Meclis Genel Kurulu’nda “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin birinci bölüm maddeleri görüşülmeye başlandı. HDP, CHP ve İYİ Parti tarafından birinci bölümde yer alan 22 maddeye dair verilen 34 önerge AKP ve MHP tarafından reddedildi.

Kanuna dair muhalefet cephesinden yapılan konuşmalarda, ekonomik kriz, Pandora belgeleri, TÜGVA’dan çıkan yolsuzluk gündeme geldi.

ESNAF BÜYÜKŞEHİRDE İSE YARARLANAMAYACAK

Birinci madde üzerinde HDP, CHP ve İYİ Parti tarafından önerge verildi. Değişiklik önergesi veren CHP grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, “Basit usulün vergi dışı bırakılmasına bir itirazımız yok ancak bu maddedeki düzenleme bu hâliyle eksiktir. Gelir Vergisi Kanunu'nun basit usulün hududu başlıklı 51'inci maddesinde kimlerin basit usulden yararlanamayacağı açıklanmıştır. Maddenin 12'nci bendinde basit usulden yararlanamayacak olan mükelleflerin belirlenmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir. Bu kapsamda, yine Gelir Vergisi Kanunu'nun 51'inci maddesine ilişkin olarak Bakanlar Kurulu kararına göre büyükşehir belediye sınırlarında alım, satım ve imalat faaliyetlerinde bulunan mükellefler basit usulden yararlanamamaktadır. Aynı iş hacmine sahip 2 esnaftan büyükşehir belediye sınırlarında olanlar basit usulden yararlanamazken diğer illerde olanlar yararlanabilmektedir” dedi.

48 BİN ŞİRKET İFLAS ETTİ

Girgin, Türkiye'de yüzde 21,7'lik büyüme olduğu söylenen bu dönemde en az 61 bin esnaf kepenk kapattığını, 2021 yılının Ocak-Ağustos aylarında ise 48 bin şirket ve gerçek kişi ticari işletmesi de iflas ederek kapandığı verilerini paylaştı. Girgin, “Bunun sorumlusu kim? Sizsiniz. Türkiye'de bir kriz vardır ve bu krizin sebebi ne zincir marketlerdir ne soğandır ne patlıcandır, sorumlusu AKP'dir, tek adam sistemidir” dedi.

PEKÖZ: BİRAN ÖNCE GERÇEKLERLE YÜZLEŞİN

Sanal medya platformu için getirilen düzenlemeye dair önerge veren HDP grubu adına söz alan Adana Milletvekili Kemal Peköz, “Bu düzenleme genel anlamıyla olumlu olmakla birlikte, vergi adaleti açısından ciddi sakıncalar içermektedir çünkü vergilendirme dilimi olarak yüzde 15'lik bir dilim seçilmiştir. Oysaki kamu emekçileri, kamuda çalışan ya da işçi olarak emekçilerin çalıştıkları dönemlerde 8'inci aydan itibaren vergilendirme yüzde 20'lik bir dilim içerisine verilmektedir. Dolayısıyla, burada bir adaletsizlik söz konusudur, bunun giderilmesi lazım. İktidara bir an önce gerçeklerle yüzleşmesi ve Türkiye'deki yoksulluğun, sefaletin üzerine gitmesi ve bunun için bir çözüm aramasını tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

‘KENDİ KOYDUĞUNUZ KANUNLARI ÇİĞNEDİNİZ’

Üçüncü maddeye ilişkin önerge veren İYİ Parti grubu adına söz alan Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, şunları söyledi: “3 milyon civarında çiftçimize 600 milyon liralık, tabiri caizse, vergi indirimi geliyor ya da verdiğimiz desteklerden artık vergi almayacağız. Ancak, iktidar olarak yanlışınız nerede? 2006 yılında çıkardığını ‘Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz’ maddesini on beş yıldır çiğniyorsunuz. On beş yılda çiftçilerimize vermeniz gereken 222 milyar lirayı vermediniz, gasp ettiniz. Çiftçilerimizin Ziraat Bankasına, özel bankalara, hatta diğer tüccara, Tarım Krediye toplam borcu da aşağı yukarı bu miktarda. Bir de diyorsunuz ki ‘Biz çiftçiyi çok seviyoruz’ Haydi oradan! Çiftçiyi seven, emeği seven, nasırlı elleri seven hakkını yer mi, hukukunu çiğner mi?”

MAÇİN: KÜRT KÖYLERİNE AYRIMCILIK YAPILIYOR

HDP Urfa Milletvekili Nusrettin Maçin de, Urfa ilinde 20 köy ve 3 muhtar derneğiyle Eylül ayı içerisinde görüştüğünü belirterek, şunları aktardı: “Tarımsal sulamada su Kürt köylerine dönüm başı 250 TL iken Arap köylerine 90 TL'den veriliyor. Bunun iki nedeni var: Bir, Kürt düşmanlığı; ikincisi, yandaş ve kutuplaştırma siyasetidir. Yine, Suruç'un Perepere köyü ve ona bağlı 15 köyün su seviyesi yüksek olduğundan dolayı su evlerin içine sızıyor. Suruç, birçok köy bu durumda, soruna el atan yok arkadaşlar. Toplumun isyan noktasına gelmesinin temel nedeni iktidarın yolsuzluk, rüşvet ve ranta bulaşmış olmasıdır, sarayın akıl almaz harcamalarıdır. Hâlâ 128 milyar doların hesabını vermediniz. Ticaret Bakanınız Bakanlığa kendi aile şirketinden dezenfektan sattı, bunun hesabını vermediniz.”

ÇEPNİ: PİŞKİNLİK İMPARATORLUĞU

Hiçbir korkunun halk korkusuna benzemediğini vurgulayan HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni ise, “AKP'li yıllarda belki de tarihte eşi benzerine çok az rastlanır bir yolsuzluk, hırsızlık düzeni inşa edildi. Bir kere, en başında pişkinlik imparatorluğu bu. Bakın, şimdi de karşımıza TÜGVA çıktı, hemen öncesinde Pandora karşımıza çıktı hatta bunlara bile gelmeden düşünün ki bakanların içerisinde olduğu yolsuzluklar ortaya serildi. İçişleri Bakanı, ‘suç işleri bakanı’ uyuşturucu trafiklerinin, yolsuzluğun bizzat içerisinde olduğu ortaya serilmesine rağmen bu Bakan bırakın bunlara yanıt üretmeyi öğrencileri ‘terörist’ ilan etmekten başka yapacak hiçbir işi yok. Yani 5'li çete, yandaşlar ve benzeri, bunlara gelmeden iktidarın kendisi bu sistemin doğrudan içerisinde” sözlerini sarf etti.

Genel Kurul vergi kanununda ikinci bölüme ilişkin görüşmelerle devam ediyor. (MA)