Ülkeyi en kılcal damarlarına kadar ele geçirmek!



Artı Gerçek

Cumhur ittifakı; yetkilerini kısıtladığı belediyelere yeni kısıtlamalar, yetkilerini arttırdığı valilere yeni yetkiler vermeyi planlıyor…


31 Mart yerel seçimlerinde başta İstanbul, Ankara ve Antalya olmak üzere bazı büyükşehirleri kaybeden AKP, seçimlerden bir ay sonra Kızılcahamam’da kamp yapmıştı. Ve o kampta belediyelerin yetkilerinin kısıtlanması konuşulmuştu. 

Bunların başında da imar düzenlemeleri başta olmak üzere bazı yetkilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilgili bakanlıklara verilmesi geliyordu. Amaç elbette CHP’li belediyelerin yetkilerini kısıtlamaktı. 

Nitekim bu yılın Şubat ayında İmar Kanunu, Gecekondu Kanunu, Kıyı Kanunu gibi kanunlarda değişiklik yapıldı ve yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlandı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ’nin yetkileri artırıldı. Üstelik bazı uygulamalarda yetkisi alınan belediyeye maliyet yüklendi. Örneğin, ruhsatsız veya imar mevzuatına aykırı yapılara ilişkin yıkım işlemlerinde yetki bakanlığa, ancak yıkım ve diğer işlemlerin maliyetleri belediyelere bırakıldı.

Kızılcahamam’da konuşulan bir başka konu ise belediye başkanının, belediye meclisinin de başkanı olmasının kaldırılması, belediye meclisi başkanının kendi üyeleri arasından seçilmesiydi.

Yani Belediye Meclisleri’ne de TBMM Modeli’nin getirilmesiydi. Böylece Ankara ve İstanbul gibi belediye meclislerinde çoğunluğu elinde bulunduran AKP-MHP koalisyonu belediye meclisi başkanlığını CHP’li belediye başkanlarının elinden alabilecekti.

Nitekim geçtiğimiz günlerde bu konuda hazırlıkların yapıldığını Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya köşesine taşıdı. Sadece Sarıkaya değil Saray medyasında da bu yönde haberlerin çoğalması dikkat çekiyor.

AKP’nin belediyelerin yetkilerini kısıtlamaya hazırlandığı vurgulanan haberlerde yapılmak istenen bir başka değişiklik dikkat çekiyor:

“Valilerin yetkilerinin artırılması…”

Daha geçen ay Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AKP il teşkilatları ve belediye başkanları toplantısına başkanlık yapmıştı. Valiye göre bu toplantı “katılımcı yönetim anlayışı” çerçevesinde kentte “ekonomik, siyasal ve sosyal kesimi temsil eden tüm aktörlerle hemen her gün” yapılan görüşmelerden biriydi. Ama gelin görün ki bu toplantı başka siyasi partilerle yapılmadı…

Yani vali açıkça bir siyasi faaliyette bulunmuştu.

Birkaç gün önce de Batman Valiliği, HDP Batman il binasına yapılan polis baskınıyla ilgili yaptığı açıklamada HDP İl Eş Başkanları Ömer Kulpu ve Fatma Albay için “sözde il eş başkanları” terimini kullandı.

Hadi bu valilerin yanına Rize Valisi Kemal Çeber’i de ekleyelim. O da bir yerel televizyon kanalına konuk olan AKP Rize İl Başkanı İshak Alim’den şu sözlerle “Umre hediyesi” istemişti:

“Sayın başkanımızdan artık pandemi bittikten sonra bir hediye bekliyorum. Mesela Umre seyahati olabilir. Rizeliler de şahit olsun. Özellikle bu ortamda konuşmak istedim.”

AKP Rize İl Başkanı Alim de valinin bu isteğine “Tamam olabilir, çok güzel” yanıtını vermişti.

Aslında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra çıkarılan bir KHK ile “valiler illerinde sadece Cumhurbaşkanı’nın temsilcisi” olmuştu. Ardından bir yönetmelik değişikliğiyle bunun yanına valilere “devleti temsil etme görevi” de verilmişti. Ve valilerin yetkileri arttırılmıştı. Mesela;

Valiler, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde, 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek.

Mesela;

Valiler, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek, ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilecek.

Anlaşılan bütün bunlar yeterli olmadı ki AKP-MHP koalisyonu, zaten yetkilerini kısıtladığı, ekonomik darboğaza girmelerini dört gözle beklediği muhalefet belediyelerinin yetkilerini daha da kısacak. Buna karşın zaten yetkilerini arttırdığı valilere başka yetkiler de verecek.

Saray’daki tek adam rejimi, toplumun en kılcal damarlarına kadar nüfuz etmenin, bütün hücrelerini ele geçirmenin peşinde.
 

YAZARIN TÜM YAZILARI