Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mersin’de başlattığı, İstanbul’da sürdürdüğü ‘Milletin Sesi Mitingleri’nin üçüncü adresi Balıkesir oldu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu mitingde yaptığı konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslendi, "Bay Kemal olmak için önce ahlaklı olacaksın, kul hakkı yemeyeceksin, adaletli olacaksın. Bay Kemal olmak için İstanbul Sözleşmesi'ni bir hafta içinde yürürlüğe koyacaksın. Sen kim, Bay Kemal olmak kim" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Mersin mitinginde kürsüye çıkıp sorunlarını anlatanlarla çektirdiği fotoğraf Balıkesir mitinginin de afişi oldu. “Bize Katılın” sözünün yazılı olduğu pankart da alanda yer aldı. Miting alanına “Bereket İçin Bize Katılın”, “Üretim İçin Bize Katılın” afişlerinin yanı sıra CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP amblem afişler ve Türk bayrakları asıldı.

CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın açıklamasına göre; tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları mitinge davet edildi. Mitingde Türk bayrağı ve CHP bayrağı dışında herhangi bir özel flama ya da bayrağı kullanılmadı. CHP'nin Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ve milletvekilleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun miting konuşmasını halkın arasında takip etti.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yurttaşların açıklamalarının ardından konuştu. Kılıçdaroğlu, "Baskı kuruyorlar, tazminat davaları açıyorlar, sanıyorlar ki Kılıdaroğlu geri adım atacak. Sizin feriştahınız bile gelse geri adım atmam! Ben millet için çalışıyorum, kendim için değil. Bu ülkede bir çocuk gece yatağa aç giriyorsa o gece rahat uyumam. Bunun kavgasını veriyorum. Üniversite mezunları işsizse, senin çocukların dört yerden maaş alıyorsa ben bunun hesabını sormak zorundayım." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının satır başları şöyle oldu:

‘BU MEYDAN SIRADAN BİR MEYDAN DEĞİL; KUVAYI MİLLİYE MEYDANI DİYORUZ BU MEYDANA’

"Aylardır yıllardır dile getirilen ses. Ama geniş kitlelere bu ses ulaşmıyordu. Bu sesi geniş kitlelere ulaştırmanın yanında Ankara'daki sağırlara da duyurmak zorundaydık. Onların da dinlemesi lazımdı. Saray'da oturup ülkenin halini düşünen değil, milletin arasında oturup milletin halini düşünen yöneticilere ihtiyacımız var. Bu ülke sıradan bir ülke değil, bu meydan sıradan bir meydan değil.

Kuvayı Milliye meydanı diyoruz bu meydana. Ey Kuvayı Milliyeciler, hoş geldiniz. Bu meydan, aynı zamanda Lozan Antlaşmasının 99.yılını kutluyoruz. 99 yıl önce Serv'i yırtıp çöp sepetine atan ve bağımsızlığı tüm emperyal güçlere onaylatan bir süreci yaşıyoruz.

99 yıl önce yaşadık, bugün büyüterek sürdürüyoruz. Balıkesir, Kuvayi Milliye'nin başkenti. Meclis açıldığında ilk yapacağımız iş, Lozan'ın ilanının yıl dönümünü bayram ilan edeceğiz. Bu teklifi yaparken ak ile karayı bir daha göreceğiz. Kimlerin vatansever olup olmadığını göreceğiz. O gün genel kurulu beraber izleyeceğiz.

‘HELALLEŞMEK ZORUNDAYIZ, ARTIK KUCAKLAŞMA ZAMANI’

Lozan'ın ne olduğunu yedi düvele anlattık, kendi ülkemizde bazı çevrelere de anlatacağız. Türkiye sıradan bir ülke değildir. Türkiye bütün mazlum milletlere örnek olan ülkedir. Bağımsızlık savaşını veren ülkedir. Türkiye'de cumhuriyet kurulduktan sonra tüm mazlum milletlerde de kurulduğunu görüyoruz. İstiklal madalyasını da hak ediyor Balıkesir. Bunun da kanun teklifini vereceğiz.

