Mehmet KORKMAZ


ARTI GERÇEK - İyi eğitim almış pırıl pırıl 6 genç. Ortak noktaları İzmir’de karşılaşmış olmaları. Farklı dönemlerde ve bölümlerde de olsa İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde okumuşlar. Tanışıklıkları da üniversite yıllarına dayanıyor. İşte bu 6 genç kafa kafaya vermiş, “Ülkemizin geçmekte olduğu bu zor günlerde, topluma nasıl faydalı olabiliriz?” diye düşünmeye başlamışlar. İçlerinden biri internet üzerinden bir sosyal iyilik hareketi başlatmayı akıl etmiş. Projeye göre yardıma muhtaç olanlar ile yardım etmek isteyenler aynı platformda buluşacak ve iyi durumda olanlar, olmayanların elektrik, su, doğal gaz faturalarını ödeyecekler. Adını “Bi’ Komşu” koydukları platform tıkır tıkır işlemeye başlamış ve kısa zamanda 100 bini aşkın kişinin katıldığı, 903 bin liralık faturanın ödendiği dev bir harekete dönüşmüş. Bi’ Komşu adlı sosyal iyilik hareketinin fikir babası Aykut Hocaoğlu, Mardin’de doğmuş ve ilk, orta, lise eğitimini bu ilde tamamlamış. Üniversite tahsilini yapmak için İzmir’e giden ve İleri Teknoloji Enstitüsü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümünü bitiren Hocaoğlu, yüksek lisansını da aynı üniversitede yapmış. Hocaoğlu, 2013-2019 arasında son üç yılı genel müdür yardımcısı olmak üzere Teknopark İzmir'de çeşitli pozisyonlarda görev yapmış. Eğitimine Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümünde doktora öğrencisi olarak devam eden Aykut Hocaoğlu, 2019 yılında Amerika'da düzenlenen misafir liderlik programına teknoloji girişimciliği alanında Türkiye'den seçilen tek kişi olmuş. Halen startup programlarından sorumlu olduğu bir şirkette çalışan Aykut Hocaoğlu ile Bi’ Komşu hareketi projesinin nasıl ortaya çıktığı, nasıl işlediği, kimlerin yararlandığı ve bundan sonraki projelerini konuştuk.   

Neden Bi’ Komşu?

‘BÜYÜK ŞEHİRLERDE ARTIK UNUTULMAYA YÜZTUTMUŞ KOMŞULUK GELENEĞİNİN YENİDEN CANLANMASINA KATKIDA BULUNMAK İSTEDİK’

Komşuluk kültürüne vurgu yapmak istedik. Hatta vurgu yapmakla kalmayıp, bugünlerde, özellikle de büyük şehirlerde artık unutulmaya yüz tutmuş komşuluk geleneğinin yeniden canlanmasına katkıda bulunmak istedik. Dünyayı değiştirmenin insanın kendinden ve en yakınlarından başlaması gerektiğine inanıyoruz. En yakınlarımızı, kendi çevremizi değiştirmeyi başarabilirsek, dünyayı asıl o zaman dönüştürebiliriz dedik. Platformda faturalarını ödemek için yakınınızdaki, ya da ilinizdeki ihtiyaç sahibi komşularınızı seçebiliyorsunuz. Bizim kültürümüzde yapılan iyilik ön plana çıkarılmaz, ayıptır. Biz de buradan hareketle destek verenlere “Bi'Komşunuzun yardıma ihtiyacı var. Destek olmak ister misiniz?” diye çağrı yapıyoruz. Destek oldukları zaman da, destek alanların telefonlarına "..... ilinden Bi'Komşunuz .... tutarındaki faturanızı ödemiştir" diye bir mesaj yolluyoruz. Böylelikle eğer destek veren kişi istemiyorsa kimliği açıklanmıyor, sadece Bi'Komşu olarak yardım yapmış oluyor.

 Bi’ Komşu kampanyası fikri nasıl doğdu?

