Malatyalı kayısı üreticilerinin fiyat isyanı: 'Sabrımızı taşırmayın, ülkede isyan koparsa çiftçiden kopar'

Malatya'da geçen yıl kilosu 200 TL olan kayısının bu yıl 80 TL'ye düşmesi üreticiyi isyan ettirdi. Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, "Çiftçiyi 80 TL'ye mahkum edenlere sesleniyorum, isyan çıkarsa çiftçiden kopar" dedi.

Yusuf DURDU


MALATYA - Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde büyük can kaybı ve yıkımın yaşandığı Malatya'da kentin ekonomisini ayakta tutan kayısı üreticileri dertli. Art arda gelen zamlar ve girdi maliyetlerindeki artışa rağmen geçen yıl 200 TL'den satılan kayısı bu yıl 80 TL'ye kadar düştü. Akçadağ Ziraat Odası önünde toplanan üreticiler fiyatı protesto etti.

TMO'YA VE TÜCCARLARA TEPKİ

Üreticiler adına konuşan Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, dünyada üretilen 5 milyon ton kayısının 750 bin tonunu Türkiye'nin sağladığını, bunun 650 bin tonunun da Malatya'da üretildiğini hatırlattı.

Kuru kayısının yüzde 85’nin Malatya çiftçisinin elinden çıktığını vurgulayan Kılınç, "Yıllardır spekülasyonlarla uğraşıyoruz. Ürünümüze sahip çıkılmıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) yıllardır fındığı, tahılı, inciri alıyor, niçin kayısıyı almıyor? diye feveran ettik. En sonunda TMO’nun alım listesine zor bela kayısıyı koydurduk. Akabinde devletimiz Malatya’mıza 11 bin tonluk lisanslı kayısı alım deposu yaptı. Bu depolar yapıldığı, listeye alındığımız günden beri sadece 2020 yılında fiyat açıklandı ama bir kilogram kayısı dahi TMO tarafından lisanlı depolardan alınmadı. Neden alınmadı? Bu ticaretçi, ihracatçı, doymak bilmeyen insanlar oraya malı kaptırmadı. 30 TL'ye kadar fiyat verdi. Bu çiftçinin elindeki kupkuru malı alarak, nemlendirip yüzde 30 da arttırarak bunu ranta çevirdiler" dedi.

'ÇİFTÇİ DÖRT İHRACATÇININ ELİNDE OYUNCAK OLDU'

Malatyalı kayısı üreticilerinin küresel ısınma, sulama sorunu gibi pekçok sorunla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Kılınç, "Yetmedi 6 Şubat depremlerinde şehrimizi kaybettik. Bugün toplamış olduğumuz kayısılarımızı götürüp sac konteynerlerin içinde saklıyoruz. Peki, bu lisanslı depolar neye yarıyor? Ne için yaptı devlet bunu? Çiftçi için mi yaptı? Ticaret Borsası için mi? TMO alım yapmıyor. Aldırtmıyorlar, aldırtmıyorlar. Ne zaman bize sahip çıkılacak? Çiftçi, bugün dört ticaretçinin, dört ihracatçının elinde çocuk oyuncağı olmuş. Temmuzun, ağustosun sıcağı sırtına geçiyor, maliyetlerin altından çıkamıyor" diye konuştu.

'KURU KAYISI İSTANBUL'DA 500-600 TL'

Artan maliyetlere dikkat çeken Kılınç, "Bir işçi yevmiyesi geçen yıl 500 TL'ye mal olurken bu yıl 1000 TL'ye mal oluyor. Ama geçen yıl 180 TL hatta 200 TL'ye sattığımız kayısıya utanmadan 80 TL teklif ediyorlar. Bu çiftçi ne yapsın? Üretmesin mi, terk mi etsin? 11 milyon kayısı ağacını söksün atsın mı? Ne yapmak istiyorlar? Kim sahip çıkacak? Bugün benim kayısımı Avrupa’da tüketici 20 euroya alıyor. 20 euro 660 TL. Bugün Ankara'ya İstanbul’a gittiğinde bir kilo kuru kayısı 500-600 TL Malatya’daki kayısı ticaretinin elindeki 300-350 TL Benim çiftçime 80 TL'ye reva gören insanlara buradan sesleniyorum. Sabrımızı taşırmayın. Bu ülkede isyan koparsa çiftçiden kopar" dedi.

'AKÇADAĞ'DA HASAT BİTTİ, SU GELMEDİ'

Tüm Üretici Köylü Sendikası (Tüm Köy Sen) Malatya Temsilcisi Mazlum Köse de Akçadağ’daki kayısı üreticilerinin sulama problemine dikkat çekti. Köse, "6 Şubat depremlerinde kanalların tahrip olmasından doları geçen sene ağustosta sulama yapabildik. Bu sene de DSİ Bölge Müdürlüğü, Akçadağ Sulama Birliği’nin emrine araç gereçlerini vermesine rağmen zamanında kanallar temizlenmedi. Sulama liyakatsiz, işi bilmeyenlerin elinde olduğu için şu anda Akçadağ Sulama Birliğindeki tüm kanallarda sular düzensiz ve kontrolsüz şekilde akıyor. Bu sene Akçadağ Sulama Birliği’ndeki tüm köylerin üreticilerinin yüzde 60’ı kayısılarına su vermeden hasat yapmak durumunda kaldı. Sulama yapmadan hasat yapmak ciddi anlamda verim ve kalite kaybına neden oluyor" diye konuştu.

denemeler-26.jpg
Tüm Üretici Köylü Sendikası (Tüm Köy Sen) Malatya Temsilcisi Mazlum Köse

'YÜZLERCE ÇİFTÇİ BAHÇESİNİ SULAYAMADI'

Hâlâ tarlalarını sulamayan çiftçilerin olduğunu dile getiren Köse, “Bakın temmuzun sonundayız. Hasatta bitti ama halen kayısısını sulamayan onlarca, yüzlerce çiftçimiz var. Bu suyun olmamasından değil, yalnızca sulama birliğinin beceriksizliğinden kaynaklanmıştır. Düzenli sulama yaptıramadılar. Sulama Birliği Başkanı bir an önce aklını başına almalı ve mühendisleri kendi görevlerinin başına göndermeli. Bahçelerin sulamasını bir an önce bitirmelidir” dedi. (HABER MERKEZİ)

Öne Çıkanlar