Rusya’da koronavirüs salgını devam ediyor. Bu salgınla beraber ortaya çıkan sorunlar gittikçe derinleşmekte. Ve bu da halk ile iktidar arasındaki ilişkileri nasıl etkiler, sorusunu sordurmakta. Toplumsal sarsıntılara yol açabilir mi?

Pandemi, tüm faktörlerle toplumda gerginlik yaratmaya devam ediyor ve bu da Rusya toplumunda sınıflar arasındaki gerginliği daha da artırıyor. Bunun sonucunda yeniden etki alanları paylaşımı ortaya çıkabilir mi?

Putin’in durumu gittikçe daha fazla zora giriyor. Pandemi de iktidar için ek bir tehdit oluşturuyor. Putin’in reytingleri en alt seviyeye düşmüş durumda. Rusya Genel Kamuoyu Araştırma Merkezi (RGKAM) verileri şu anda Rusya devlet başkanına güvenen vatandaşların oranının yüzde 28’lere indiğini gösteriyor. Özelikle vurgulamak gerekir ki RGKAM araştırma şirketi muhalif bir şirket değil. Bir devlet şirketi ve Kremlin'in denetiminde. Yani eğer devlete bağlı bir kurum sonucu yüzde 28 olarak veriyorsa, demek ki gerçekte bu rakam daha da azdır.

Koronavirüs salgını ve ekonomik kriz dünyanın tümünde liderlerin reytinglerinin yükselmesini sağladı, tabi ki bu onların krize karşı aldığı tedbirler sayesinde oldu. İnsanlar zor dönemlerde liderleri etrafında birleşmeyi seçiyorlar ama paradoks bu ki, Rusya’da durum böyle değil. Elbette Rusyalılar birden nefret etmeye başlamadılar çarlarından.

Putin, sorunları çözme gücünden yoksun olduğunu her gün gösteriyor. Bir nevi lüzumsuz bir konuma düşmüş olmak bir tarafa, zarar veren bir konumda. Bu durum, sadece vatandaşlar açısından değil, Rusya’nın elitlerinin gözünde de böyle... Koronavirüs gibi bir salgına karşı gösterdiği mücadelenin yetersizliği bile bunu gösteriyor.

Tüm dünyada hastalananların sayısı azalmakta iken Rusya’da bu çizgi yok. İnsanlar işsiz, parasız ve devlet onlara hiçbir yardım yapmayı düşünmüyor. Milyarlarca dolar kara gün parası toplanmış ama bu para sanki onunmuş ve sadece onun kara günü için toplanmış gibi milletine vermiyor.

Hatta durum öyle bir hâl almış ki, küçük esnaf ve doktorlar için ayırılan para bile onlara ulaşmıyor. Yani kendi sözünü bile dinlettiremiyor. Bürokratik memurculuk her şeyi yozlaştırmış durumda. Bankalar vatandaşa vermeleri gereken kredileri vermiyor, bürokrasi koronavirüsle mücadele eden doktoralar için ayırılmış parayı doktorlara vermiyor. Yani Putin’in televizyonda söylediği tüm bu yardım sözleri, boş sözler olarak kalıyor. Pratikte bunların hiçbiri gerçekleşmiyor ve olmaması için sistem her şeyi yapıyor.

Krediler için erteleme sözü verildi ama pratikte hiçbir banka buna uymuyor. Cumhurbaşkanı yapılmalı dedi ama onu dinleyen yok. Buna benzer o kadar çok örnek var ki hangisinden söz edelim bilemiyorum. Devlet başkanının yapılması gerekir dediği ve yapılmayan o kadar çok şey var ki hangisinin yapıldığından söz etmek daha kolay olur, tabi bulabilirsek.

Eğer Rusya devlet başkanın talimat ve kararları yerine getirilmiyorsa o zaman ona ulusal lider diyebilir miyiz? Ya o gerçek lider değil ya da ona kimse saygı duymuyor.

Başkent Moskova’da bile tıbbi personel istifa ediyor, bu koşularda hayatını riske atmaya değmediğini dile getiriyor. Hastalıktan kaynaklı ölümler devam etmekte. Bu sıradan insanlarla kalmıyor, Rusya elitleri bile hastalığın bulaşma tehlikesi altındadır. Din adamlarının bu kadar çok hastalanması ve ölümleri, Putin’in ticari kesimin çıkarlarını bile koruyamaması, ekonomiyi savunamaması, tüm bunlar çok kötü örneklerdir. En azından açlıkla yüz yüze kalmış insanlara yardım edebilirdi ve bu kesimi virüsten koruyabilirdi.

Son açıklaması Putin’in ne kadar gerçeklerden uzak olduğunu bir daha gösterdi. İnsanlara yardım sözü vereceğine havai fişek ve kutlama sözü verdi, iş dünyasına ise yardım planı oluşturma görevi verdi. Yani hiçbir yardım söz konusu değil. Ve bunun sonucu olarak en aşağılara düşmüş bir reyting söz konusudur.

Putin’in böyle ne kadar devam edebileceğini kestirmek zor ama kanımca fazla uzun kalamaz. Eğer bir devlet başkanı işe yaramaz duruma düşüyorsa o zaman onu bir kenara atarlar.