Sığacık'ta deniz yükseldi, tekerlekli sandalyedeki bir kişi su altında kalarak hayatını kaybetti

Sığacık'ta deniz yükseldi, tekerlekli sandalyedeki bir kişi su altında kalarak hayatını kaybetti
Yayınlanma:
Güncelleme: 31 Ekim 2020 14:36
A+ A-
'Tekrar deprem olursa deniz tekrar taşar mı diye endişe içindeyiz.'

İzmir'deki 6.9 büyüklüğündeki depremin ardından Sığacık'ta deniz yükseldi. Kale içinde dükkan, lokanta ve tezgahların bulunduğu yer ile Teos Caddesi'ni su bastı.

BBC Türkçe'den Fundanur Öztürk'e konuşan Sığacık Mahallesi Muhtarı Yaşar Keleş, tekerlekli sandalyedeki bir kişinin deniz yükseldiği sırada su altında kalarak hayatını kaybettiği bilgisini verdi:

"Bizim mahallede teyzemiz, elinde büyüdük sayılır. Tekerlekli sandalyedeydi. Deprem olunca evden tekerli sandalyeyle çıkardılar. O an deniz geldi, herkes panik içerisindeydi, onun da tekerlekli sandalyesi devrildi. Koşturduk, kaldırdık, kurtardık ama su yutunca kurtaramadık. Tsunami oldu, herkes can derdinde, bir boy deniz oldu. Onu sonradan bulduk kaldırdık ama kurtaramadık. İki tane oğlum onu kurtardı sudan. Biz kurtardıktan sonra bir müddet nefes alıyordu, ambulansı aradık ama gelemedi, nasıl gelsin ambulans, her taraf deniz içinde. Kollarımızda öldü. Ambulans gelemedi, denizin içinde kaldık. Suyun gelmesi ve geri çekilmesi neredeyse yarım saat sürdü. Başka suya kapılan da oldu ama ölmedi. Hala su çekiliyor, geri geliyor."

'TEKRAR DEPREM OLURSA DENİZ TEKRAR TAŞAR MI DİYE ENDİŞE İÇİNEYİZ'

Sığacık'ta denize 300 metre mesafede oturan Nilgün Aklar da, evin içinde tencerelerin çerçevelerin düştüğünü, bahçeye çıktıklarını anlattı:

"Ufak birer çanta hazırladık. Bahçede oturuyoruz. Sahilde deniz taştı. Kale içinin oraları su basmış, bizim iki sokak öteye kadar su gelmiş. Bahçeden dışarı çok çıkamıyoruz, mecbur kalırsak gitmeye hazırız. Şimdi tekrar çekilmiş deniz, oraya yürüyerek gidip gelen gençler var çevrede. Tekrar deprem olursa, tsunami demeyeyim de tekrar deniz taşar mı diye endişe içindeyiz. Arabamıza yakın duruyoruz, çanta hazırladık, araba bahçenin dibinde. İlaçlarımızı, suyumuzu, maskemizi aldık. Şimdilik bekliyoruz bir şey olur mu diye ama burada herkes bizim gibi. 100 metre kadar içeri girmiş su.

"İçeri girip televizyon zaten açamıyoruz, telefonlar için de harici şarj cihazları var, oraya bağladık ama ne kadar dışarıda kalırız, içeri girer miyiz, bu geceyi dışarıda mı geçiririz bilmiyoruz."

BBC Türkçe'nin Sığacık'ta ulaştığı bir başka kişi de kale içi ve marina bölgesinin depremden sonra su altında kaldığını, elektrik olmadığı için dışarıyla erişimlerinin zorlaştığını söylüyor.

Sığacık'ta yaşayan Serdar Cerit, çok sayıda ev ve iş yerinin zarar gördüğünü, vatandaşların 'yaralarını sarmak için' sabahı beklediklerini söylüyor:

"Sığacık'taki eski taş binalar zaten sokakların yarım metre altında kalıyor. Böyle olunca su gelir gelmez bütün ev ve dükkanlar su altında kaldı. Butikler, el işçiliğiyle uğraşanlar, gıda ile uğraşanlar, hepsi…

"Su dükkanların içindeki büyük dolapları bile yüzlerce metre ileriye sürükledi. Karada yat, denizin içerisinde ise arabalar gördüm. Su marinadaki yatı karaya çıkarmış, karadaki arabaları da denize çekmişti."

"Deniz suyu kıyıdan 150 metre kadar içeri girdi ve tamamen çekilmesi yarım saat sürdü. Yer altı oluklarının açılması için hemen ekipler geldi ancak altyapıda maalesef sıkıntı vardı, su hızlı bir şekilde boşalmadı. Sığacık tarihi bir bölge olduğu ve içerisinde pek çok sit alanını barındırıyor, bu sebeple altyapı çalışmaları için kazı yapılamayan bölgeler mevcut.

"Yöre halkının büyük ölçüde sadece turizm ve tarım geliri var. Bu yıl pandemiden ötürü zaten ekonomik olarak çok büyük sıkıntılar yaşadılar, sadece iki aylık bir yaz sezonu geçirdiler. Uzun bir süre yerel dükkanlar, geleneksel pazarlar açılmadı. Halk zaten maddi olarak zayıflamıştı, kışı nasıl geçireceğiz diye düşünürken bir de bu çıktı."

    

'TSUNAMİYE KARŞI UYARILMADIK' 

Cerit, yeterli zaman olmasına rağmen yöre halkının depremin hemen ardından meydana gelebilecek tsunamiye karşı uyarılmadığını söylüyor:

"Biz depremin ardından hemen yüksek yerlere çıktık ama herkes bu riskin farkında değildi. Bununla ilgili herhangi bir resmi bilgilendirme kesinlikle yapılmadı. Halk tsunami riski olduğunu bilemeyebilir ama sirenlerle halkın bu tehlikeye karşı uyarılması gerekiyordu.

"Tsunami depremden yarım saat sonra gerçekleşti, uyarı yapmak için zaman vardı. Bu gece yeni bir tsunami riskine karşı kıyıya yakın Kaleiçi mevkisi tahliye edildi. 150 tanesi iş yeri olmak üzere 184 konut bulunan Kaleiçi'nde yaşayan herkes evlerini terk edip uzaklara gitti."

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar