Cumhurbaşkanı Erdoğan önünü arkasını pek düşünmeden ettiği her lafta bir kayaya tosluyor.

Geçen ay, Erdoğan’ın üzerine vazife imiş gibi ettiği “en azından üç çocuk yapın”, “erken yaşta evlenin, otuz yaşını asla beklemeyin” gibi lafların toplumda karşılığı olmadığını, 2003-2019 nüfus istatistiklerine dayanarak (kaynak TUİK) göstermeye gayret etmiş idim.

Bu hafta da Boğaziçi Mezunlar Derneğinin sitesinde bu seneki YKS’de  (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) ilk yüze ve ilk bine giren (her puan türünde) öğrencilerin Boğaziçi Üniversitesinin bir bölümünü tercih oranları açıklandı.

Sonuçlar gerçekten çok çarpıcı.

İlk bine giren öğrencilerden yedi yüz sekizi (708), ilk yüze giren öğrencilerden de altmış dokuzu (69) Boğaziçi Üniversitesini tercih etmişler.

İyi ki de etmişler.

Ocak 2018’de siyasi İslama yakın Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının kurduğu bir dernekte Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yapmış idi.

Bu konuşmada, başka işi gücü kalmamış gibi, Erdoğan Boğaziçi Üniversitesine yönelik kendi çapını da çok aşan eleştiriler getirdi.

Türkiye’nin bu çok önemli üniversitesinin “yerli ve milli” değerlere yaslanmadığı için uluslararası mukayeselerde çok önemli yerlere gelemediğini söyledi Erdoğan.

Türkiye’de Erdoğan’ın adını taşıyan bir üniversite var, acaba bu üniversitenin uluslararası karşılaştırmalarda yeri nedir?

AKP’nin açtığı üniversitelerde durum nedir acaba?

Hadi bırakın çok yeni üniversiteleri, eski üniversitelerin durumu nedir?

Bir ülkenin Cumhurbaşkanının o ülkenin en iyi üniversitesi ile ne alıp veremediği olabilir?

Şunu da hatırlatmak isterim geçerken, Boğaziçi Üniversitesi tarihiyle, akademik programlarıyla, çalışmalarıyla, hocalarıyla ve öğrencileriyle Erdoğan’a üç boy büyük gelir.

Bir üniversitenin “yerli ve milli” değerlere yaslanması ne demektir?

Üniversite kelimesinin etimolojisi bile “yerli ve milli” olmaya engeldir aslında.

2020 YKS sonuçlarıyla ilk yüze ve ilk bine giren öğrenciler arasında (her puan türünde) Boğaziçi Üniversitesinin bir bölümünü tercih oranını yukarıda dikkatlerinize sundum.

Türkiye’nin bu altın beyinli gençlerinin üniversite tercihlerinde Allah’tan Erdoğanvari değerlendirmeler rol oynamıyorlar.

Erdoğan’ın Ocak 2018 senesinde bu kurum (Boğaziçi Üniversitesi) ile ilgili değerlendirmesine en yetkin ve en uygun yanıtı da ülkemizin bu en parlak, en iyi öğrencileri vermiş oldular.

Erdoğan’a naçiz tavsiyem haddini aşan konulara girmemesi ve bir yükseköğretim kurumu ile “yerlilik ve millilik” gibi bir saçmalığı bir araya getirirken on kere düşünmesi.

Trump gibi biri bile ABD’de Harvard ile polemiğe girmiyor.

İngiltere’de bir başbakanın Oxford ve Cambridge ile tartışmaya girmesi düşünülemez.

Macron Fransız üniversitelerini yerli ve milli olmadıkları için eleştirse uzun süre Saray’ından burnunu bile çıkaramaz.

Ama bütün bunlar bizim ülkemizde yaşanabiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hatırlatırım, Şanghay sıralamasında ilk yüze giren hiçbir üniversite yerli ve milli olmakla övünmez.

Bu üniversitelerin sıralamada ilk yüze girmelerinin de temel nedeni bu üniversitelerin bulunduğu ülkelerin cumhurbaşkanlarının, başbakanlarının üniversiteleri yerli ve milli olmamakla eleştirmemesidir.

Düşünülemez bile.