2023, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci yüz yılı olacak. Bir yüz yılda büyük acılar çektik, başarılar da oldu. Başbakanlar, bakanlar idam edildi. Gencecik insanlarımız idam sehpalarında hayatlarını kaybetti. Bir sağdan bir soldan olsun dediler, gencecik evlatlarımızı astılar.

Onlarla biz beraber helalleşmek zorundayız, artık kucaklaşma zamanı. Artık beraber olma zamanı. Artık Alevi, Sünni, Laz, Kürt, Çerkez diye bir ayrım yapmadan kucaklaşma zamanı. Beraber olacağız. CHP olarak iki kırmızı çizgimiz var; vatanımız ve bayrağımız. Kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun vatanına ve bayrağına saygısız olan herkes benim başımın üstünde yeri vardır.

'MERKEZ BANKASI'NIN KASASINDA KENDİSİNE AİT 5 CENT BİLE PARA YOK’

Bugün geldiğimiz noktada kutuplaşan bir toplum var. Dış politikanın şahsileştiğini görüyoruz. Birilerinin iradesine göre dış politikanın oluştuğunu görüyoruz. Dış politikanın milli olmaktan çıkarıldığını görüyoruz. Ağır bedeller ödüyoruz. Devletin yapısında ciddi çürüme var. Devlette liyakat kalmadı. Rüşvet alanların büyükelçi olarak tayin edildiği bir ülke olmak istemiyoruz.

Devleti soyanların, devletin makamlarında yer almalarını istemiyoruz. Devlette liyakat ve adalet istiyoruz. Bizim görevimiz, devletin kurumlarında adalet ruhunu yeniden ihya etmektir. Merkez Bankası'nın kasasında kendisine ait 5 cent bile para yok.

Bu ülke kan ve göz yaşı ile kuruldu. Bu ülke sıradan bir ülke değil. Bu ülkenin bir itibarı ve saygınlığı var. Buradan çekip çıkarmamız lazım. Devletin dini adaletse, adaleti yeniden getirmemiz lazım. Adalet için bu kardeşiniz yürüdü, eşlik etti bana milyonlar, onlara da helal olsun.

‘İLK BİR HAFTA İÇİNDE ÇİFTÇİLERİN KREDİLERİNİN FAİZLERİNİ SİLECEĞİZ’

Herkes artık bugün herkes hak hukuk adalet diyor. İnanın, bu ülkeye hakkı, hukuku ve adaleti mutlaka getireceğiz. Bize inanın. Rüşvet alan elçileri, iktidar olduğumuzda derhal görevlerinden alacağım. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele edeceğim. Baronlarla fotoğraf çektirenlere de hesabını soracağım.

Baskı kuruyorlar, tazminat davaları açıyorlar, sanıyorlar ki Kılıdaroğlu geri adım atacak. Sizin feriştahınız bile gelse geri adım atmam! Ben millet için çalışıyorum, kendim için değil. Bu ülkede bir çocuk gece yatağa aç giriyorsa o gece rahat uyumam. Bunun kavgasını veriyorum. Üniversite mezunları işsizse, senin çocukların dört yerden maaş alıyorsa ben bunun hesabını sormak zorundayım.

Sanıyorlar ki Türkiye'de istedikleri gibi at koşturabiliyorlar. Türkiye'nin tarihini bilmiyorlar.  Bizim iktidarımızda bize mal varlığımızı açıkla dediğinde incelemezsen namertsin diyeceğiz. Sorunları çözeceğiz. İktidar olduğumuzda ilk bir hafta içinde çiftçilerin ister bankalardan ister tarım kredi kooperatiflerindeki kredilerinin faizlerini sileceğiz.

‘NE EZEN NE EZİLEN, İNSANCA HAKÇA BİR DÜZENİ GETİRECEĞİZ’

Hiç bir çiftçinin ektiği ürün, beslediği hayvan dolayısıyla zarar etmesine asla izin vermeyeceğiz. Yazın bir tarafa, Kılıçdaroğlu sözü deyin. Sen üretmezsen milyonlar aç kalır. Bu ülkede alın teri üreten kazanacak. Para babalarına ve tefecilere de beşli çetelere de izin vermeyeceğiz. Bunların iktidarı, havadan para kazananların iktidarıdır. Elinde viski şişesi, bankada milyonları var, faiz elde et, vergi muafiyeti getiriliyor.