‘AKLIMA AYLIK FATURALARIN ÖDENMESİ KONUSUNDA İNSANLARIN BİRBİRİNE YARDIMCI OLABİLECEĞİ FİKRİ GELDİ’

Salgının ekonomik etkileri hissedilmeye başladıktan sonra birçok kurum, kuruluş, devletimizin ilgili birimleri ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmaya başlayınca, “acaba biz ne yapabiliriz? Bu çalışmalara nasıl katkıda bulunabiliriz?” diye düşünmeye başladım. Aklıma, her ay kaçınılmaz bir şekilde ödemek zorunda olduğumuz aylık faturaların ödenmesi konusunda insanların birbirine yardımcı olabileceği fikri geldi. Bu fikrimi üniversiteden tanıdığım arkadaşlarıma açtım. Arkadaşlarım, adını Bi’Komşu koyduğum bu fikrimi çok beğendiler ve içinde yer almak istediklerini söylediler. Böylece işe 4 kişi başladık ve 2 hafta gibi kısa bir sürede projeyi hayata geçirdik. Platform yayına girdikten sonra çok büyük bir ilgi ile karşılaşınca ekibimize 2 arkadaşımız daha dahil oldu. Böylelikle 6 kişilik bir kadroyla kampanyayı yürütmeye başladık. Ama tabi sadece bu kadar değil, henüz fikir aşamasındayken bile çevremizde bize destek olmak isteyen çok sayıda insan oldu. Fikirleriyle ve destekleriyle yolumuzu açan, işimizi kolaylaştıran tasarımcı, hukukçu, iletişim uzmanı çok sayıda insandan yardım alıyoruz. Ve öyle bir ekip oldu ki, birbirini hiç görmeyen bir sürü insan var. İzmir, İstanbul, Ankara, Mardin ve daha bir sürü şehirden destekçinin katkısıyla hiçbir araya gelmeden ve bu insanların birbirini yolda görse bile tanımayacakları bir ekiple hiçbir beklenti içinde olmadan tamamen gönüllülük esasıyla Bi’ Komşu’yu hayata geçirmeyi başardık. Bence burası işin samimiyet ve sahiplenme boyutunu gösteriyor. Ve bir başarı varsa, bunun kilit noktası insanların gönüllü dayanışma arzusudur.

Yurt içi veya dışında örnek aldığınız benzer bir kampanya var mı?

'Bİ’ KOMŞU, BU ÜLKEDE YETİŞMİŞ GENÇLERİN İNSANLARA FAYDALI OLMAK ADINA KURDUĞU YERLİ VE MİLLİ BİR PLATFORMDUR’

Dünya’nın her yerinde yardım kampanyaları, platformları var, ancak doğrudan destek sahibiyle yardımseverleri buluşturan ve bunu fatura ödeme üzerine kurgulayan bir modeli henüz duymadık. Dünya'da bir örneğini görüp bunu yerlileştirmeye çalışmadık. Bir örneği varsa da biz bilmiyoruz, denk gelmedik. Bi’Komşu, tamamen bu ülkenin topraklarında yetişmiş gençlerin insanlara bir nebze olsun faydalı olmak adına kurduğu, son dönemlerin favori söylemi ile yerli ve milli bir platformdur.

Kampanyayı başlatan ve yürüten çekirdek ekipte kimler yer alıyor? Ekiptekiler kendilerini tanıtabilirler mi?

‘TEKNOPARK İZMİR’DE BULUT BİLİŞİM VE MOBİL UYGULAMA ALANLARINDA ÇALIŞMALAR YÜRÜTEN SİTOPLAZMA’NIN KURUCUSUYUM’

Berkhan Ağar: Bornova Anadolu Lisesi (BAL) 2013 mezunuyum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği okudum. Lisede öğrenciyken tiyatro sahnesiyle tanıştım. BAL Tiyatro Topluluğu’nun ardından, 2015’te kurduğumuz BAL Mezunlar Tiyatrosu’nda seyirci karşısına çıkıyorum. Teknopark İzmir’de bulut bilişim ve mobil uygulama alanlarında çalışmalar yürüten Sitoplazma’nın kurucusuyum.

