Seyadê Şamê'nin yaşamı belgesel oldu

Seyadê Şamê'nin yaşamı belgesel oldu
Şair ve Yönetmen Kerem Tekoğlu, Erivan Radyosu’nun iz bırakan dengbêji Seyadê Şamê’nin zorlu hayat öyküsünü beyazperdeye taşıdı.

KÜLTÜR SANAT - Zilan Katliamı'ndan 2. Dünya Savaşı’na Seyadê Şamê’nin yaşadığı aşkı, özlemi, acıyı, sürgünleri ve işkenceleri tüm çıplaklığıyla seyirciye aktaran Tekoğlu, İstanbul’da 1 Temmuz 2017 tarihinde Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek büyük gala öncesi ANF’den Zeynep Kuray’a konuştu.

‘ÖYKÜSÜ KÜRT HALKININ YAŞAMININ TA KENDİSİ'

Kürdistan’da onca dengbêj yetişmişken neden özellikle Seyadê Şamê’yi tercih ettiniz?

Seyadê Şamê’nın öyküsüne baktığımızda, aslında Kürtlerin ve Kürdistan’ın aynasını görürüz. Seyadê Şamê’nin yaşamının bir yanı yeryüzünde insanın çekilebileceği tüm acılarla doluyken; diğer yanı aşkıyla, yaşam sevinci ve umuduyla halaylıdır, türkülüdür. O’nun öyküsünde Kürt halkının yaşamının ta kendisini buldum. Acı içinde yoğrulan Kürt gençleri bunca zulme rağmen özgürlük umutlarını yitirmeden halaylarla, türkülerle ölüme meydan okuyorlar. Bu yaşam öyküsünde aynı zamanda Kürt kadınının asaletini ve sadakatini görürüz. Şamê’nin 1943 yılında Doğubeyazıt’ta evlenip 6 ay beraber yaşadığı ilk eşi Zulfinaza Xanoyê Emo'nun dramını görürüz. Zulfinaza Xanoyê Emo tam 49 yıl boyunca eşinin yolunu gözler. Beni bu öyküyü çekmeye iten en büyük iki neden budur.

‘QULİNGÊ BİRÎNDAR’ KİTABINDAN ESİNLENDİ

Belgesel fikri nasıl doğdu?

Belgesel fikri Seyadê Şamê’nın kardeşi Veysel Çamlıbel’in yazdığı Qulingê Birîndar (Yaralı Turna) kitabını okumam sonucunda doğdu.

Seyadê Şamê’nın ailesine ulaşabildiniz mi?

Evet. Kardeşleri Veysel Çamlıbel, Mahmut Çamlıbel, Nebahat Karakaş, kızı Zozan Yaşar ve 97 yaşında olan ilk eşi Zulfinaza Xanoyê Emo’nun çocukluk arkadaşına ulaşabildim ve belgeselde onların anlatımlarına yer verdim; Çamlıbel Ailesi'nin eşsiz arşivinden yararlandım. Ayrıca kurmaca sahnelerle de belgesele sinema filmi tadı vermeye çalıştım.

'SANATÇILAR KLAMLARINI SÖYLÜYOR AMA KENDİSİNİ BİLMİYOR'

Kürt gençleri böyle bir değerden haberdar mı?

Maalesef haberdar değiller. Şöyle ki, 'Esmer Eman’ ve ‘Apo’ eserlerinin Seyadê Şamê’ye ait olduğu ortaya çıkmayana kadar Kürt sanatçılarının çoğu ondan bihaberdi. Düşünün ki, şu anda Kürt sanatçıların okuduğu birçok klam Seyadê Şamê’ye ait ama bu sanatçılar bunu bilmez. Bu çok büyük bir eksikliktir. Umarım, bu eksikliği az da olsa bu belgeselle gidermişimdir. Bu vesileyle Seyadê Şamê gibi bir değeri gelecek nesillere aktarmak istedim; bilmem başarabildim mi? Buna seyirci karar verecek.

Belgeli nasıl çektiniz? Sürgün veya tutsak edildiği bölgelere gittiniz mi?

Belgeseli çok değerli bir ekiple çektim. Bu projenin görüntü yönetmenliğini Mehmet Ali Baran, kurgu ve montajı ise Masum Elmas tarafından yapıldı. Proje boyunca danışmanlığımı bizzat Veysel Çamlıbel ve Mahmut Çamlıbel üstlendi. Onlar olmasaydı bu belgeselin bu şekilde çıkması çok zor olurdu. Hepsine gönülden teşekkür ediyorum. Çekim için Erivan ve Rusya’ya gidemedik; doğup büyüdüğü, evlendiği Doğabeyazıt’ta çektik.

GALA 1 TEMMUZ’DA

İlk gösterim ne zaman ve nerede?

6 Mayıs 2017 tarihinde İzmir Tepekule Kongre Merkezi’nde ve 17 Mayıs’ta Cadde Bostan Kültür Merkezi’nde küçük çapta iki gösterim yaptık. Ancak belgeselin esas galası 1 Temmuz 2017'de Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Galaya herkesi bekliyoruz. Gösterimler İstanbul ile de sınırlı olmayacak. 9 Temmuz’da Doğubeyazıt ‘ta, 12 Temmuz’da Ağrı’da, 15 Temmuz ‘da ise Van’da gösterilecek. Ayrıca şimdiden birçok uluslararası festival belgeseli kabul etti. Bu festivaller sayesinde Dengbêj Seyadê Şamê’nin öyküsü tüm dünyada duyulacak.

ZİLAN KATLİAMI'NDAN 2.DÜNYA SAVAŞI'NA …

Seyadê Şamê kimdir?

1922'de Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde dünyaya gelen Seyadê Şamê, Çamlıbel Ailesi'nin en büyük oğludur. Çocukluğu Ağrı İsyanı ve Zilan Katliamı'nın gölgesinde geçiren Şamê’nin gençliği ise 2. Dünya Savaşı’na denk düşer. Siyasi görüşlerinden ötürü Türk devleti tarafından Sovyetler ajanı olduğu suçlamasıyla 1943 yılında önce ailesiyle birlikte Çorum'un Alaca ilçesine sürgün edilir, sonra hapsedilir. 1944 yılında tutulduğu Erzurum Mumcular Cezaevi’nden firar etmeyi başaran ve 26 gün boyunca kar kış demeden İran’a ulaşan Şamê, bu kez de SSCB askerleri tarafından yakalanarak Türk ajanı olmakla suçlanır. Şamê, 1 yıl Moskova ile Tiflis cezaevlerinde tutulduktan sonra 9 yıl boyunca yoğun işkencelere maruz kalacağı Sibirya toplama kamplarına gönderilir. Ancak Stalin’in ölümünden sonra cezası biten Şamê, Ermenistan‘ın başkenti Erivan’a yerleşir ve orada Erivan Radyosu’nun Kürtçe bölüm sorumlusu Xelîlê Miradov‘un teklifi üzerine radyoda klamlar söylemeye başlar. O güne kadar kendisini öldüğünü sanan ailesi, 20 yıl sonra radyoda duydukları sesiyle yaşadığını öğrenir. Seyadê Şamê, tam 49 yıl sonra, 1992 ‘de doğduğu topraklara geri döner. Aynı yıl 20 Eylül’de Rusya Krasnodar kentinde hayata gözlerini yuman Şamê’nin mezarı hâlâ Krasnodar'da.

Öne Çıkanlar