Emekli vergi veriyor, işçi veriyor, sanayici veriyor, bunlar neden vermiyor. Bu düzeni değiştireceğiz. Rahmetli Ecevit'in dediği gibi: Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzeni getireceğiz. Kırsalda görev yapan kadınlar ve gençler, bunların sosyal güvenlik pirimlerini devlet ödeyecek. Kadın başkasına muhtaç olmayacak.

EYT'liler. Sorunlarınızı çözdüler çözdüler... Çözemezlerse az kaldı biz çözeceğiz, hiç endişeniz olmasın. Her bayramda en az asgari ücret kadar emekliye ikramiye verilecek. Taşeron işçilerin de kavgasını verdim. 128 bin taşeron işçi kadro alamıyor. Tüm işçilere sesleniyorum. Bizim iktidarımızda tüm taşeron işçilere kadro ve güvence vereceğiz. Tüm öğretmen ve din görevlilerine sesleniyorum. Kaç kişi olduğunuzu biliyorum, tümünüze kadro vereceğiz.

‘DÜNYADAN, ANADOLU'DAN KOPMUŞ BUNLAR’

Bay Kemal olmak için önce ahlaklı olacaksın, kul hakkı yemeyeceksin, adaletli olacaksın, emperyal güçlerin önünde diz çökmeyeceksin. Bay Kemal olmak için Körfez ülkelerine el avuç açmayacaksın, bu ülkenin itibarını koruyacaksın. Bay Kemal olmak için İstanbul Sözleşmesi'ni bir hafta içinde yürürlüğe koyacaksın. Sen kim, Bay Kemal olmak kim.

Sağlıkta şiddet, bunu da çözeceğiz. TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağıracağız. Tüm sağlıkçılara sesleniyorum. Pazartesi gününden itibaren bu işin takipçisi olacağız. Eğer birileri meclise gelmekten kaçınırsa, kanun teklifine hayır derlerse, iki eliniz yakanızda olsun.

Sorun sistemde. Bir hastaya 5 dakika bakacakmışsın. 6 dakika olmazmış. Dünyadan, Anadolu'dan kopmuş bunlar. Ne olduğunu bilmiyorlar. Para delisi olmayı Allah kimseye nasip etmesin.

‘OĞLUNU DEVLET PROTOKOLÜNDE TUTAMAZSIN’

Mülteciler, Suriyeliler, Afganlı kardeşlerimiz... Afganistan'dan gelenleri İran'a iade edeceğiz. Suriyeli kardeşlerimizi davulla zurnayla memleketlerine göndereceğiz. Önce oturup Suriye yönetimi ile anlaşacağız. Ulusal ve uluslararası teminatları alacağız. Okullarını, yollarını yapacağız. İş istihdamı sağlayacağız. Kendi ülkelerinde huzur içinde yaşamaları için ellerimizden ne geliyorsa yapacağız.

Onurlu bir dış politikaya ihtiyacımız var. Eğilmeyen, bükülmeyen bir dış politikaya ihtiyacımız var. Şahsileştirilmeyen bir dış politikaya ihtiyacımız var. Söyledim, dış politika milli olmak zorundadır. İktidar muhalefet ayrımı olmaz. Ama şahsileştirdiler.

Yaptıkları bazı özel görüşmelerde Dışişleri Bakanlığı'ndan kimseyi almıyorlar. Neden almıyorsun? Sen orada neyi özel görüşüyorsun? Öğreneceğim bunların tamamını, hiç merak etmeyin. Bay Kemal olmak, kemale ermektir. Bunları yapacağım ve öğreneceğim. Kimse memleketin iradesine gölge düşüremez. Sen gidip özel görüşme yapamazsın, yakınlarını oraya taşıyamazsın. Oğlunu devlet protokolünde tutamazsın.

