Siyaset bozulunca tek taraflı bozulmuyor, hertarafta aynı anda bozuluyor. Siyasetçilerde bozulma çoğaldıkça bu milletvekili ve il başkanlarına, sonunda da tabana kadar sirayet ediyor.

Dün CHP’de 3 milletvekili istifa etti, oysa kaç gündür bu istifalar durdurulmaya çalışılıyordu ama başaramadılar. İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy ve Yalova Milletvekili Özcan Özel için istifa etmelerinden önce harcanan çaba büyük olasılıkla onların göğsünü kabartmıştır.

Diğer 2 milletvekilini bilemem ama Mehmet Ali Çelebi’yi bilmeyen yoktur sanırım. Çelebi, bildiğiniz gibi Ergenekon Davası’nın ilk tutuklanan teğmeni ve 41 ay hapiste yattı. Ben herzaman darbelerde yada darbe girişimlerinde bu kadar alt sınıfların tutuklanmasına karşıyım, hele başarısız darbelerde iyice gereksiz geliyor bana.

Çelebi konusunda tartışacağım 2 konu var: Birincisi Çelebi sosyal demokrasi ve CHP adına serbest kalana kadar ne yaptı da CHP’nin 2 dönem parti meclisine seçildi ve sonrasında da milletvekili oldu. Bunun aynısını Öztürk Yılmaz için de söyleyebilirim, CHP için bir geçmişin olmayacak ama milletvekili olacaksın, sonra istifa edip başka parti kuracaksın, bu kadar armut piş ağzıma düş bir olay görmedim ben.

Mehmet Ali Çelebi de aynısını yapıyor, CHP için hiçbir çabası olmadan milletvekili oluyor ama beğenmeyip Muharrem İnce’nin kuracağı parti adına istifa ediyor. Öyle bir rezillik ki, Muharrem İnce parti kuracak, otobüs hazır, milletvekili hazır, sözümona kitle hazır ama İnce hâlâ CHP üyesi, inatla istifa etmiyor.

İkinci çözemediğim konu Ergenekon davası bitiminden sonra kimilerinin en büyük partiler tarafından kapışılması. Erdoğan ve AKP Ergenekonculara karşıydılar ama şimdi onlar tarafından yönetiliyorlar. CHP ve Kılıçdaroğlu Ergenekon olayını palavra olarak görüyordu, o yüzden Mehmet Ali Çelebi ve Dursun Çiçek’i milletvekili yaptı ama desteklediği Ergenekon şimdi AKP’yi destekler görünümünde ve CHP’nin altını oyuyor.

Mustafa Balbay, Engin Alan, Sinan Aygün, İlhan Cihaner, Mehmet Haberal, bu isimlerin hepsi aynı durumdan milletvekili oldu ve partileri değişik. Ne ilginçtir ki Mustafa Balbay parti başkanı olmak istedi ve İlhan Cihaner’in adı da parti başkanlığı yada cumhurbaşkanlığı için hep konuşuldu.

12 Mart 1971 darbe sonrasına bakarsak farklı şeyler mi görüyoruz, hayır, aynı siyaset on zaman da var. Darbenin Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur CHP’den, Ali Elverdi ve Faik Türün adlı faşist generaller de Adalet Partisi’nden milletvekili olmuşlar.

Ne ilginç değil mi, partilere baktığınızda, alayı darbelere karşı çıkıyor, hepsi birden nefret açıklamaları yapıyor.

12 Eylül 1980 çok mu farklı, darbenin başbakan yardımcısı Turgut Özal demokrasi kahramanı diye seçilip, demokrasi tam olarak yok ediliyor.

CHP’den 3 milletvekili istifa edince AKP Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu “İstifalar buzdağının görünen kısmı, bunlar CHP'nin iyi günleri...” diye açıklama yapıyor, Canan Kalsın'da “Teröre ve teröriste kucak açan CHP’den ayrılan CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, CHP Yalova Milletvekili Özcan Özel, CHP Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy’u canı gönülden tebrik ederim. Bir duruşu bir ilkesi bir de tek kıblesi olmalı insanın” diye tweet gönderiyor.

Gördüğümüz siyaset bu durumda, Muharrem İnce’nin kuracağı partinin 3 vekili hazır ama kendisi hâlâ CHP’de, CHP’li olsam aynen şöyle derdim: ÇOK DA TIN…