Sorun insanların bir örgüte mensup olmaları mı, örgütlerin büyük bir kısmının terör örgütü olduğu algısı ve bu yüzden halkların örgütlerden ürkmesi mi, yoksa yerleşik düzene yeni geçen bir toplumun örgütlenmeden uzak durması mı, bence toplum bununla yüzleşmeli ve hesaplaşmalı.

Yukarıdaki soruları sadece Recep Tamam Erdoğan CHP İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu için DHKPC’li dediği için yazmıyorum, bu sorunun cumhuriyet kurulduğundan beri varolduğu için yazıyorum. Bu yaklaşım öyle bir noktaya geldi ki, mahalle dedikodusu gibi bir durum ortaya çıktı ve bilhassa son dönemde iyice yaygınlaştı. Son dönemde dediğimde herkes nedense hep son 18 yıllık AKP ve Erdoğan dönemini anlıyor, oysa ihbarcılık zihniyeti bu devletin ciddi bir politikası.

Benim en net anımsadığım ihbarcılık politikası 12 Eylül darbesi döneminde faşist Kenan Evren’in açık konuşmalarında saklıdır. Kenan Evren konuşmalarında şüphelendikleri insanları ihbar etmeleri için ciddi bir şekilde tembihlemiştir. Bu ihbarcılık doğal olarak basına da yansımıştır ve Aydınlık Gazetesi bilhassa 12 Eylül darbesi öncesi bunu gayet iyi yapmıştır. O kişiler bununla yetinmemiş, 15 Temmuz sonrası da kendilerine göre bir “Fetöcü Listesi” listesi yaparak olur olmaz bisürü insanın tutuklanmasına neden olmuştur.

Bu ihbar mantığı her zaman iyi sonuç vermez, hatta çoğu zaman vermez ama devletin umurunda olan bu değil, halka bir kişi daha yakaladığını göstermektir. İzmir’de ilginç bir olay oluyor 15 Temmuz sonrası.

İzmir başsavcısı Okan Bato, başkomiser yardımcısı Ali İpekçi’den “Fetöcü” isimleri ihbar etmesini söylüyor ve bu iyiliğiyle kendisinin kurtulacağını söylüyor. Ali İpekçi de Ömür Arık’ın ismini veriyor. Ali İpekçi daha sonra yaptığını doğru olmadığını anlıyor, Ömür Arık’ın Gülen ekibiyle ilgisi olmadığını bildiği halde baskıya karşın da olsa yaptığının doğru olmadığı hükmüne varıyor ve 3 çocuğu da evdeyken beylik tabancasını başına dayayarak intihar ederek yaşamını yitiriyor.

Gazeteci Serdar Özkan’ın yazdığı A3 adlı internet sitesinden bir bölüm almak istiyorum:

Ne diyor Ömür Arık?
“Okan (Okan Bato dönemin Terör ve Organize suçlardan sorumlu İzmir Cumhuriyet Başsavcı vekili) beni gözaltına aldırdı ya Fetöcülükten…”
Devam ediyor Ömür Arık:
“Bir adama ifade verdirdi. Bir komisere ifade verdirdi. Adam intihar etti sonra. Evinde, çocuklarının yanında. (Ben bu işi nasıl yaptım? Ben nasıl iftira attım?) diye kafasına sıktı…”

Ömür Arık’ın çocuklarının yanında intihar ettiği dediği kişi Komiser Yardımcısı Ali İpekçi.
O dönem Ömür Arık ile bazı emniyet mensuplarına açılan bir soruşturmada savcı Okan Bato tarafından ifadesi alınan emniyetçi.
Arık’ın iddiasına göre; Okan Bato “soruşturma dışı tutulacağı” güvencesi vererek Ali İpekçi’den Ömür Arık ve bazı üst düzey emniyet görevlileri aleyhine ifade aldı.
Soruşturma sırasında yaptığının yanlış olduğunu anlayan Ali İpekçi baskılara dayanamayarak evinde intihar etti
.

Yazı bununla da bitmiyor ve şöyle devam ediyor:

Dönemin İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapan “FETÖ BORSASI” davasının şüphelilerinden Kudret Dikmen.
Dikmen olayı şöyle anlatıyor?

“Polisi mi? Evet (kafasına) sıktı 3 tane çocuğu vardı adamın.
Alıyorlar adamı. Ömür ile şevket aleyhine ifade alıyorlar…
Hiç olmadık şeyler ama yani alakasız şeyler ifade alıyorlar.
Sonra gece bir operasyon Ömür ile Şevket’i alıyorlar.
Düşün görevde adamlar görevde yani…
Düşünsene sen il emniyet müdürüsün yani bana ben il emniyet müdürüyüm İzmir’in il emniyet müdürüyüm. Savcı talimat gönderecek diyecek ki emrindeki iki tane müdürü bak iki tane müdürü gözaltına alacam evlerinde de arama yapacağım…
Yaptırır mıyım ben il emniyet müdürü olarak?
Lan Türkiye’yi ayağa kaldırırım lan…
Yaptırır mısın?
Benim altımdaki adama operasyon yapacaklar…
Ben söyledim Okan Bato’ya o zaman gece gözaltına aldıklarında.
Aradım…
Ne arıyorsunuz dedim evde? Fetullah Gülen’in kitaplarını mı bulacaksınız dedim…
Ya dedim çocuğu (?) 91’den beri tanırım Ömür’ü.
Fethullahçılıkla ne alakası vardır?
Ondan sonra işte polis çıktı…
Gözaltına alındığında böyle vaatler yok tutuklamayacağız etmeyeceğiz diyerek almışlar ifadesini.
Adam intihar etti.
Niye adam Ömür’ü tanıyor…”

Esasında bu yazılanlar bir söyleşi değil, Serkan Kurtuluş’un kadın arkadaşıyla Ömür Arık ve Kudret Dikmen’in telefon kayıtlarından alınmış mesajlar. Ve sonuçta ne oluyor biliyor musunuz, Ömür Arık’ın Fethullah Gülen ile bağlantısı olmadığı ortaya çıkıyor ama bu Ali İpekçi’yi geri getirmiyor.

İşte o yüzden Recep Tayyip Erdoğan, Canan Kaftancıoğlu için böyle bişey söyleyince Kaftancıoğlu DHKPC’li olmuyor ama hakkında haftalarca tartışmalar devam ediyor.

Ben esas neyi merak ediyorum, biliyor musunuz, zamanı geldiğinde ve en azından Erdoğan MİT Tırları’ndan yargılandığında Erdoğan’a hangi örgüt uygun bulunacak, onu merak ediyorum.


Ömür Arık-Ilgın Şentürk ve Kudret Dikmen telefon konuşmaları: