Rusya da dahil Türkiye’nin komşuları Ankara’nın jeopolitik isteklerini göz önünde bulundurmak mecburiyetindeler.

Türkiye’nin iktidarı çok kurnaz ve sert bir politika izlemekte.

Tarihten bu yana ülkelerinin gelişimi sürecinde edindiği tecrübeyi çok iyi kullanabiliyorlar.

Türkiye 19. yüzyılda olduğu gibi şimdi de çok kurnazca dünyanın büyük güçleri arasındaki dengelerde manevra yapmayı iyi başarıyor.

Mesela o dönem Osmanlı ve Rusya imparatorlukları arasında savaş söz konusu idi ama Rusya, Osmanlının İngiltere ve Fransa’ya karşı çıkarlarını korumak için Mısır’da başlayan isyanı bastırmak için Osmanlıya yardım etti. Sonucunda İngiltere ve Fransa yine Osmanlının müttefiki oldular.

Erdoğan da ABD ile olan ilişkilerini çok kurnazca geliştiriyor.

Türkiye NATO üyesi bir ülke olmasına rağmen ABD’den çekinmiyor ve ne yapıp ne yapamayacağını iyi biliyor.

Erdoğan güçlü bir lider olsa da bu çalışmayı profesyonel bir şekilde yürüten bürokrat ve politikacılardan oluşan bir ekip olduğu belli.

Türkiye iktidarının sorunları da çok. Bunlardan en önemlisi de AB ile olan gergin ilişkiler ve ekonominin gittikçe daha da zayıflaması. Türk lirasının zayıflaması bunu net gösteriyor. Ama tüm bu sorunlara rağmen Türkiye Suriye’de, Libya’da ve son olarak Dağlık Karabağ’da çok agresif bir politika izliyor. Şu anda Türkiye kendisini Azerbaycan’ın büyük müttefiki olarak yansıtıyor. Bence bu da Türklerin kurnazlıklarından bir tanesidir.

Türkiye Bakü’nün pozisyonunun güçlenmesini istememekte. Türkiye burada büyük bir üst kurarak tüm Güney Kafkaslarda etkinliğini artırmak istiyor.

Bir de Erdoğan, Çin’deki Uygur otonom bölgesinde de etkinliğini güçlendirmek istemekte. Dünya çapında Türki halkların birleştiricisi ve İslam aleminin lideri olmak istiyor. Türkiye, Çin’le karşı karşıya geldiğinde direkt ABD’nin desteğini sağlamış olacak. Bu da Türkiye’nin diğer bir kurnazlığıdır.

Böyle bir politika yürüten ve açıkça Kırım’ın Rusya’ya ait olmadığını vurgulayan Türkiye ile Rusya arasında direkt bir çatışma olasılığını düşünmemekle beraber; her iki ülke arasındaki ilişkilerin tüm çabalara rağmen giderek daha da kötüleştiğini söyleyebiliriz.

Azerbaycan ve Ermenistan çatışması sürecinde bundan kaçınmak mümkün oldu. Rusya dışında Avrupa ve ABD de Türkiye’nin Kafkas bölgesinde fazla güçlenmesini istememekte.

Rusya’nın en önemli sorunu ise eski SSCB bölgesinde pasif kalmasıdır. Eğer Rusya bu bölgeye daha da aktif bir denetim sağlayamazsa o zaman buraya ABD, Avrupa, Çin, Türkiye ve hata İran gibi ülkeler el atacaklar.

Rusya bu güçlerin çıkarlarını dikkate almak mecburiyetinde kalacak. Rusya acil olarak bu bölgedeki çıkarlarını ve yakın topraklardaki etkinliğini korumak için harekete geçmeli. Önümüzdeki dönemde bunun mücadelesi daha da güçlenecek.