At izi it izine galiba Kanal soruşturmasında karışıyor

Erdoğan uyuşturucu tacirleriyle boy boy resim çektiren rahmetli Burhan Kuzu’yu bile görevden almamış idi, kendi damadının istifasına engel olmadı ya da olamadı...

Türkiye’de çok ilginç gelişmeler yaşanıyor galiba; galiba diyorum, çünkü yazacaklarım büyük ölçüde spekülatif içerikli olacak, değerlendirme okurların.

Aradan yaklaşık on gün geçti, hala Damat Bey'in neden Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa ettiğini öğrenemedik, sadece dedikodular var; Erdoğan uyuşturucu tacirleriyle boy boy resim çektiren rahmetli Burhan Kuzu’yu bile görevden almamış idi, kendi damadının istifasına engel olmadı ya da olamadı, paternalistik yapısı böylece karizmayı fena çizdirdi ama neden, belli değil.

***

Dün Türkiye’de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında çok ilginç bir İçişleri Bakanlığı soruşturması başlatıldı; bu yazıda çok detaya girmeyeceğim (başka bir yazıya İnşallah) ama baştan aşağı saçma sapan bir soruşturma, tüm gerekçeler bilimsel açıdan komedi.

Soruşturma talebinde Anayasanın 104, 123 ve 127. Maddelerine gönderme var; bu maddeler (123 ve 127) zaten baştan aşağıya evrensel hukuk ilkelerine aykırı maddeler ama bu maddeler bu yanlış biçimleriyle bile soruşturma ile alakasız maddeler.

Soruşturma talebinde "Devlet projesi" diye yine saçma bir ifade var, devlet demek yasama, yargı, yürütme demek, İçişleri Bakanı muhtemelen yürütme ile devleti karıştırıyor, normaldir, kusuruna bakılmaz ama devlet projesi saçma bir laftır, MGK’dan bir karar çıksa bile vatandaşların bu karara itiraz, muhalefet hakları vardır, bu durumda ortada böyle bir karar da yoktur.

Peki, böyle saçma bir soruşturma dün neden Türkiye’nin gündemine geldi?

İBB Başkanı İmamoğlu için başlatılan bu soruşturmanın acaba Erdoğan’ın "hukuk reformu" sözü (!) ile bir alakası var mıdır?

Bakalım Erdoğan bu soruşturmanın arkasında ne kadar duracak?

Benim kişisel kanaatim MHP’nin, Bodrum Marina’da beraber resim çektirenlerin, hatta belki de Vatan Partisi ekibinin bir bölümünün Türkiye’nin iç güvenliğinden sorumlu bazı birim ve kişileri koçbaşı olarak kullanmak istedikleri doğrultusunda.

Mesele o kadar ileri gitmiştir ki, omuz atma videoları sosyal medyada dolaşanlardan Damat istifa etmiştir, Erdoğan kızının eşini bu kararından vazgeçir(e)memiştir.

Her popülist politikacı gibi, mesela Trump gibi, sonuna kadar savaşmayı yeğleyen biri neden Damadı konusunda bu kadar kolay teslim olmuştur?

Biden’ın Ocak 2021’de Beyaz Ev’de oturmaya başladıktan sonra bu denklemin nasıl evrileceği, çözülüp çözülmeyeceği konusu daha da ilginç hale gelecektir.

Cumhur İttifakı içinde çok ilginç gelişmeler yaşanmaktadır.

MHP (Devlet Bahçeli) olmaksızın Erdoğan’ın erken seçime zorlanacağı aşikardır ve erken seçimin bu ekonomik kriz içinde Erdoğan için çok sevimsiz sonuçlar üretmesi muhtemeldir.

Bir bakışa göre; MHP ve yakın ittifakları AKP’yi rehin almışlar gibi bir görüntü ortaya çıkmaktadır.

Bu rehin ortamında birileri Erdoğan’ı her şeye zorlayabilirler.

Erdoğan önemli bir bakanı görevinden alırsa (affederse?) acaba MHP’nin siyasal desteğini çekeceğini mi bilmektedir?

Sadece seçim kazanma konusunda siyasi zekası küçümsenmeyecek biri olan Erdoğan da bu rehin ortamında kendi hamlelerini yapmaktadır.

Sadece seçim kazanma siyasi zekası diyorum çünkü Türkiye’de bugün kişi başına gelir 2006 senesine gerilemiştir ve gerçek siyasi zeka yurttaşlarının gelirini hukuk devleti içinde arttıran siyasi zekadır.

Ekonomi ve hukuk reform vaatleri kanımca bu tür adımlardır ve yerlilik, millilik şiarlarını öne çıkaran Erdoğan şu günlerde dış dünyadan destek arayışına çıkmış görüntüsü vermektedir.

Koçbaşı ve Bahçeli kendisini çok sıkıştırmaya devam ederlerse ki, öyle gözüküyor, Erdoğan’ın Biden ve Macron ile kankalık arayışlarına girmesi bile kimseyi şaşırtmasın.

Koçbaşı ve Bahçeli hukuk reformu vaadine İmamoğlu’na soruşturma açarak, doğal afet ortamlarında belediye başkanlarının (İzmir?) açıklama yapmasını yasaklayarak yanıt üretmişlerdir; tekrar hatırlatıyorum, bu iki karar da aynı güne geldi ve menşei İçişleri Bakanlığı.

Sen misin yabancı sermaye çekmek için hukuk reformu diyen, al sana soruşturma, al sana yasaklar.

Şunu da hatırlatalım, Erdoğan’ın hukuk reformu ile ilgisi yoktur ama bugün bu kavramı enstrümantalize etmek zorunda kalmıştır

Türkiye siyaseti, Cumhur İttifakı ilginç gelişmelere gebe gibi duruyor.

Damat, müstafi Maliye Bakanı, kayınpederine it izi göndermesi yap(a)mayacağına göre, Berat Bey'in bu iti sizce kim ya da kimlerdir, izleri nerelere kadar gitmektedir?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi