Koray Düzgören

Koray Düzgören

HDP’nin adını anmayınca seçim mi kazanacaksınız Sayın Kılıçdaroğlu?

CHP’nin oyu, genel başkan olduğunuz 10 yıl boyunca yüzde 25 civarında dolaşıp duruyor. HDP’nin desteklemediği muhalefet bloğunun iktidar koalisyonu karşısında hiçbir şansı yok.

Meclis, Saray’dan gelen talimatla, biri CHP’li, ikisi HDP’li üç milletvekilinin milletvekilliğini düşürdü.

AKP-MHP Koalisyonu’nun sivil darbesi devam ediyor.

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli ilk işareti verdi, uygulamayı da AKP Genel Başkanı Erdoğan gerçekleştirdi.

Seçmenin, Meclis’in iradesi hiçe sayıldı ve muhalefete yönelik planlı saldırılar dönemi de başlamış oldu.

Zaten Erdoğan, bunu çok önceden ilan etmişti. Korona virüsü ile birlikte muhalefeti ve muhalif medya virüsünü de yok edeceklerini açıklamıştı.

İktidar sözcüleri boşuna, "4 Haziran bir milat olacak, Meclis’in açılmasıyla birlikte yeni bir dönem başlayacak" demediler.

Bu yeni dönemin en acil meselesi olarak Meclis’te bekçilerin yetkilerini arttıran yasa görüşülürken, milletvekillerinin vekilliklerini düşürme meselesini de oldu bittiye getirip bu sürecin nasıl bir süreç olacağını göstermiş oldular.

Bunlar bir anlamda tahmin edilen hamleler.

Belki üç milletvekilinin bekleyen dosyalarının gündeme getirilmesi biraz ani oldu ama bu mesele de son anda ortaya çıkmış değil. Her an olabilirdi. Saray’ın keyfine kalmış bir durumdu!

Seçmen desteği giderek düşen, AKP içinden çıkan yeni partilerin gösterdiği ivmeden korkan, salgınla birlikte daha da derinleşmesi beklenen ekonomik çöküntünün gelmekte olduğunu gören iktidarın, durumu kurtarma hamleleri bunlar.

Konunun bu tarafını geçiyorum.

Asıl bu hamlenin ne manaya geldiğine ve muhalefet partilerine nasıl bir mesaj verdiğine göz atmak lazım.

Bunu anlamak için de milletvekilliği düşürülen CHP’li Enis Berberoğlu’nun olayın hemen ardından yaptığı konuşmasında kullandığı sözlere ve bir tweet’le tepkisini açıklayan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun mesajına bakmak gerekiyor.  

CHP’NİN AÇIKLAMALARINDA HDP MİLLETVEKİLLERİ YOK

İki açıklamada da sanki hedefe sadece CHP ve CHP milletvekili konulmuş gibi değerlendirildi. İki HDP milletvekilinden ise hiç söz edilmedi.

HDP milletvekilleri adeta yok sayıldı.

Meclis’teki oylamada CHP’li milletvekillerinin HDP’lilerle birlikte mücadele etmeleri, yan yana bu olup bittiye var güçleriyle karşı çıkmaları kuşkusuz önemli. Fakat tabii ki belirleyici olan CHP liderinin ve diğer sözcülerin açıklamaları.

Berberoğlu, olaydan hemen sonra yaptığı açıklamada, "Genel başkanımızın geçen hafta ifade ettiği gibi ‘Demokrasi için bir bedel ödenecekse bunu önce CHP’liler öder.’ Ben de bu bilinçteyim" dedi.

Kılıçdaroğu ise tweet’inde şunları söyledi:

"Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, koşullar ne olursa olsun demokrasiyi, hakkı, hukuku ve adaleti sonuna kadar savunacağız. Bu mücadelede eğer bir bedel ödenecekse o bedeli önce CHP'liler ödeyecektir demiştim. Enis Berberoğlu o bedeli ödeyenlerden birisidir."

İkisinin de açıklamalarında HDP’li milletvekillerinden hiç söz edilmiyor.

CHP’nin iktidarın bu son hamlesi karşısında bir kez daha aynı tuzağa düştüğünü görüyoruz.

Kılıçdaroğlu, bu yolla yine iktidarın eleştirilerinden, suçlamalarından kurtulabileceğini sandı.

HDP ile HDP’lilerle birarada olmadıklarını, olmayacaklarını, HDP’lilerin adlarını dahi ağzına almayarak peşinen beyan etmiş oldu.

İktidarın amacı da zaten bu değil mi?

