Bugünkü yazının kapak fotoğraflarına iyice bakın, dakikalarca seyredin ve belki de yazıyı sonra okuyun. Recep Tayyip Erdoğan denilen, megaloman, lümpen ve görmemiş cumhurbaşkanının yaptırdığı saray var, bana göre mimari olarak da çok güzel değil ama esas anlamıyla tamamıyla gereksiz bir yapı. Geri kalmış ülkelerin böyle zaafları var, bu kadar büyük ve modern bina yaptıklarında kendilerinin ve yaptıkları için de büyük olacağını sanıyorlar. Sanıyorlar ki Macron o kapıdan içeri girerken o koca binadan öyle bir etkilenecek ki, Erdoğan yada bir başkası ne derse hem etkilenecek, hem de kabul edecek.

Oysa durum öyle değil, sarayı insan olarak düşünün, diğer yamuk binayı da o insanın beyni olarak, işte geri kalmış ülke insanı böyle bişey, Türkiye'nin yapısı bu, Erdoğan'ın da bu, birçoğunun da. Avrupa Birliği'ne girmek için çırpınırken işkenceyle ilgili yasalar değişmişti ve herkes yine Erdoğan'ın ne kadar demokrat olduğunu yazıyordu. Ben yasalarda yapılan değişikliğin hiçbişeye yaramayacağını yazmıştım, siz o güne kadar yetiştirdiğiniz emniyet güçlerinin beynini o şekilde yıkadıysanız, yasa değişikliği bir hiçtir. Ve yasa değişikliğinin haftasına kalmadı bir karakolda Engin isimli bir genç polis işkencesiyle yaşamını yitirdi.

Sadece bu örnek değil tabi ki, AB'ye girmek için nüfusun belli bir oranda ehliyetli olması gerekiyor diye kolay ehliyet vermeye başladığınızda araba kullanmayı bilen insan sayısı artar gibi gözükse de kaza ve ölümler artar. İlkokul ve lise mezununun da bir oranı var diye 2 aylık kurslarla okuma yazma oranını arttırdığınızda sadece sayı artar, o cahil kafa yerinde duruyordur ve kitap okuma oranınızda bir tık bile oynamaz.

Bütün dinlerde de böyle değil midir, Zeus'un fotoğrafını görmüşsünüzdür, resimde bile sizden 50 kat büyük gibidir, çünkü ondan korkmanız gerekir ve size ancak böyle hükmeder. Göktanrı sistemine geçişin de belki nedeni budur, şaman dini inandırıcılığını yitirmeye başlayınca gözle görülmeyen bir büyüklük icat etmek zorunda kalmıştır insanlık. Ve ona inanmanız için kocaman tapınaklar, katedraller ve camiler yapmak zorunda kalırsınız. O büyüklük sizi hem hayran bıraktırır kendine hem de ezer, hepsi size tepeden bakar.

Devlet Bahçeli fotoğraflı MHP ilanlarını gördünüz mü, ekmek asmışlar ekmek alamayacak durumda olan insanlar için. Sarayı destekleyeceksin, meclis gibi büyük bir binada işe yaradığını zannedeceksin, parti binan da bir o kadar büyüktür, ekonomiden hiçbişey anlamayan Berat Albayrak'ı, üniversiteyi bitirdiği bile şüpheli cumhurbaşkanına koltuk değnekliği yapacaksın, dolar yada euro'nun füze hızıyla yükselmesi senin umurunda olmayacak ama halkın ekmek alacak parası olmayabilir diye ekmek asacaksın.

İşte beynin o binadaki gibi. O binayı yanlış anlamayın, bir gecekondu binası değil o bina, yamuk yumuk bir bina, o bina sınıf atladığını ve herşeyi kendisi yapacağını zanneden birisinin binası, bu bina fotoşop da olsa buna benzerleri çok var, Şişli'ye giderken var, tarihi ahşap binaya betonarme çıkılmış 2 kat var, burada bina düzgün ama kafa yamuk.

Bu 2 binaya çok iyi bakın, Türkiye gerçeğini çok iyi anlatıyor ya o sarayda kalıp yamuk bina beyniyle yönetiyor yada yamuk binada kalıp, saraydaki yamuk ilişkileri desteklemek amacıyla oy veriyor.

Ne bileyim, belki bunların da hepsi rasyoneldir, halkı aptal yerine koymaya çalışılan bir aptallık değildir.