2021”i karıştırıyorum.

Konuya iyi niyetle yaklaştığımı ortaya koymak için şunu da belirtmek isterim, 2021 bütçe gerçekleşmelerini çeşitli nedenlerden eleştirebilirsiniz ama 2021 bütçesi açık gerçekleşmesi 2021 bütçesi kanunu TBMM’den geçerken öngörülmüş açığın altında yani en azından bütçe açığı performansı açısından başarılı bir 2021 bütçesi ile karşı karşıyayız.

Aralık 2021 Raporunu okuyorum, daha henüz ikinci sahifede “Bütçe dengesi” üst başlıklı bir tablo var.

Bu tablonun alt satırlarında 2020 ve 2021 bütçe dengeleri mevcut.

Bütçe dengesi Aralık 2020’de –(eksi) 43 milyar 239 milyon TL iken Aralık 2021’de –(eksi) 145 milyar 743 milyon TL olmuş; başka bir ifade ile de bütçe açığı Aralık 2020-Aralık 2021 arası yaklaşık 43 milyar TL’den 145 milyar TL’ye çıkmış.

Esas yazmak istediğim konu bu değil ama Aralık-Aralık bütçe gerçekleşmeleri alarm zilleri çalmaya başlamış izlenimini veriyor, neyse, konum farklı şimdi.

Aralık 2020-Aralık 2021 bütçe açıkları artışına baktığınızda ise bütçe açığının yüzde 237 oranında artmış olduğunu görüyorsunuz tablodan.

Zaten basit bir aritmetik işlem, aritmetik olarak X2-X1 /X1 işlemini yaptığınızda bu yüzde 237’lik bütçe açığı artış oranını buluyorsunuz.

Ancak bu yüzde 237 oranı bütçe açığının Aralık 2020-Aralık 2021 dönemi artışını gösteriyor ve nasıl hesaplarsanız hesaplayın bu oran pozitif bir artış.

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu aylık raporunda bu artış oranını negatif işaretle vermiş yani sanki Aralık 2020-Aralık 2021 arası bütçe açığı yüzde 237 azalmış gibi.

Bu yanlışlığa, bu aşamada yanlışlık demekle yetiniyorum şimdilik, sehven oluşmuş bir durum, bir basım yanlışı olarak da bakılabilir (idi) ve geçilebilirdi.

Ancak, bir satır aşağıda bu sefer faiz dışı bütçe açığının Aralık 2020-Aralık 2021 değişimi veriliyor ve Aralık 2020’de 38 milyar 350 milyon TL olan faiz dışı açık Aralık 2021’de (aylık olarak) 136 milyar 783 milyon TL olduğunda faiz dışı açık artışı yine yüzde –(eksi) 256 olarak verilmiş, oysa artış oranı doğal olarak, aritmetik olarak artı yüzde 256 yani yayında pozitif işaretle belirtilmesi lazım ama yine eksi (negatif) işareti var.

Anlaşılan ortada sehven yapılan bir işlem yok.

Bir ihtimal, çok kötü bir ihtimal, Maliye Bakanlığı çalışanları dört işlem, isterseniz Osmanlıcada a’mal-i erbaa, konusunda yetersiz.

Daha da kötü bir ihtimal bu yanlışı sehven ya da cehaletten değil kasten yani bütçe açığı artışını azalma gibi gösterme isteğinden yapmış olmaları.

İki ucu pis bir değnek. Ama en acısı Maliye Bakanlığının içine düştüğü, düşürüldüğü durum galiba.