‘BEŞLİ ÇETE DEĞİL, İSTERSE ON BEŞLİ ÇETE OLSUN DEVLETİN SOYULMASINA İZİN VERMEYECEĞİM’

Yoksul hiçbir kadını, erkeğe mahkum ettirmeyeceğim. Bu ülkeye, her eve huzuru getireceğim. Yoksula yardım, yoksulun onuru korunarak yapılır. 1 hafta uzun diyorsanız, 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi'ni yürürlüğe koyacağız.

Soygunu da bitireceğiz. Kul hakkı yiyenden hesabını soracağız. Beş - altı yerden maaş alma dönemini bitireceğiz. Devlet saydam olmak zorundadır. Bay Kemal'in felsefesi, iktidar olduğunda halka hesap vermeyi namuslu bir görev olarak kabul etmesidir.

Paralar 5'li çetelere gidiyor. Bunlar ile aramı düzeltmeye çalışıyorlar. Neden? Olur da Kılıçdaroğlu iktidar olduğunda bize hesap sormasın. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını hukukunu korumak, Bay Kemal'in görevidir. Beşli çete değil, isterse on beşli çete olsun. Asla ve asla devletin soyulmasına izin vermeyeceğim.

‘SÖZÜM SÖZ, BAY KEMAL, SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİNİ KENDİ TOPRAKLARINA GÖTÜRECEKTİR’

Yol yapıyorsun, köprü yapıyorsun, kaça yaptın? Ticari sır. Yahu parayı ben veriyorum ne ticari sırrı? Parayı ben vereceğim o zengin olacak. Yapıyor 2 milyar liraya, gelir desteği veriyorsun 30 milyar lira. Ben buna sessiz kalacağım. Olur da Bay Kemal iktidar olur, sözleşmeyi İngiliz mahkemelerinde görülür diyor. İster İngiliz, ister Japon, ister Amerikan mahkemelerine götür, o parayı söke söke alacağım. O paraların tümünü ülkeye getireceğim.

Sözüm söz, Bay Kemal, Süleyman Şah türbesini kendi topraklarına götürecektir. Yapamadılar, korkuyorlar. Neden korkuyorsun kardeşim? Hiçbir güç bize geri adım attıramaz. Cumhuıriyet Halk Partisi avukat bürolarında kurulan bir parti değildir, Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan partidir.

'SEN KİM BAY KEMAL OLMAK KİM'

Bay Kemal olmak için önce ahlaklı olacaksın, kul hakkı yemeyeceksin, adaletli olacaksın, emperyal güçlerin önünde diz çökmeyeceksin. Bay Kemal olmak için Körfez ülkelerine el avuç açmayacaksın, bu ülkenin itibarını koruyacaksın. Bay Kemal olmak için İstanbul Sözleşmesi'ni bir hafta içinde yürürlüğe koyacaksın. Sen kim, Bay Kemal olmak kim.

‘BİR DEĞİŞİM ÇIĞLIĞI VAR’

Bir değişim çığlığı var. İşçisinden, çiftçisinden, madencisinden, balıkçısından, sanayicisinden, esnafından, taksicisinden, ev kadınından, gençlere herkes değişim istiyor. Değişimi yapacağız, adaletli bir değişim. Cumhuriyetin ikinci yüz yılında güzel ülkemizi demokrasi ile taçlandıracağız. Ve bütün mazlum ülkelerin de demokrasiye geçtiğini göreceksiniz.

Bu söylediklerimin yapılmasını istiyorsanız bize katılın. Beraber yapacağız. Herkesin hakkını savunacağız. Akıllı bir ekonomi yönetimi ile yapacağız. 128 milyar doların nereye gittiğini öğrenmek istiyorsanız bize katılacaksınız. Adalet istiyorsanız, vergilerin nereye gittiğini bilmek istiyorsanız bize katılacaksınız, beraber yapacağız. EYT için bize katılacaksınız. Huzur istiyor musunuz, herkesin karnı doysun istiyor musunuz, herkesin işi olsun istiyor musunuz, bize katılacaksınız.

