‘Yarım kalan sevgiye, şu emanet gülmeye’ de itirazım var elbette ancak bugünkü itirazım önceliği aşı önceliği!.. Türkiye Futbol Federasyonu başkanı Nihat Özdemir, Sağlık bakanı Fahrettin Koca ile görüşüyor, ardından da federasyon yönetimi, Kulüpler Birliği Vakfı yönetimiyle bir araya geliyor. Sonrasında da açıklama yapılıyor: "Futbol ailesi aşılanacak." Futbolcuların, teknik ekip çalışanlarının ve hakemlerin aşılanması kararı alındığı duyuruluyor. Aklı başında bir yurttaş bu gelişmeye neden itiraz etsin? Ancak benim itirazıım var, belki de aklı başında olmadığım için! 

Bu açıklamanın ardından sosyal medyadaki tepkilere göz attım. Buyrun iki örnek: “Ne güzel dünya değil mi? Eşim kanser tedavisi sebebiyle aşı önceliği ile geçen hafta aşısını oldu. Ama ben olamıyorum. Ben hâlâ onun için risk oluşturuyorum. Benim gibi yüz binlerce insan bunu beklerken milyon euro’lar kazanan futbolcuların bu kapsama alınması çok yerinde olmuş…”   “Futbolcuların aşılanmasına başlanıyormuş. Neden gerekli ki? Hiç hastaneye yatanı var mı, aşı bunun için. Ayrıca taşıyıcı olan futbolcu ailesiyle, ya da dışarıda başkasıyla görüştüğünde virüsü yayacak. Bulaşı engellemek önemli. Öncelik öğretmenlere, ya da 55 yaş üstüne verilmeliydi.” 

İngiltere’de adım adım şampiyonluğa giden Manchester City’nin geride kalan sezonki gelirinde pandemi nedeniyle yüzde 11’lik düşüş yaşanmış. Bu da Katar sermayeli İngiliz kulübünün 126 milyon sterlin zarar ettiği anlamına geliyor. Demem o ki endüstriyel futbol sıradan yurttaşın sağlığından çok daha önem taşıyor. Türkiye’de de ‘batık’ kulüplerin borçlarının, Bankalar Birliği tarafından yeniden yapılandırılıp 9 yıla yayılmasıyla zaten yurttaşa mesaj daha önce verilmişti: “Milyonların ekmek yemesine sağlayan dürüst işverenler yerine kulüpleri kurtarmak bizim için daha elzem!” Kulüplerdeki yolsuzlukları, o borçların nasıl oluştuğunu sorgulama görevi ise verilere ulaşamayan gazetecilerin görevi tabii ki!..

Ancak itirazım bitmedi! Beşiktaş’ın Alanyaspor’u 3-0 yendiği maçta beş metreden boş kaleye topu göndermeyi beceremeyen Alanyaspor’un 28 yaşındaki Senegalli oyuncusu Khouma Babacar şayet Sağlık Bakanlığı’nın federasyona tanıdığı kontenjandan yararlanıp aşı olacaksa “Feleğin cilvesine hayatın sillesine, dertlerin cümlesine itirazım var!..”Babacar ‘futbolcu’ diye aşı önceliğine sahipse ‘hepimiz futbolcuyuz’, hem de ondan çok daha başarılı icabında!

Sadece futbol konuşacaksak şunları demek istiyorum: Beşiktaş için test maçıydı. Kasımpaşa karşısında alınan yenilgiden sonra Alanyaspor karşısında da puan kaybetseydi Beşiktaş bir krize yuvarlanabilirdi. Bu testi geçti Beşiktaş ve özgüvenindeki hasarı oldukça yok etti. Beşiktaş bu galibiyeti klasik formasyonuna dönmesine borçlu. Yani Rachid Ghezzal'ın takıma dönmesine ve Vincent Aboubakar'ın yerine santrforda Cenk Tosun'un oynamasına. Böylece geçen maçta duran çark yeniden işlemeye başladı. N'koudou'nun ana yapının temel parçası olarak değil de hamle oyuncusu olarak sahaya girince de farka koştu. Buna hiçbir itirazım yok. Bu arada ‘Oğuzhan Özyakup Beylere’ bir öneri, maçın tekrarını defalarca izlemeli ve 39 yaşındaki Atiba Hutchinson’ın atılan 3 gole katkısına dikkatlice bakmalı ama trene bakar gibi değil!