Muhalefet bloğunu dağıtmak, muhalefet güçlerinin yan yana durmasını engellemek böylece yapılıp yapılmayacağı, yapılırsa ne zaman olacağı belirsiz seçimlerde iktidarın değişmesi ihtimalini ortadan kaldırmak.

Tuzak bu ve CHP döne döne bu tuzağa düşüyor.

31 Mart’ta HDP seçmeni ile Kürtlerin demokrasi hamlesi ve kararlılığı sayesinde tuzağa düşülmedi. Böylece iktidara çok önemli bir yenilgi tattırıldı.

Bu sonuç sadece büyük kentleri kurtarmakla kalmadı, muhalefetin bu iktidarı değiştirebilecek bir oy gücüne sahip olduğu da anlaşıldı.  

Türkiye’yi AKP-MHP iktidarından kurtulabilmek için bir umut yeşerdi.

Son kamuoyu yoklamaları da bu umudu doğrulayan ve pekiştiren sonuçlar veriyor.

Yalnız bu umudun gerçekleşebilmesi için tek bir yol var.

HDP’nin, Kürtlerin yer almadığı muhalefet cephesinin seçim kazanabilme şansı bulunmuyor.

İttifak halinde olmasa bile yan yana, birlikte, ya da HDP ve Kürtlere saygı temelinde daha farklı formüllerle oluşacak muhalefet cephesi, iktidar kanadının ve Erdoğan’ın en büyük kâbusu.

İKTİDARIN KURDUĞU BU TUZAĞA CHP HEP DÜŞÜYOR

Erdoğan ve iktidar kanadı 7 Haziran 2015’te azınlığa düşmesinden beri bu kâbusu bertaraf etmek için her türlü yola başvuruyor. En çok başvurduğu taktik, HDP’yi terörize ederek, düşmanlaştırarak, ayrıştırarak CHP’ye yüklenmek, CHP’nin ulusalcı, milliyetçi, devletçi damarlarına yönelerek HDP ile Kürtlerle ne yolla olursa olsun yakınlaşmasını önlemek.

İktidar, bu konuda CHP liderinden geçmişte çok destek aldı

En önemlisi 21 Mayıs 2016’da milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının kolaylaştırılması (Aslında HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılıp Meclis’ten tasfiye edilmeleri) amacıyla getirilen anayasa değişikliğine iktidarla birlikte kabul oyu verilmesiydi.

O oylama için Kılıçdaroğlu şunları söylemişti:

"Anayasaya aykırı olduğu halde ‘evet’ oyu vereceğiz. Biz dokunulmazlıkların kalkmasını istiyoruz. Siyasetçi bedel öder. Biz de bedel ödemekten korkmuyoruz."

İlginç değil mi? Bugün de bedeli sadece CHP’nin ödediğini söylüyor.

Sanki milletvekilliği düşürülen ve cezaevine giren (kısa bir süre cezaevine girip korona virüs tehdidi gerekçesiyle salıverilen) sadece Enis Berberoğlu’ymuş gibi konuşuyor.

HDP’nin iki eş genel başkanı olmak üzere çok sayıda milletvekilinin vekillikleri düşürülüp zindanlara atıldığı nedense (korkudan mı acaba?) telaffuz edilmiyor.

Sanki bunu yaparak iktidarı ilk seçimde yenilgiye uğratacağını düşünüyor olmalı!

Kılıçdaroğlu 18 Mayıs’ta bu konuda şunları söylüyor:

"Çok geniş bir toplumsal mutabakatla ilk seçimde iktidar el değiştirecek. Vatandaşımız ilk seçimde iktidarı, demokrasiden yana olanlara verecek".

O toplumsal mutabakatı nasıl sağlayacaksınız sayın Kılıçdaroğlu?

HDP’yi yok sayarak, Saray’ın oyunuyla vekillikleri düşürülen HDP’lilerin nezaketen de olsa adlarını anmayarak mı?

Hem iktidarın oyununa gelip, suçlamalarından korkup bunları yapmayacaksınız hem de seçmenin ilk seçimde gidip iktidarı değiştireceğini söyleyebiliyorsunuz.

Oysa önceki seçim sonuçları, partilerin oy oranları, kamuoyu yoklamaları ortada. CHP’nin oyu, sizin genel başkan olduğunuz 10 yıl boyunca yüzde 25 civarında dolaşıp duruyor.

HDP’nin desteklemediği, HDP seçmeninin oy vermediği muhalefet bloğunun iktidar koalisyonu karşısında hiçbir şansı yok.

Bu gerçeği bir an önce kabullenseniz iyi olacak!

Hem sizin ve partinizin siyasi geleceği hem de Türkiye’nin huzura, özgürlüğe, refaha susayan insanları için…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Koray Düzgören Arşivi