‘DEMOKRASİ VE HUZURU BU ÜLKEYE GETİRECEĞİZ’

Türkiye'yi ikinci yüzyılında demokrasiyle taçlandıracağız. Her türlü düşünceye saygı istiyor musunuz, bize katılacaksınız. Kimse ötekileştirilmesin diyorsanız bize katılacaksınız. Bu ülke beşli çetelerden, uyuşturucu baronlarından kurtulmak istiyor musunuz, bize katılacaksınız, ben defterlerini düreceğim.

Adaleti sağlayacağım. Sandığa gideceksiniz, hangi görüşten, hangi partiden olursa olsun, tüm vatandaşlarıma sesleniyorum: Gitmek istemeyeni de götürüp, vicdanınızın sesini dinleyeceksiniz. Ahlak, adalet, işsizlik ve yoksulluğu düşünüp ona göre oyunuzu kullanacaksınız. Demokrasi ve huzuru bu ülkeye getireceğiz."

ÖNLÜĞÜYLE KONUŞAN GENÇ DOKTOR: ONURLU BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMAK İSTİYORUZ

CHP’nin Balıkesir’de düzenlediği Milletin Sesi Mitingi’nde tıp fakültesinden dün mezun olan genç doktor Arif Onur Poyraz da konuştu. Poyraz, “Merhaba, ben henüz dün mezun bir hekim olan Arif Onur Poyraz. Yarın göreve başlayacak birçok isim gibi ben de heyecan ve maalesef bir o kadar da korku duygularını bir arada hissediyorum. Tıbben felç olmuş sağlık sistemi içerisinde daha tıp fakültesi sıralarında birçok yıpratıcı ve yorucu geçen sürecin ardından birçok arkadaşım fiziki ve sözlü saldırıya uğruyor ve devamında belki de öldürülüyor. 36 saatlik nöbetler, verilmeyen değer ve bizi istemeyen bir düzen. Bunun sonucunda başta Almanya olmak üzere birçok yabancı dil kurslarını doktorlar dolduruyor.

Her gün uzman ve yeni mezun birçok meslektaşımızın dünyanın dört bir yanına hekimlik yapmak adına dağıldığını görüyor ve sıraya bizler de giriyoruz. Peki ya büyük binaların ve beton yığınlarının hasta bakamadığını anladığınızda çok geç olmayacak mı? Bunun hesabını kim verecek. Çocuğunu ameliyat ettirebilmek için evini arabasını satan annelerin ya da doktor bulamadığı için sevdiğini kaybeden evlatların siz olduğunu düşünün. Sorumlusu kim olacak, hesabını kim verecek? Fatura yine millete kesilecek. Bugün hocalarım, içinizdeki arkadaşlarım ve ben doğru sağlık politikalarının uygulandığı bir Türkiye istiyoruz.

Çünkü bizler ülkemize faydalı olmak ve milletimizin sağlığı için onurlu bir şekilde çalışmak istiyoruz. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ diyerek seslendiği bizler ölmek değil yaşatmak, iyiliğin ve bilimin ışığında Türkiye’yi aydınlatmak istiyoruz” dedi.

‘KIZIMI ZERZEVAT SATARAK OKUTTUM, ŞİMDİ İŞSİZ’

İlk konuşmayı semt pazarında üretici olan 46 yaşındaki Esma Ay yaptı. Ay şöyle konuştu:

"Bütün hanımların derdini anlatmak için çıktım. Biz kırsal kesimde yaşıyoruz, hepimiz çiftçilik yapardık. Harman yapardık, ekin çıkarırdık, hayvanların yemini ununu satardık. Ancak o durum bitti. Mazotumuzu alamaz duruma geldik. Şu an bahçe malzemesi satıyorum. Acaba mazot bizi nereye kadar götürür diye düşünüyoruz. Pazar yerine kadar vardıktan sonra çok şükür mazotumuzu aldık diyoruz. Ben zerzevat satarak kızımı okuttum. Ancak şu an işsiz, iş yok. Çocuklarımızın psikolojisi bozuldu, annelerin babaların da öyle"

‘BEN ENFLASYON ALTINDA EZİLMEMİŞ Mİ OLUYORUM?’

