Avrupa'da geçtiğimiz hafta Norveç, Danimarka, Hollanda ve İrlanda, AstraZeneca'nın geliştirdiği yeni tip Coronavirus (Covid-19) aşılarının kullanımını geçici olarak askıya aldı. İtalya, Estonya, Letonya, Lüksemburg ve Litvanya'da da AstraZeneca'nın toplamda 17 ülkeye gönderdiği ve 1 milyon doz içeren belirli bir parti aşının kullanımı durduruldu. Queensland Teknoloji Üniversitesi'nden kamu sağlığı uzmanı Prof. Gerard Fitzgerald, AstraZeneca aşılarını askıya alan ülkelerin "aşırı derecede ihtiyatlı davrandığı" yorumunu yaptı. Fitzgerald, kan pıhtılarının aşılardan bağımsız olarak son derece yaygın olduğunu söyledi. 

Bu ülkeler, aşıyı yaptıran bazı kişilerin derin ven trombozu, pulmoner emboli ve kan pıhtılaşması gibi yan etkiler yaşamasını karara gerekçe gösterdi. Bununla birlikte açıklamalarda, aşıyla doğrudan bağlantı bulunup bulunmadığının hâlâ araştırılmakta olduğu da vurgulandı. İngiltere ve Fransa dahil bir dizi ülkedeyse AstraZeneca ile aşılama sürüyor.

AstraZeneca firmasıysa, söz konusu vakalarla aşı arasında doğrudan bir bağlantının bulunmadığını vurguluyor. Firmadan yapılan açıklamada, Avrupa Birliği ve İngiltere'de AstraZenecca aşısı yaptıran kişilerin sayısının 17 milyonu geçtiği, bu kişiler arasında 15 derin ven trombozu ve 22 pulmoner emboli vakası görüldüğü belirtildi. Firma, bu oranın, söz konusu şikâyetlerin normal nüfusta görülme oranından yüksek olmadığını vurguladı.

DERİN VEN TROMBOZU, PULMONER EMBOLİ NEDİR?

Derin ven trombozu, özetle, kan akışının azalmasına bağlı olarak damarlarda kan pıhtısının oluşması anlamına geliyor. Genellikle bacaklarda görülen bu durumda, pıhtının koparak kendi başına damarlarda hareket edip bir organa kan akışını tıkama ihtimali bulunuyor. Bu duruma da emboli adı veriliyor. Pulmoner emboli ise kalpten akciğere giden damarların pıhtı tarafından tıjanması anlamına geliyor. Pulmoner emboli, akciğerdeki oksijen seviyelerini etkiliyor ve potansiyel olarak öldürücü olabiliyor. Baş dönmesi, göğüs sıkışması, nefes darlığı ve öksürük gibi semptomlarla kendini gösterebiliyor.

ASTRAZENECA AŞISI BU SORUNLARA YOL AÇIYOR MU?

AstraZeneca'dan yapılan açıklamada, aşıyı olan milyonlarca kişi arasında derin ven trombozu ve pulmoner embolinin görülme oranının "bu büyüklükteki bir nüfusta doğal olarak beklenebilecek orandan çok daha düşük olduğu" belirtildi. Firma, diğer onaylı Covid-19 aşılarında da bu şikâyetlerin benzer oranlarda görüldüğünü savundu.  

AstraZeneca yetkilisi Ann Taylor, "Pandeminin doğası, bireysel vakalara daha fazla dikkat edilmesine yol açtı ve kamu güvenliğini sağlamak adına, aşıyla ilgili raporlamalarda standart uygulamaların dışına çıkılıyor" dedi. Taylor, firmanın söz konusu vakalarla ilgili ek testler yaptığını, Avrupalı sağlık yetkililerinin de bağımsız araştırmalar yürüttüğünü söyledi.

BİLİM İNSANLARI VE UZMANLAR NE DİYOR?

Queensland Teknoloji Üniversitesi'nden kamu sağlığı uzmanı Prof. Gerard Fitzgerald, AstraZeneca aşılarını askıya alan ülkelerin "aşırı derecede ihtiyatlı davrandığı" yorumunu yaptı. Fitzgerald, kan pıhtılarının aşılardan bağımsız olarak son derece yaygın olduğunu söyledi. Fitzgerald, ABD'de her yıl 100 bine yakın kişinin akciğerde kan pıhtısı nedeniyle öldüğünü belirterek, "Bu durum yaşlılarla kronik hastalar arasında daha yaygın ve erken aşılama programlarının hedef kitlesi de onlar" dedi. Avustralyalı profesör, AstraZeneca firmasının kamuoyuna açıklanan deneme sonuçlarında da böyle bir yan etkiye dair artan bir riskten söz edilmedini de belirtti.

Cambridge'deki Winston Risk ve Kanıt İletişimi Merkezi'nin Başkanı David Spiegelhalter de, The Guardian gazetesine yazdığı makalede "Yeni bir aşıya dair bir miktar anksiyete anlaşılabilir ve şüpheli reaksiyonların hepsi araştırılmalı. Fakat mevcut koşullarda hem yavaş hem hızlı düşünmeliyiz ve olmayan neden-sonuç ilişkileri kurmaya direnmeliyiz" dedi.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ NE DİYOR?

Dünya Sağlık Örgütü'nden (WHO) geçen hafta AstraZeneca aşısıyla ilgili yapılan açıklamada, bu aşıyla pıhtı riskinde artış arasında doğrudan bir ilişki görülmediği belirtilmişti. DSÖ, bu aşının kanda pıhtılaşmaya sebep olduğuna dair somut bir kanıt bulunmadığını vurgulamış, aşının askıya alınmasına gerek olmadığını açıklamıştı. (HABER MERKEZİ)