Ne alırsan 10 TL!

26.01.2020 20:43

Olmadı, ‘Bir alana yanında bonus olarak Burak Yılmaz bedava’ sloganını da kullanın, satış yapabilir misiniz?

Görüldü ki sorun tribünlerin gönderdiği Abdullah Avcı’da değilmiş. Laf aramızda, değil Sergen Yalçın, kendisini ‘Mesih’ ilan eden Hasan Mezarcı “Yanlış anlaşıldım ben Mesih değil Messi’yim” diyerek Beşiktaş’ın kapısını çalsa da nafile… Sosyal medya üzerinden Beşiktaş yönetiminin istifasını isteyenler de önümüzdeki günlerde problemin Ahmet Nur Çebi yönetiminden kaynaklanmadığını daha kolay ve net algılayacaklar. Fikret Orman öylesine bir enkaz bırakmış ki ardında, AKP iktidarı sonrası Türkiye’nin yeniden yapılanma, ekonomisini düzeltme olanağı var ama Beşiktaş böylesine bir şansa sahip değil…

Transfer edilirken milyon Euro’lar ödenen futbolcuları yan yana dizin ve hepsi için tek etiket koyun; ‘Ne alırsan 10 TL!’ Sizce alan olur mu? Olmadı, ‘Bir alana yanında bonus olarak Burak Yılmaz bedava’ sloganını da kullanın, satış yapabilir misiniz? Oğuzhan Özyakup’u alacak bir alıcı çıkarsa eminim o da sizden üzerine para isteyecektir!..

Göztepe’yi kutlamalı, hakem Hüseyin Göçek’i de biraz eleştirmeli. Göztepe’nin yeni stadının Ege temsilcisine uğur ve özlemini çektikleri başarıların getirmesi ortak temenni elbette… Bir de kendini bilmez, ağzından salyalar akan fanatikler güzel kent İzmir’de Beşiktaş’ın takım otobüsünü taş ve şişe yağmuruna tutmasalardı! 

King’teki (3-5-8) değişmez oyun arkadaşım ve de komşum Şenol Fidan’ı yermenin kime yararı olur? Fikret Orman ve yandaşları Beşiktaş’ı ‘hallaç pamuğu’ gibi atmışlar ardından Şenol Fidan hasbelkader tek maç takımın başında sahaya çıkıvermiş, onda da Göztepe coşkulu yandaş grubunun desteği ile yeni stadındaki ilk maçında Beşiktaş’ı 2-1 yenmiş. Zaten Beşiktaş oynadığı son 8 maçın 7’sinde sahadan yenilgiyle ayrılmıştı, şimdi oran 9’da 8 mağlubiyet oldu sadece. Bu saatten sonra Beşiktaş’ın hedefi belirgin; ligi ilk 3 içinde bitirip UEFA’dan ceza gelmemesi durumunda Avrupa Kupaları’na gitmek…

Bu maç hakkında eleştirisel bir yazı en azından benim açımdan gereksiz. Sadece altını özenle çizmem gereken bazı ayrıntılar mevcut. Örneğin; ‘iyi’ dediğimiz futbolcunun, ki bu Atiba Hutchinson kötü futbolun içinde yok oldu, boğuldu. Genç Rıdvan Yılmaz’ın ‘istemli’ oyunu ‘gargaraya’ geldi ne yazık ki. Ayrıca bir takıma iki adet ‘Yılmaz’ gereksiz kaldı ki birisi zaten fazlaca yıldırdı!

Nerede Göztepe’nin hakkı? ‘Buraya bir kuş konmuş. Bu tutmuş, bu kesmiş, bu pişirmiş, bu yemiş, bu da hani bana, hani bana demiş’ olmayacak tabii ki… İyi oynadılar, Beşiktaş’ın ikinci yarıdaki şuursuz ve organizasyondan nasibi almamış baskısını basit hamlelerle savuşturdular. Attıkları goller de tartışmaya açık değil. Tartışılan hakem Hüseyin Göçek’in verdiği kararlar oldu. İtici gelir yenilgilerin ardından hakemlerin yerilmesi, yenerken iyiydi de yenilince mi hakem kötü? Ama bu hakem gerçekten kötü ve sahada önyargılı görünüm sergiledi. Onların da işi kolay değil; bir yanda ‘Nihat Abileri’ diğer yanda…

Samet Aybaba bir kez daha tüm kozlarını oynayıp şansını denemek isterken, Sergen Yalçın imzasını hafta içinde atacak Beşiktaş’ın yeni teknik direktörü olarak. Sonra ne mi olacak? Olumlu bir şeyler olması olanak dışı, paralarını alamayan futbolcu topluluğuyla. Yine de çıkmayan candan umut kesilmez!