Emrecan Durmaz: İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü(İYTE)’nde Bilgisayar Mühendisliği okurken önce ilk şirketim RatelTech'i, ardından Kumru Scooter'ı kurdum. İYTE’de öğrencilik yıllarımda aynı zamanda üniversitenin sinema topluluğunun kuruculuğunu ve satranç topluluğunun başkan yardımcılığını yaptım. Halen Teknopark İzmir’de web, mobil ve iot alanlarında projeler yürüten iki şirketimde çalışmalarıma devam ediyorum.

‘TEKNOPARK İZMİR’DE İNOVASYON MERKEZİ VE TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİNİN KURUCU EKİBİNDE YER ALDIM’

Ezgi Ezdar Onur: İzmir Ekonomi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü 2010 mezunuyum. Yüksek Lisansımı 2015’te İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mühendislik İşletmeciliği Bölümünde tamamladım. Teknopark İzmir’de İnovasyon Merkezi ve Teknoloji Transfer Ofisinin kurucu ekibinde yer aldım. TİM-TEB Girişim Evi’nde Kıdemli Danışman olarak görev aldıktan sonra Design Mesh Innovation Lab isimli kendi girişimimi kurdum. Ayrıca Maya Girişim Merkezi’nin kurucu ortağıyım. Bir yandan ise Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşundaki İzmir Şube Başkanlığı görevime devam etmekteyim.

‘EN BÜYÜK HAYALİM; İHTİYAÇ SAHİBİ KADINLARA İŞ İMKANI SAĞLAYAN BİR MARKANIN YARATICISI OLMAK’

Işıl Zorlu: Ankara Rıdvan Binnaz Ege Anadolu Lisesi mezunuyum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Kimya Mühendisliği Bölümü’nü okudum. Pazarlama ve marka stratejisi konusunda birçok farklı şirketle çalıştım. Şu anda Beltur A.Ş.’de Pazarlama Müdürü olarak çalışıyorum. Resim, seramik, makrome ile ilgileniyorum. En büyük hayalim; ihtiyaç sahibi kadınlara iş imkanı sağlayan bir markanın yaratıcısı olmak.

Hasret Kipel: Aslen Malatyalıyım. Balıkesir Zühtü Özkardaşlar Anadolu Lisesi 2011 mezunuyum. Sivas Cumhuriyet üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri okudum. 2016 yılından bu yana çeşitli kurumsal firma ve sosyal medya fenomenlerine danışmanlık yapıyorum.

Ekibin veya ekiptekilerin daha önce yer aldıkları başka iyilik hareketleri oldu mu?

‘KÜTÜPHANE, ÇOCUKLARA TİYATRO VE SİNEMA, KADIN HAKLARI, SOKAK HAYVANLARI GİBİ SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNDE YER ALDIK’

Ekiptekiler, ayrı ayrı sosyal sorumluluk işlerinde yer almış, gönüllü projelere katılmış kişilerdir. Köy okullarında kütüphane kurulmasına öncülük etmek, çocukların tiyatro ve sinemayla tanışmalarını sağlamak, kadın hakları ve sokak hayvanları konularında çalışma yapmak bu başlıklar arasında sayılabilir. Ayrıca tiyatro, şiir, dans, müzik gibi farklı ilgi alanları olan, edebiyat ve sanat dallarıyla amatör olarak ilgilenen bir ekibiz.

Sistem Nasıl işliyor? Yardım edenler ile yardım alanlar birbirleriyle tanışıp iletişim kurabiliyorlar mı?

‘YARDIM EDENLE ALAN KİŞİ İSTERSE TELEFONLA KONUŞABİLİYOR’

Eğer isterlerse bu imkanı sağlıyoruz, ama zorunlu değil. Eğer destek vermek isteyen kişi dilerse destek talep eden kişiyle telefon konuşması yapabiliyor. Ama istemezse fatura ödemesi yapıldıktan sonra fatura sahibine anonim bir şekilde faturasının ödendiğine dair bir SMS bildirimi yoluyoruz. Yani eğer istenmezse alan el ile veren el birbirini tanımıyor.

