Futbolda masa başı dedikodularına çok fazla inananlardan değilim. Profesyonel bir futbolcu şartlar gerektirirse 7 günde 3 maç oynamalı. Veya çarşamba maça çıktıysa cumartesi de sahada yer alabilmeli. Ama şartlar gerektirirse!
Türk milli takımı çarşamba akşamı TSİ 22.45’de Macaristan ile deplasmanda bir maç oynadı. İlk onbirde de 4 Fenerbahçeli vardı. 3 gün sonra, cumartesi saat 16.00 Sarı Lacivertliler Ankara’da Gençlerbirliği deplasmanına çıktılar. 
‘Bunda ne var’ diyebilirsiniz. Hatta fikstür çok sıkışık olsa ben de derim. Ama ne Gençlerbirliği ne de Fenerbahçe Avrupa Kupaları’nda yer almıyorlar. Sıkışık bir süreç de yok bu ara. Şu maç neden pazar günü oynanmadı da cumartesiye kondu, anlayamadım. Sonra da dedikodular olunca ‘Herkes konuşuyor’ deniyor!

Sıkıntıyı Fenerbahçe adına zenginliği ortadan kaldırdı…
Nedenine bakalım…

Ali Koç malum ülkenin sayılı zenginlerinden biri. Kulislerde denen şu ki, yakın süreçte FFP nedeniyle olası bir transfer yasağı ihtimalini düşünen başkan Koç, çeşitli formüllerle 20’ye yakın transferle 2-3 yıl ayakta kalacak bir takım yaratmayı düşündü. 2 yıllık kötü tecrübelerini de gözönünde bulundurarak bu kez yerinde transferlerle geniş bir kadro kurdu…
E takım da zengin olunca Fenerbahçe kadro sıkıntısı çekmemeye başladı. 

Corona bir yandan, milli maç bir yandan derken Gençlerbirliği karşısına çıkan onbire bir baktık ki, idealden farkı yok. Haftalardır onbirde merakla beklenen Perotti, Mert Hakan, Cisse, Novak gibi isimler baştan sahadaydılar. 
Bu zenginliğin bir başka göstergesi değil de nedir!

Teknik direktör Erol Bulut kısa bir süre önce 4-5 gol atarak kazanacakları maçların olacağını söylemişti. Görüntü de bunu gösteriyor. Fenerbahçe’nin kadro zenginliği ve derinliği yarıştaki rakipleri karşısında ciddi bir avantaj. 
Erol Bulut ve Fenerbahçeli futbolcular bir yandan şampiyonluk bir yandan da camianın özlediği Avrupa mücadelesinin en heyecanlı şekilde yaşanacağı günleri sık sık dile getiriyorlar. Bu tüm Fenerbahçe camiasının özlemi. Ama erken havaya girmek büyük sıkıntıdır futbolda. Nitekim ligde 1 hafta önce Kadıköy’deki Konyaspor yenilgisi de fazla özgüvenin bir sonucu gibiydi. 
5-1 kazanılan bir maçtan sonra Fenerbahçe’yi eleştirecek pek fazla bir şey göze çarpmadı. Bir ara Gökhan ve Nazım’ın yerine geçici oynayan Lemos’la sağ kanatta sorun yaşansa da Erol Bulut buna anında tedbir aldı.

Perotti ve Mert Hakan’ın istekleri başta olmak üzere sahadaki takımın arzusu 5-1’lik galibiyeti getirdi. İyiler oldukça fazlaydı. Şık hareketler, güzel organizasyonlar vardı ama Fenerbahçe adına hepsinden önemlisi iştahtı.. 

Fenerbahçe’nin bundan sonraki hedefi ‘süreklilik’ olmalı ki Konyaspor gibi sürprizleri bir daha yaşamasınlar…