Antalya’nın mor üzümü HES tehdidi altında



Artı Gerçek

Antalya’nın 3 ilçesinden geçen 33 km’lik Karpuzçay üzerine HES inşa eden firma kapasite artışına gitti. Köylüler ise itiraz dilekçeleri verdi, tarım ve hayvancılığın biteceğini belirtti.


ARTI GERÇEK-  Antalya’nın üç ilçesinden geçen Karpuzçay (Çenger Deresi) üzerine inşa edilen Çenger Hidroelektrik Santrali (HES) adlı projede kapasite artırımına gidilmesine köylüler itiraz etti.

Mor üzüm bağlarıyla meşhur bölgede daha önce Kanyon Enerji A.Ş. firması tarafından ilk bölümü faaliyete geçirilen Çenger I HES için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na kapasite artışı başvurusunda bulunuldu. Nihai ÇED raporunu kabul eden bakanlık, raporu görüşlere açtı.

Bakanlık tarafından onaylanan ÇED raporuna göre projenin planlanan ikinci ve üçüncü bölümleri 30 km’lik bir alanı kapsıyor. Projenin 2 ve 3 bölümleri doğrudan tarım alanları ve korunması gereken alanlar içerinden geçiyor. Projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı Çenger Deresi ekolojik ve biyoçeşitlilik açısından çok önemli bir alan.

SİT ALANI VAR ANCAK KORUMA KURULU’NA DA BAŞVURULMADI

Çenger 2 regülatörü ve HES projesi sahası içinde yer alan iletim kanalına 2 km mesafede 1. Derece arkeolojik sit alanı olan Kaletepe Örenyeri ve 1 km mesafede Güneycik köyünde yer alan Tol Tepesindeki Tol Ören Yeri bulunuyor. Bu alanlara yapılacak HES projesiyle ilgili çalışmalar öncesi 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca Antalya Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun izni alınması gerekirken hiçbir başvuru yapılmadı.

Söz konusu proje sulak alanların korunması yönetmeliği”nde sulak alanlar kapsamında yer alıyor. ÇED raporunda tarım alanlarına yer verilmezken, Gençler Köyü’nde 800 dönüm üzüm bağı ile 1 bin 500 dönüm tarım arazisi doğrudan doğruya etkilenecek. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan bölgedeki diğer köyler de aynı şekilde olumsuz etkilenecek.

Çenger Deresi’nin doğduğu yerde yaşayan ve bölge halkı için önemli bir besin kaynağı olan kırmızı benekli alabalıklar  yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ekolojik açıdan bölgede yaşayan insanlar ve diğer canlılar, ormanların kesilmesinden olumsuz etkilenecek.

HES kapasite artırımıyla ilgili ÇED raporuna karşı 264 kişinin imzaladığı dilekçe Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. Köylüler, itiraz dilekçelerinde Çenger Deresi’nin bir şirkete değil tüm yöre halkının kullanımına açık olmasını talep etti. Köylüler, kesilen ağaçlarla, büyük borularla, beton havuz ve santral binasıyla doğal güzelliğin bozulmasını istemediklerini kaydetti.

‘BİN DÖNÜME YAKIN ÜZÜM İNCİR BAHÇELERİ SUSUZ KALACAK, TARIM BİTECEK’

Köylüler dilekçelerinde Anayasa’nın 56. Maddesi gereğince yaşadıkları çevreyi korumanın anayasal bir hak olduğunu, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirterek “bu sebepledir ki şu zor pandemi günlerinde yaşam alanlarımızın elimizden alınmasını istemiyoruz” dedi.

Dilekçede “bin dönüme yakın üzüm, incir bahçeleri ve 300 dönüm civarı sebze bahçelerinin bu projeyle susuz kalmasını ve ana geçim kaynağımız olan tarım hakkının elimizden alınmasını istemiyoruz” şeklinde itirazlar dile getirildi.  

‘İÇME SUYU HES PROJESİ ALANINDA KALIYOR’

Köylüler, dere yataklarının kurulmasıyla 6 bin civarı küçükbaş hayvanının susuz kalacağına dikkat çekerek hayvancılığın biteceğine vurgu yaptı. Köylüler ayrıca içme sularının HES projesi alanında kaldığını da belirtti.

Derenin yazın kuruma noktasına geldiğini ve bu noktada ilgili makamların yanlış bilgilendirildiğini belirten köylüler, projenin kamu yararına olmadığını şirketin lehine olduğunu ayrıca yöre halkı ve canlı yaşamının susuzlukla tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ve bu nedenle projeye ve ÇED raporuna karşı olduklarını kaydetti.  

DERELERİN KARDEŞLİĞİ PLATFORMU: HES PROJESİNİN İPTAL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ

Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu adına bir açıklama yapan Birsen Tanyeri de “Antalya’nın dillere destan mor üzüm bağlarını yok edecek olan Çenger II-III Regülatör ve HES projeleri iptal edilmelidir” dedi. Tanyeri “Şu anda hazırlanan Nihai ÇED raporu önceki rapor ile tıpatıp aynı olduğu sadece kapasitede küçük bir değişiklik yapılmıştır. Bu nedenle kabul edilemez” dedi.

“Covit-19 Pandemisi nedeniyle Yeryüzündeki tüm insanlar için suyun, toprağın, tarımın önemi bir kez daha anlaşılmalı ve bu yanlışta ısrarcı olunmamalıdır” diyen Tanyeri açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Bilime, akla, mantığa aykırı ekolojik yıkıma sebep olan HES projeleri Gündoğmuş Köprülü, Kayabükü Köyünde Alara çayında, Akseki Sinanhoca köyünde Manavgat ırmağında, Gazipaşa Çığlık Köyü’nde, Akseki  Gümüşdamla Köyü’nde mahkemeler tarafından iptal edilmiştir. Gençler köyündeki HES projesinin de en kısa zamanda İptal edilmesini bekliyoruz.”

ÇED raporunun onaylanması halinde köylüler yargıya başvuracak.

BAĞLANTILI HABERLER