Kampanya ne zaman başladı, kaç kişi katıldı, ödenen fatura, yararlanan kişi sayısı nedir?

‘KAMPANYANIN BAŞLAMASINDAN İTİBAREN GEÇEN 19 GÜN İÇİNDE DESTEK VERENLE ALANLARIN SAYISI 100 BİNİ AŞTI’

Platformumuz 13 Nisan itibariyle kuruldu. 19 gün içerisinde sisteme kayıt olan, yani destek veren ve destek alanların sayısı 100.000’i aştı. 19. gün itibariyle sistemde destek bekleyen 63416 fatura var. Bu faturalardan 7271 tanesi ödenmiş durumda. Bunun da toplam karşılığı yaklaşık 903.254,65 TL.

Kampanyayı istismar eden, ya da istismar etmeye kalkışanlar oldu mu? Böylelerine nasıl bir yaptırım uygulanıyor?

‘BEN FATURAMI ÖDEDİM, FATURAMI KALDIRIN. BAŞKALARININ HAKKINI YEMEK İSTEMİYORUM DİYENLER DE ÇIKIYOR’

İstismar etmeye çalışanlar az da olsa çıkıyor, ama bunu yüzde yüz tespit etme şansımız yok. Zaten hukuki ve teknik olarak da bunu yapmamız olanaksız. Tüm dünya ve ülkemiz bu zorlu süreçten geçerken tamamıyla iyilik yapmak için kurulmuş bu platformda bizim bir amacımız da kişiler arası güven ilişkisini güçlendirmektir. Çünkü bu süreçte gördük ki “Biz” olabilmek çok önemli. 13 Nisan'dan beri gördük ki, böyle de ilerliyoruz. İhtiyaç sahiplerinden e-postalar, mesajlar alıyoruz, “Ben faturamı bir şekilde ödedim, benim faturamı kaldırın, başkalarının hakkını yemek istemiyorum” gibi. Platform olarak şeffaflığa önem veriyoruz. Önceliğimiz; yardımın gerçek ihtiyaç sahibine ulaştırılmasını sağlamaktır. Yazılımı oluştururken en fazla vakit ayırdığımız ve üstünde çalıştığımız kısım, ihtiyaç sahiplerinin aciliyet durumunu doğru belirlemekti. Bu sebeple ilk aşamada gerçek kişi doğrulaması yapıyoruz. Sonrasında yasaların izin verdiği ölçüde ihtiyaç sahibinden alabileceğimiz maksimum bilgiyi alıyoruz. Bu bilgilerle sistem içinde oluşturduğumuz algoritmalar ile yarı otonom bir kontrol ve eleme sağlıyoruz. Ancak bu yarı otonom sistemle temel amacımız kötü niyetli yaklaşımları minimize etmek. Bu nedenle bir de manuel kontrol ekledik. Eğer siz yardımseverseniz ilgilendiğiniz faturanın sahibinin size bıraktığı mesajı görebiliyorsunuz ve ihtiyaç sahibinin telefonundan kendisine ulaşabiliyorsunuz. Buna ek olarak hem yardımların daha fazla kişiye ulaşması için, hem de suistimalin önüne geçmek için fatura limitleri ve aylık destek alma limiti de ekledik. Tüm bunların yanında kullanıcı geri bildirimleri ile sistemi sürekli kendi içinde doğruluyoruz. Yanlış veya hatalı bir bilgi verildiğinde destek veren kişi bunu sistem üzerinden bize bildiriyor. Biz de gerekirse kötüye kullanmaya çalışan kişilerin sisteme erişimini engelliyoruz.

Bi’ Komşu benzeri iyilik kampanyası başlatmak için herhangi bir kuruluştan izin almak gerekiyor mu? Prosedür nedir?

