Türkiye İstatistik Kurumu bu sabah (30 Kasım, Pazartesi, 2020) 2020 üçüncü çeyrek büyüme oranını ve ilgili büyüklükleri açıkladı.

Üçüncü çeyrek büyüme oranı (2019 üçüncü çeyreğe oranla) yüzde 6.7.

Birinci çeyrekte büyüme oranı yüzde 4.5 idi, ikinci çeyrekte yüzde 9.9 küçüldük, üçüncü çeyrekte de yukarıdaki rakam çıktı. 

En son Ağustos ayı için açıklanan sanayi üretim endeksindeki yüzde 8.1’lik artış, üçüncü çeyrekte çıkan ve Türkiye ekonomisi için ortalamanın üzerinde gerçekleşen üçüncü çeyrek büyümesinin (+%6.7) bir ön habercisi idi.

Üçüncü çeyrekte ihracat yüzde 22.4 azalmış, ithalat ise yüzde 15.8 artmış görünüyor.

GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri %41,1, bilgi ve iletişim faaliyetleri %15,0, sanayi %8,0, inşaat %6,4, tarım %6,2, diğer hizmetler faaliyetleri %6,0, gayrimenkul faaliyetleri %2,8, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %2,4 ile hizmetler %0,8 arttı. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %4,5 azaldı.

Finans ve sigorta hizmetlerinde görülen yüzde 41.1’lik artış aktif rasyoda yapılan değişiklik gibi bankaları kredi vermeye bir ölçüde teşvik eden, hatta zorlayan düzenlemelerin bir sonucu.

Aktif rasyoda bankaları kredi musluklarını açmaya zorlayan değişiklik 31 Aralık 2020 tarihinde sona eriyor, bu tarihten itibaren bankaların kredi genişlemesi yavaşlayacak yani 2021 başından itibaren büyüme olumsuz etkilenecek.

Burada temel amaç muhtemelen 2020 senesini pozitif büyüme oranı ile bitirmek.

Üçüncü çeyrekte devletin nihai tüketim harcamalarındaki artışın yüzde 1.1 ile sınırlı kalması bütçe kaynaklarının sıkıntılı durumunun da bir işareti. 

İçinden geçtiğimiz pandemi ortamında “kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmetlerin” artış oranının da yüzde 2.4 ile sınırlı kalmış olması hem ilginç hem de düşündürücü.

ABD doları cinsinden birinci çeyrekte milli gelir 177 milyar, ikinci çeyrekte 153 milyar, üçüncü çeyrekte ise 197 milyar; ilk üç çeyrek toplamı 527 milyar ABD doları.

Dördüncü çeyrekte iyimser bir tahminle 2019 dördüncü çeyreğe oranla yüzde 6 büyür isek dördüncü çeyrek milli gelir 220 milyar dolar olacak yani 2020 milli geliri 747 milyar ABD doları olarak gerçekleşecek.

2013’te milli gelirimizin bir trilyon ABD dolarını yakaladığını hatırlarsak Erdoğan’ın evrensel hukuk ilkelerinden tamamen sapmaya başladığı 2014 senesinden günümüze milli gelirimiz yaklaşık 250 milyar dolar azalmış yani milli gelirin dörtte biri buharlaşmış.

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için çok büyük bir başarısızlık, büyük bir fiyasko. 

Pandemi ortamında gelir bölüşümü de işgücü aleyhine değişmiş gibi.

İşgücü ödemelerinin milli gelir içinde payı (yaklaşık bir tanımlama) 2019 üçüncü çeyreğinde yüzde 32.9 iken 2020 üçüncü çeyreğinde yüzde 29.9’a gerilemiş.

Net işletme artığının milli gelire oranı ise (aynı şey değil ama işveren payı diyebilirsiniz) ise 2019 üçüncü çeyrekte yüzde 50.5 iken 2020 üçüncü çeyrekte yüzde 55.3’e çıkmış.

Bugünkü yazı çok sayıya boğuldu ama galiba büyüme oranları açıklandığı zaman başka yolu da yok.