İşxan Miroyev

İşxan Miroyev

Suriye’yi bekleyen ne?

Büyük ihtimalle yakın zamanda Rusya ve Kürtlerin politik olarak pozisyonlarının yakınlaşmasına ilişkin adımlara tanık olacağız.

İşxan MİROYEV

Rus uzmanların yanı sıra birçok uluslararası uzman aynı soruyu tekrarlayıp duruyor: Rusya Ortadoğu’da yeniden büyük oyuncu olmayı nasıl başardı?

Tabi ki 30 yıl Ortadoğu politikasında arka planda kaldıktan sonra Rusya’nın bölgede tekrar büyük oyuncu olması zor olmadı. Bu avantajı kullanan Rusya son 6 ayda Suriye’deki iç savaşın seyrini değiştirdi ve giderek barış sürecini kendi denetimine aldı; Türkiye’nin otoriter lideri Erdoğan’la yakın ilişki geliştirdi ve ABD’nin geleneksel ortakları olan Mısır, Suudi Arabistan ve hatta İsrail’le bile aktif ilişkiler içine girdi.

Tabi ki Kürtler Rusya’nın IŞİD’e karşı mücadelede aktifleşmesine pozitif yaklaşmaktadırlar ama başka bir yönden de Moskova Suriye rejimini desteklemektedir ki Kürtler bu rejime karşıtlar.

Astana’daki görüşmeler Suriye çatışmasındaki güç ayrımını anlama açısından iyi oldu. Aslında Astana’da Esad rejiminin temsilcileri ve muhalefet (Selefi gruplar, Barzani yanlısı ENKS) anlaşmaya çalışıyorlardı. Astana görüşmelerine katılan güçler bağımsızlıklarını çoktan kaybetmişler ve tümüyle Rusya, Türkiye ve İran gibi kendilerini destekleyen devletlere bağlılar. Sorunların çözümüne dönük görüşmeler gerçek anlamda sözünü ettiğimiz ülkeler arasında yürütülmekte.

Suriye Kürtleri, hem PYD’nin şahsında bağımsız bir politika yürüttüklerinden, hem de herhangi bir dış gücün çıkarlarını koruyan lobi yürütmeyi kabul etmediklerinden bu görüşmelere davet edilmediler. Kürtler için bu daha iyi; çünkü pazar kuklaları görüşmesinde yer almak çok aptalca ve zararlıdır.

Peki, iktidar ve muhalefet hangi konuda anlaşıyor? Her iki taraf da federasyona karşı. Tüm ülkede referandum yapılması gerektiğini bir formalite olarak ileri sürüyorlar. Halbuki herkes işin aslını biliyor ve Selefiler ile Esad’ın kontrol ettiği yerlerde sonuçların nasıl olacağı malum. Zaten toplantıya katılan Selefilerin temsilcisi YPG’nin terör örgütü listesine alınması gerektiğini açıkladı, kimse de buna karşı ciddi bir itirazda bulunmadı.

Nasıl bir sonuç çıkacağına gelince; savaş devam edecek. PYD’nin katılmadığı bu tür toplantılar hep sonuçsuz kaldı ve barışçıl çözüm konusunda etkileri neredeyse hiç olmadı. Bu durum böyle devam ettiği sürece isterse Cenevre 10 bile toplansın bir şey değişmez.

Acaba Astana toplantısına katılanlar Rakka özgürleştirildikten sonra nasıl konuşacaklar? Suriye Kürtleri bu sorunun yanıtını alternatif bir konferans ile verdiler. Bu konferansta Astana’da imzalanan kağıtların onların nezdinde nasıl boş bir şey olduğunu açıkça vurguladılar: Suriye’nin kaderini, Suriyelilerin hayatını umursamayan dış güçler değil, Suriye’de yaşayan halklar belirlemeli.

Geçen hafta da Moskova’da çok önemli görüşmeler vardı. Dışişleri Bakanı Sergeyi Lavrov Suriye muhalefetinin temsilcileriyle, Astana’da yapılan tartışmaların sonucunu dikkate alarak, Suriye sorununun çözüm yolarını tartışmak için bazı görüşmeler gerçekleştirdi.

Sergeyi Lavrov görüşmelere "ne kadar çok dost, ne kadar çok dost" sözleriyle geldi. Suriyeliler çoğu kez sözü böyle iki kez tekrarlayarak karşındakine yakınlığını belirtirler. Lavrov da bunu yaptı. Görüşmelere katılan başka birine espriyle, "Gelecek sefer sana kravat alacağım" dedi. Bu aslında ahbapça bir yaklaşım değil. Bu ekipler, yani Rusya Dışişleri ile Suriye muhalefeti birçok kez bu türde görüşme yaptı. Öte yandan silahsız, politik muhalefet kanadı da Astana’daki toplantıya katılmadı. Biliyoruz ki onlar olmadan da sağlıklı bir diyalog mümkün değil.

Sergeyi Lavrov, geçtiğimiz hafta Astana’da geçen görüşmelerin önemine bir kez daha dikkat çekti. Bakan şöyle dedi: "Sorunun çözümü açısından Astana’da gerçekleşen toplantıları önemli ve nitelik olarak yeni adım olarak görüyoruz. Çünkü bu sefer çalışmalara silahlı muhalefet grupları da eklendi ki bunlar şimdiye kadar hükümetle ilişki geliştirmemiş ve Suriye’nin geleceğine ilişkin görüşmelere katılmamışlardı. Bu toplantılarda önemli bir sonuca varıldı o da Suriye’deki çatışmaların askeri çözümünün olmadığıydı."