Projeye başlarken hukukçulardan görüş aldık. Sistem üzerinden herhangi bir para akışı olmadığı, bağış veya yardım kampanyası yapılmadığı, ticari bir faaliyet yürütülmediği ve aynı zamanda herhangi kurumsal bir yapının çatısı altında olunmadığı için resmi izin alınmasına gerek olmadığını belirledik. Ayrıca sisteme kayıt olunurken alınan bilgiler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)’na uygun olarak düzenlenmiştir.

Kampanyaya yurt dışından da katılım oluyor mu?

Yurt dışından ilgi oldukça yoğun. Şu ana kadar 100'ün üzerinde ülkeden sistemimize giriş yapılmış durumda. Destek talep edenler için yurt dışı kapalı, ancak destek olmak isteyenler için yurt dışından kayıt alabiliyoruz. Yaşadıkları ülkede kullandıkları cep telefonu ve e-posta adresleri ile sisteme kayıtlarını yapabiliyorlar. Telefon numarasının başındaki ülke kodundan o kişinin hangi ülkeden başvuru yaptığını anlayabiliyoruz (+49 Almanya gibi)

Sisteme kayıt olduktan sonra fatura ödemesi yapabilmeleri için Türkiye'de bir banka hesaplarının veya kredi kartlarının olması gerekiyor. Çünkü hizmet sağlayıcı firmalar yurtdışı bankalarından veya kredi kartlarından ödeme almıyor.

Benzer kampanya ya da kampanyalar başlatmak isteyenlere ne yapmalarını, nelere dikkat etmelerini önerirsiniz?

KVKK’na uygun davranmak çok önemli. İnsanları bu tür sistemlere dahil ederken alınacak bilgi ve belgeler, bu bilgi ve belgelerin dijital ortamda güvenli bir şekilde saklanması ve 3. Kişilerle paylaşılmamasına dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca benzer bir çalışma bir kurum/kuruluş bünyesi altında yapılacaksa, valiliklerden izin alınması gerekebilir. Kısacası, hukuki altyapı ve regülasyonlara uygun hareket etmek şart.

Bi’ Komşu’dan sonra yürürlüğe koyacağınız veya koymayı düşündüğünüz proje var mı?

‘İNSANLARIN HAYATLARINA DOKUNACAK İŞLER YAPMAYA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ’

Pandemi sonrasında dünyada bir ekonomik buhran olacağını ve bu krizin ekonomik etkilerini çok daha derinden hissedeceğimizi tahmin ediyoruz. Şu anda doğal olarak herkes öncelikle hayatta kalmaya, sağlığını korumaya gayret ediyor. Ekonomik kaygılar ve beklentiler öncelik sıralamasının çok gerisinde. Ancak salgın sonrası günlük yaşamın normalleşmesiyle birlikte, ekonomik enkazı hep birlikte kaldırmaya mecburuz. Nihai amacımız ve isteğimiz bu gibi platformlara gerek duyulmadığı bir dünya düzeninde yaşamak olsa da, ihtiyaç duyulması halinde bu tür yardım kampanyalarının içinde olacağız. Öncelikli amacımız, Bi’Komşu sistemi üzerinde kayıtlı faturaların maksimum seviyede ödenmesini sağlamaktır. Sonrasında, yine insanların ihtiyaçlarına cevap verebilecek, hayatlarına dokunacak işler yapmaya devam etmek istiyoruz.

-Kampanyayla ilgili aldığınız olumlu ve olumsuz tepkiler hakkında bilgi verir misiniz?

Çok olumlu ve bizi motive eden tepkiler alıyoruz. İnanılmaz bir ilgili ve destek var. Zaten bizleri bu çılgın yoğunluğun içinde tutmayı başaran tek şey de bu ilgi ve destektir. Platforma SMS ve e-postalar üzerinden destek mesajları yağıyor. Faturaları ödenen insanlar bize dua ediyor, şükranlarını bildiriyorlar. Bunları okuyunca duygulanıyoruz, duygulandıkça da motive olup daha çok çalışıyoruz. Harika bir duygu seli içinde yaşıyoruz.