Milyonlarca küçük mevduat sahibinin tasarrufu enflasyona karşı eriyor. Elbette TL cinsinden büyük tasarruf sahibi de kaybediyor ama tasarrufu büyük hiç olmazsa. Küçük tasarruf sahibinin parası kefen parası, kara gün parası!.. Hükümetin büyüme politikasının faturası milyonlarca küçük tasarruf sahibinin sırtına biniyor!

Gelin birlikte hesaplayalım:

Memlekette enflasyon kaç?

Tüketici enflasyonu (mayıs) yüzde 11.39!

Peki, faizler ne oranda?

Aşağıdaki tablo Merkez Bankası’nın yayımladığı, bankaların vadesine göre ortalama faiz oranları tablosu:

Mevduatının yüksek olursa bu faizler var. Anamın küçücük tasarrufu 3 ay vadeli faizi şuan yüzde 6.40! Açın bakın bankaların internet sitelerine. 10 bin lira filan değil, 100 bin liram var yazın, yüzde 5.5 veriyorlar. Tablodaki son satır ortalama: Yüzde 7.41! 

Ama faiz yüzde 7.41 diye “100 bin liram bir yıl sonra 107 bin 410 lira olacak” diye düşünmeyin. 1 yıla kadar vadede faiz gelirinden % 12 stopaj düşülecek! Yani 888 lira da vergi vermiş olacaksınız. 

İki büyük özel bankaya baktım. Biri; “Faizim %5.1 dedi. 100 bin liran vergiden sonra 104.4 lira olur” diyor. Diğeri; “Faizim %5.5 dedi. Paran 104.8 bin lira olur” dedi. Bir kamu bankasına baktım; “Faizim % 7 dedi. Yıl sonunda paran 106 bin 67 lira olur” dedi. Bir küçük banka var, onda oran 8.75! Enflasyonun üzerinde faiz veren yok. Vatandaşın parası şirketlere ucuz kaynak olsun diye işte böyle eritiliyor! 

Tasarrufunuza enflasyon oranında faiz verilse dahi zarar edersiniz. Çünkü % 12 stopaj kesilecek. Stopajla birlikte zarar etmemek -kazançtan bahsetmiyorum – zarar etmemek için faizin en az %13.2 olması gerekiyor. Fakat bugünkü enflasyondan söz ediyoruz. Devamlı karavana çıkan enflasyon hedeflerini bir kenara bırakalım. Eğer enflasyon yukarı giderse, bugün yüzde 13.2’den yatırsanız dahi zarar edeceksiniz. Enflasyon düşerse cebiniz birkaç kuruş faiz geliri görebilir. Zaten Türkiye’de enflasyon çok istikrarsız diye mevduatın ağırlığı 3 ay vadede. 

***

Peki, enflasyon yüzde 11.39 iken faizler nasıl oluyor da yüzde 5 - 5,5 - 7 olabiliyor? İki nedenle: Hükümet, Merkez Bankası’na baskı yaptı. Banka politika faizin enflasyonla bağını kopardı, yüzde 8.25’e çekti. Özel bankalar niye vatandaşın mevduatına daha yüksek faiz versin? MB 8.25’ten bankalara para veriyor!

Peki, bankalar niye 8.25 bile değil de yüzde 5 – 5.5 faiz veriyorlar mevduata? Çünkü çok da istekli değiller mevduat toplamaya. Yine de getirdinse, fırsat kazancı: 5.5’ten alıp yüzde 13 – 14 – 15’ten kredi satıyorlar!

Döviz mevduatı faizleri de düşük ama hiç olmazsa orada kur kazancı var. Bu, faizin emirle indirilmesinin sonucu. Böylece sonuçta “faiz indir” baskısının maliyeti küçük tasarruf sahibinin sırtına binmiş oluyor. 

***

Olayın ekonomik mantıktan uzaklaştığını gösteren bir başka boyut var. Hükümet, kuru tutmak için 60 – 70 milyar dolar döviz sattı. Merkez Bankası’nın rezervlerini eritti. Dolar kaç lira? 6.85! Neye yaramış bu satışlar? Satmasaydı acaba bugünkünün daha mı üzerinde olurdu? Tartışmalı! Oysaki dövizi tutmanın en önemli yolu, piyasaya döviz boca edip, yetmedi swapla döviz dilenip, “aktif rasyosu” diye bir şey icat edip özel bankaların dövizlerini de almak değil. TL tasarruf sahibine kazandırdığında dövize kaçışı sınırlar, döviz talebini düşürür, kur çıkışını baskılar. Tasarrufları artırır, büyüme için iç kaynakları artırır.

Fakat derdim akıl vermek filan değil… Hükümetin, ekonomiyi ucuz krediyle büyütme politikasında maliyetin, dönüp dolaşıp küçük tasarruf sahibinin sırtına bindirilmesine dikkat çekmek. Nerde vatandaşın kayıp 6 – 7 puan faizi? Şirketlere gitti!

Bir de doğrudan aktarım var. Çünkü şirketlere kamu bankalarıyla ucuz kredi verildiğinde… O kamu bankası enflasyonun altında faizden kredi vermesinin zararını Hazine’den karşılıyor. Vatandaş oradaki ucuz faizin enflasyon farkını da vergisiyle ödüyor.

Bankalarda 2 trilyon 974 milyar lira mevduat var. Bunun 1 trilyon 351 milyar lirası (%48) TL mevduat. 50 bin liranın altında milyonlarca küçük tasarruf hesabı var.