Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük özelliklerinden birisi de ne zaman ne yapacağını bilmemesi. Bu huyu kendisini rahatsız ediyor mu, bilemiyorum ama bizleri rahatsız ediyor. Yaptıkları yada yapacaklarıyla yapılan bir analiz her zaman doğru çıkmıyor, çünkü Erdoğan devamlı yanıltan birisi. Kimileri bu huyunu bir beceri sansa da bu esasında cehaletten dolayı böyle oluyor.

Son günlerde Türkiye’nin Suriye’den çıkması konuşulurken, bir yandan da Erdoğan tarafından sanki bir savaş çıkartacakmış havası estiriliyor. Biliyorsunuz, geçtiğimiz haftalarda 5 generalin istifa ettiği söylendi ama Milli Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada bu sayıyı 2’ye indirdi, gerekçeyi de ailevi nedenlere dayandırdı. 

Bu gerekçeye kimse inanmadı ama arkasının geleceği de söylenenler arasında. Türkiye’nin en büyük sorunu hava sahasının kapalı olması. Günümüz şartlarında başka bir ülkede hava sahası desteği almadan kara savaşı yapamazsınız. Erdoğan bunu isteyebilir ama savaşın ne olduğunu bilen komutanları ikna etmek çok zordur. İstifa eden komutanlar Suriye’yle savaşa karşı olmayabilirler ama hava sahası olmadan savaşmanın bir intihar olduğunu bilirler. O yüzden, Erdoğan’ın böyle bir niyeti ciddileştiğinde, her kademeden istifalar gelebilir. 

Kafamdaki bu sorulara yanıt bulmak için Suriyeli Kürt siyasetçi Salih Müslim’e sorular sordum.

-Sizce Türkiye’nin Kuzey’e ve Rojava’ya yönelik yeni bir “işgal” hazırlığında olduğunu açıklama olasılığı var mı?

Şimdi bu işgal hazırlığı onun, Erdoğan’ın lehine değil. Siyasal ortam, konjonktür onun lehine değil. Ancak iç politikaya yönelik bir çılgınlık yapabilir. Bazılarının söylüyor ya, seçimleri ertelemek bahanesiyle bir iç savaş çıkarmak vs. İç olaylardan ve gelişmelerden dolayı böyle bir çılgınlıkta bulunabilir. Ama hem Suriye bakımından hem siyasal konjonktür bakımından, her şey onların aleyhine. 

Bilmiyoruz, öyle bir girişimde de bulunabilir veya sınırlı bir şekilde bazı atışlarda bulunabilir yada en azından ona bağlı olan çeteleri kışkırtabilir. Bizim bildiğimiz, bu içe yönelik bir çaba. Yani şimdi sen bir işgal gücüsün ve senin askerlerin işgal ettiğin yerlerde ölüyor. Herkesin kendi köyünü, bölgesini koruması da meşrudur, böyle bir işgal gücüne karşı bir müdahalede bulunması normaldir. Yalnız bu Türkiye içine atılan şeyler kimsenin işi değil. YPG zaten açıklama yaptı QSD de yaptı. Kimse Türkiye sınırları dahiline yönelik bir şey yapmadı. Ama işte sizde Fidan’ın (MİT Müsteşarı Hakan Fidan) yaklaşımını biliyorsunuz. Böyle girişimde bulunmuş ya da çetelerin eliyle böyle bir şey yapmış olabilir. Ancak böyle bir durumda dediğim gibi konjonktür onun lehine değil ama yine de bir çılgınlıkta bulunabilir. 

-Koalisyon ve ABD böylesi bir saldırıya karşı Türkiye’yi durduracak adımlar atarlar mı? Erdoğan ve bakanlarının son günlerdeki bu yönlü açıklamaları bir erken seçime gitme hazırlığının habercisi mi?

ABD daha önce uyarmıştı Türkiye’yi. Biden’ın mektubunu biliyorsunuz. OHAL’i uzatmak için veya hazırlıkları uzatmak için vs. O mektubu siz de biliyorsunuz. Muhakkak onların rızası olmayacak. Yalnız bizim bildiğimiz, biz kendimizi savunmak için elimizden geleni yapıyoruz. Yok Amerika şöyle söyledi, Ruslar şöyle yaptı, onlara bel bağladığımız yok. Biz kendi hazırlıklarımız yapıyoruz. Onlar yaparlarsa iyidir, yapmasalar bile biz kendimizi savunabiliriz. Savunacağız da. Siz erken seçim diyorsunuz da tam tersine, bu yönelim erken seçimi ertelemek içindir veya bahane yaratmak içindir. Çünkü bir diktatör kalkıp seçime gitmez. Elinden geldiğince gitmek istemez, çünkü kaybediyor. Onun için bu çabalar seçimi ertelemek içindir. Hatta 2023’teki seçimi erteleyebilir. Başkanlıkta kalmak için öyle bir girişimde de bulunabilir diye düşünüyorum.