Balıkesirli üretici ekonomik krizin etkilerini anlattığı konuşmasında, "447 bin lira gelir, 545 bin lira gider. Ben buradan soruyorum bu ülkenin idare edicilerine, bu ülkede idare edilenlere: Ben enflasyonun altında ezilmemiş mi oluyorum" dedi.

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KARACA: KURTARIN BİZİ DİYORLAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, CHP’nin düzenlediği “Milletin Sesi Miting’i” öncesinde Balıkesir’de ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı.

Karaca, şunları söyledi:

“CHP çok uzun zamandan beri Genel Başkanımızın önderliğinde ‘Milletin Sesi’ olmak adına mitingler başlattı, Mersin’den biliyorsunuz. Bugün üçüncüsünü gerçekleştireceğiz. Gerçekten üç gündür, Körfez bölgesinde çalıştım. İnsanlar, bizim hiçbir şey söylememize gerek kalmadan, ‘Biz oradayız. Biz orada sesimizi, çığlığımızı duyurmak için geleceğiz’ dediler. Tabii bugün, bu meydanda olması oldukça anlamlı. Lozan’ın yıl dönümündeyiz. Bu ülkenin tapusu, Lozan’ın yıl dönümüzdeyiz ve önümüzdeki yıl, 2023 yılında bugünü, 24 Temmuz’u Lozan Bayramı olarak kutlamanın heyecanıyla buradayız.

Vatandaş her yerde; turizmci şikayetçi. Beklenen, maalesef hayat pahalılığıyla, ekonomik buhranla gelen, beklenen turizm gerçekleşmedi. Zeytin üreticileri ciddi anlamda sorunlu. Orman köylüleri çok ciddi anlamda mağdur. Aslında Balıkesir’in her köşesinden bütün esnafın, bütün üreticinin, işçinin emekçinin tek bir feryadı var. ‘Kurtarın bizi’ diyorlar. Her yerde maalesef insanlarımız çok zor durumda. Ama şunu söylüyorlar. ‘Artık biz, saraya sesimizi duyuramıyoruz. Bizim tek umudumuz kaldı. Kılıçdaroğlu ne derse, saray onu yapıyor. Lütfen Genel Başkan’a bunu söyleyin. Bunu söylesin.’ Herkesin tek çözüm adresi, CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu olmuş.”

CHP BALIKESİR MİLLETVEKİLİ ŞAHİN: AKP İKTİDARI ARTIK SİYASİ ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞ DURUMDA

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, CHP’nin düzenlediği “Milletin Sesi Mitingi” öncesinde Balıkesir’de ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. Şahin, şunları söyledi:

“Vatandaşımızın artık bu iktidardan gelecek umudu yok. AKP iktidarı artık siyasi ömrünü tamamlamış durumda. Vatandaşımız, ekonomik sıkıntıyla boğuşur durumda. Biz bunu ekonomik buhran olarak nitelendiriyoruz. Vatandaş artık bunalmış. Artık geçim derdi yaşamak istemiyor. Çocuğunun geleceğiyle ilgili endişe yaşamak istemiyor. Eğitimde, sağlıkta sıkıntı yaşamak istemiyor. Hastaneden randevu alma problemi yaşamak istemiyor. Çocuklar evde yatağa aç girmesin istiyor anneler. Babaları okul harçlığı vermek istiyor. Emekliler, torunlarına bayram harçlığı vermek istiyor. İşte, bunları sesi olacağız. Annelerin, babaların, geleceğini başka ülkelerde arayan gençlerimizin sesi olacağız. Onlar burada kalmak istiyor. Kendi ülkelerine sahip olmak istiyorlar. Gençlerimizin kendi ülkelerine olan umutlarını tekrar buradan yeşerteceğiz. En önemlisi de Anadolu her zaman hoşgörünün ve sevginin beşiği olmuştur. Anadolu’da insan sevgisi ve hoşgörüyü yeniden yeşerteceğiz. Hep birlikte, herkesi kucaklıyoruz ve gelin bize katılın diyoruz.”