Yazının başlığında sadece Gökçek olduğuna bakmayın, konu esasında Gökçek’i kurtarmaktan çok “En Çok Erdoğan”ı kurtarmak gerekiyor iktidar günleri bitmeye doğru giderken. AKP iktidara geldiğinde “Beraber yürüdük bu yollarda, beraber ıslandık bu yollarda” dizeleri “En Çok Erdoğan”ın söylediği bişeydi ve çok seviyordu miting alanlarında bunu söylemeyi. Oysa şimdi dönem değişmeye başladı ve “Beraber yatacağız bu zindanlarda” dizesi sessiz bir şekilde akıllara düşmeye başladı bile. Ne yalan söyleyeyim, tek yüzüklen çıkıp da, tüzük değişikleriyle yüzükleri haddinden fazla çoğaltırsan büzük de sıkışmaya başlar.

Rüşvetin ne kadar somut kanıtı olmadığı söylense de, kendisi başlı başına bir beladır, çünkü onu verdiğiniz andan itibaren bikaç kişiyi birden ilgilendirmeye başlar. Doğal olarak da bikaç kişiyi birden ilgilendirince, saklanması en zor sırlardan birisidir. Rüşveti veren de, alan da ömür boyu mahkum yaşamaya, aklının bir köşesinde bir tehditle yaşamını geçirmeye başlar. İkisinin de karşısında hep “Yoksa” sorusu olacaktır ki, bu gerçekten dayanılmaz bişeydir.

Geçtiğimiz hafta burnuna pudra şekeri çekerken görüntüsü ortaya çıkan ve ev hapsine alınan genç şu an beraber çalıştığı bütün AKP’liler için bir saatli bomba gibidir. Bundan sonra o genç ötmesin diye hep beslenmek zorundadır, hiçbişey yapmasına gerek yoktur. Ama bir dönem çalıştığı belediyedekilere ama müteahhitlere yada başkalarına “Abi bu aralar biraz sıkıştım” dediğinde hoş tutulmak zorundadır, aksi halde o saatli bombadan tik-tak sesleri gelmeye başlar.

Ankara eski belediye başkanı Melih Gökçek bunlardan birisidir ve dosyaları yavaş yavaş yargıya taşınmaya başlanmıştır. O yüzden Melih Gökçek’in tam da biyerlere telefon açıp “Abi bu aralar biraz sıkıştım” diyeceği zamandır.

Abi bu aralar biraz sıkıştım”ın karşılığı para değildir, “Beni kurtarın, yoksa” feryadıdır ki işte artık o da bir saatli bomba durumuna gelşmiştir.

Bu yeni başkanımsı partili cunmhurbaşkanlığı sistemi Melih Gökçek’i de kurtaran bir sistem. Bu sistemde dokunulmazlığın olması için milletvekili olmak gerekmiyor, meclis dışından da bakan olduğunuz taktirde 2 avantaja sahip oluyorsunuz; birincisi dokunulmazlık, ikincisi de 2 yıllık bakanlıktan sonra imtiyazlı vekil emekliliği.

Evet son duyumlara göre hem “En Çok Erdoğan”ın gereksinimi olduğu için tatile çıkmış, hem de Melih Gökçek’ten sosyal medya dahil 7 gündür hiçbir şekilde haber alınamıyormuş. Erdoğan için bunun bir yeni kabine hazırlığı olduğunu bilmek için müneccim olmaya gerek yok, parti başkan yardımcısına kadar açıklama yapıldı artık.

Bu durumda diğer duyum da Gökçek’in ya çevre bakanı yapılacağı yada belediyelerle ilgili bir bakanlığın kurulacağı. Evet, Erdoğan Bahçeli, Kurtulmuş, Türkeş ve Soylu’dan sonra bir sevmediği kişiyi daha artık yanında taşımak zorunda kalacak, gerçekten büyük bir işkence bu durum.

Son dönemde değişen merkez bankası başkanı ve AKP Istanbul il başkanını düşündüğünüzde Berat Albayrak’ın elinde ne kadar kuvvetli bir koz olduğunu daha iyi anlarsınız. Bu sistem böyle çalışıyor, çünkü hepsinin dilinin ucunda bir “Yoksa” ve hepsi de dilden dışarı kaymaya ramak kalmış durumda.

Bu hafta sonu dilden kayanlarla, merdivenden kayanları hep beraber göreceğiz.