Sergeyi Lavrov, Astana’daki görüşmelerden sonra Rusya’nın önerdiği anayasaya ilişkin saptırmaların fazla olduğunu vurguladı. Askeri muhalefetin bir kısmı bu bakışı olumsuz değerlendirdi ve nedenini de benzer bir projenin Amerikalılar tarafından Irak’ta uygulanmaya çalışıldığı ve başarısız olması olarak gösterdiler. Dışişleri Bakanı bu benzetmeyi kurnazlık olarak adlandırdı. Bakan söyle anlattı: "Irak’ta söz konusu olan işgalcilerdi ki bu anayasayı yazarak alternatifsiz bir tekst biçiminde Irak halkına dayattı. Bizim yaptığımızda ise söz konusu olan bir öneridir ve bu öneri Suriye’deki taraflara sunulmuş durumdadır; herhangi bir şeyi dayatma söz konusu değil."

Görüşmenin sonraki kısmı kapalı kapılar arkasında geçti. Basının salonu terk etmesini rica ettiler. Rusya Dışişleri Bakanı’nın Suriye muhalefetine anayasa projesini sunduğu bilinmekte. Bu belgeye göre Suriye Arap Cumhuriyeti belirlemesi kaldırılması öneriliyor ki bu Kürtler için çok önemli.

Rusya’da kapalı kapılar ardında yapılan toplantılarda önümüzdeki günlerde Cenevre’de yapılacak görüşmeler de tartışıldı.

Konuyla ilgili Sergeyi Lavrov şöyle bir belirlemede bulundu: "Tecrübe gösteriyor ki eğer net bir belge yoksa –anayasa projesi gibi– o zaman görüşmeler tıkanmakta ve bu tıkanıklık çok uzun süre aşılamayabilir. Şu an ise Suriye muhalefetinin elinde değerlendirebilecekleri bir belge bulunmakta. Bu belgede Cenevre’den önce düzeltmeler yapılabilir."

Bu dönemde Suriye topraklarında çok farklı gruplar savaşmakta ki bunların hedef ve amaçları farklı. En büyük gruplardan birisi de Kürtlerdir. Kürtler ilk günden beri hem radikal cihatçılara, hem de terör örgütü IŞİD’e karşı savaşmaktalar.

Suriye Kürtlerinin çoğunluğu Şam’da oturan Başar Esad hükümetine olumsuz yaklaşmakta. Ama Kürtler için öncelikli olan radikal terör örgütlerine, özelikle de IŞİD’e karşı olan mücadeledir. IŞİD’in çeteleri Kürt kadın ve çocuklarını seks köleliğine zorluyor. Kürtlerin yaşadığı şehir ve köylerde etnik temizlik yapıyorlar.

Rusya, Suriye’deki çatışmanın en başından başlayarak Başar Esad hükümetini desteklemişti. Moskova, Suriye halkının terör örgütü IŞİD ve onun gibilere karşı savaşını desteklemekte. Şu an bu destek daha da genişledi.

Diğer bir yönden, Kürt muhalefeti Rusya’nın teröristlere karşı yaptıklarının Suriye’deki politik değişimlerin bir an önce başlamasına katkıda bulunacağını umuyor. Suriye’deki krizin politik çözüme ihtiyacı var, sadece askeri yöntemlerle bu olmaz. Suriye’nin bir devlet olarak kalabilmesi için politik reformlara ihtiyaç var.

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergeyi Lavrov’a göre Moskova’nın pozisyonu Suriye halkının kendi ülkesini kimin yöneteceğine karar vermesi gerektiği yönündedir.

Suriye Hükümeti ve Suriye Kürtleri arasında diyalog gelişmektedir ve olumlu gelişmeler var, daha önce dört defa bu tip görüşmeler yapıldı.

Rusya tarafı, Suriye’nin tek parça kalması için, Suriye hükümeti ve Suriye Kürtleri arasında bir birini anlamaları konusunda çaba harcamaktadır.

2016 yılının Haziran-Aralık ayları arasında Rusya’nın arabuluculuğunda dört defa bu görüşmeler yapıldı. Bu görüşmeler sırasında Suriye devleti delegasyonu direkt ve endirekt olarak Suriye Kürtlerinin politik ve sivil kurumlarıyla diyaloga girdi ve ihtiyaç olduğu zaman da YPG yönetimiyle görüştü.

Sergeyi Lavrov’un görüşüne göre Kürt sorunu ‘Suriye devletinin ayakta kalmasına’ bağlı ve ona göre ‘Bu perspektif Ortadoğu’daki genel stabilizasyonu sağlamada esastır’. Sergeyi Lavrov şunları söylüyor: "Bizim çok yoğun olarak bölge işlerine dahil olmamız orada stabilizasyonu sağlamakla ve uluslararası terörizmin kaynağını yok etmekle yakından ilgilidir. Gereken uzlaşıları aramaya yoğun katkı sağlamak istiyoruz ki bu da Suriye nüfusunun tüm etnik-mezhepsel gruplarının tek ülke içinde barış ve istikrar içinde yaşamasına ve kendini konforlu hissetmesine zemin sağlayacaktır."

Sonunda önemli bir belirleme daha geldi Rusya’dan. Dışişleri’nin Dördüncü Avrupa Departman sorumlusu Aleksandr Botsan Kharçenko’nun açıkladığı gibi Moskova, PKK, YPG ve PYD gibi örgütleri terör örgütleri saymıyor.

Büyük ihtimalle yakın zamanda sadece dikkat çekici açıklamalarla sınırlı kalmayıp, Rusya ve Kürtlerin politik olarak pozisyonlarının yakınlaşmasına ilişkin adımlara tanık olacağız. Her iki tarafın bundan fayda göreceği çok açık. Olayların nasıl gelişeceğini zaman gösterir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
İşxan Miroyev Arşivi