Kanal İstanbul kavgası büyüyeceğe benziyor.

Bence iyi de olur kavganın değil ama tartışmanın büyümesi.

Çok önemli bir kamu projesinden bahsediyoruz, üstelik muhtemelen daha gerçekçi fiyatlar, kurlar ve faiz oranları ile projenin toplam maliyeti çok daha büyük olabilir.

Olabilir diyorum çünkü devlet henüz vatandaşı ile, vergi mükellefi ile, İstanbullu ve Trakyalı ile kapsamlı, inandırıcı bir fayda-maliyet analizi paylaşmadı.

ÇED raporundan bahsetmiyorum, kapsamlı bir fayda-maliyet analizinden bahsediyorum.

Geçtiğimiz hafta sonu temel atma törenine benzeyen bir şey seyrettik ama bu törenden önce yapılmış ve çok yetkili kişiler tarafından denetlenmiş bir fayda-maliyet analizi yoksa devletin elinde, tam bir kamusal skandalla karşı karşıyayız demektir.

Medeni, çağdaş bir devlette böyle bir şey düşünülemez ama burası Türkiye, kamu skandallarının sonu yok; bir kamu görevlisi olan polis homofobik açıklama yapıyor, İçişleri Bakanından, Emniyet Genel Müdüründen tık yok.

Sarayda, ilgili bakanlıklarda fayda-maliyet analizinden anlayan kimse var mı, hiç emin değilim ama en azından üniversitelerden ya da iyi yabancı üniversitelerden destek alınarak yapılmalı idi bu çalışma.

Fayda-maliyet analizi özel bankaların kredi talepleri ile ilgili yaptığı proje değerlendirme çalışmaları demek değildir, bambaşka bir çerçeve çünkü ağırlıklı olarak yıllara yayılı kamusal fayda ve kamusal maliyet konuları giriyor devreye, hesaplaması kolay değil, en azından tüketici artığı gibi ancak profesyonellerin altından kalkabileceği konular da var işin içinde.

Dikkatinizi istirham ediyorum, yazımın girişinde ortada olan bir kamusal skandaldan bahsediyorum, başka bir ifade ile de sıkıntı sadece Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ya da AKP ile de ilgili değil.

Muhalefet partilerinden de hem yönetimden ciddi bir fayda-maliyet analizi talebi yok hem de kendi fayda-maliyet çalışmaları ortada değil.

Hem CHP’de hem İYİP’de tanıdığım eski DPT’liler var, bunlar bir araya gelip Kanal İstanbul başlıklı bir fayda-maliyet analizi çalışması başlatmadılar mı?

CHP’de Parti Meclisi üyesi Prof. Burhan Şenatalar var, doktora tezi kamu yatırımlarında fayda maliyet analizi ile ilgili diye hatırlıyorum, bu konuda temel başvuru kitabı Mishan’ı (2021’de yeni baskı yaptı kitap) çok iyi bilir Prof. Şenatalar.

Kanal İstanbul fayda-maliyet analizi çok kapsamlı bir analiz, Şenatalar tabii ki bunu tek başına yapmayacak ama yanına iyi bir ekip verilse ortaya çok önemli ve sağlıklı sonuçlar çıkabilir kanısındayım.

Sağlıklı sonuç dediğim de Kanal İstanbul meselesinin “söke söke” den daha nitelikli bir çerçeve içinde tartışılması.

Mishan’ın eski kitabı şimdi elimin altında değil ama hafızam beni yanıltmıyor ise bu çok önemli kitap bir büyük havaalanının hem yapılmasına hem de genişletilmesine ilişkin fayda-maliyet analizi örnekleri ile başlar.

İstanbul Belediyesi de konuya hakim, içinde yabancı öğretim üyelerinin de olduğu bir ekipten bu konuda bir araştırma isteyebilir.

Bizler de böylece vatandaş olarak bu konuda bir fikir oluşturur iken kafamızda kakafoniden kurtulup, daha sağlıklı görüşlere yönelebiliriz.

Tekrar ediyorum, konu çok zor.

Erdoğan sürekli olarak Boğaziçi’nden geçecek bir akaryakıt gemisinin infilak örneğini veriyor.

İyi de, Erdoğan böyle bir ihtimalin özel artı kamusal maliyetlerini hesaplıyor mu, nasıl hesaplıyor, yoksa sadece “attım, tuttu” yöntemi mi uyguluyor?

Dayandığı bilimsel yöntemler varsa ve bizlerle de paylaşır ise müstefid oluruz Valla.

Cumhurbaşkanlığı yönetim modelinin ve muhalefetin bizlerle paylaşılmayan çalışmaları yoksa ortada en azından Sedat Peker videoları ve SBK konusu kadar önemli başka bir kamusal skandal var demektir.