Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İngilizce olarak sevilmesi için milyonlarca lira para harcayıp Türkiye'de ve yurtdışında düzenlenen propaganda kampanyasını herhalde İletişim Başkanlığı tasarladı ve uyguladı.

Bu kampanya kamu parasıyla yani yurttaşların sağladığı vergilerle yapıldı.Ciddi devletler, kamu parasını lideri övmek için kullanmaz, kullanamaz. Muhalefet partileri bunu engeller ya da hesap sorar.

Bugün bu tür kampanyalar özellikle Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelerde yapılıyor sadece.

Sayın Altun, bu tür reklamlarla,posterlerle, afişlerle yüceltilmiş liderlerin siyasi ve fiziki hayatlarının nasıl sona erdiğini hesaba katmamış anlaşılan.

Klasik reklam mantığı ile yani çamaşır tozu satmak isteyen pazarlamacının yaklaşımı ile hazırlanan bu halkla ilişkiler/reklam faaliyeti, Türkiye içinde ve İngilizce konuşulan ülkelerde pek etkili olmamışa benziyor. Batıda gazeteciler, aydınlar, okurlar, yurttaşlar Erdoğan'a en küçük sempati beslemedikleri gibi, Batı medyasında her geçen gün, Türkiye'deki Tek Adam rejimi aleyhinde daha sıkı, daha yaygın, daha güçlü haberler, yorumlar, fotograflar, karikatürler, söyleşi ve röportajlar yayınlanıyor.

Ben bu yazıları, hafta içi hergün Artı TV'de saat 15.00'de yayınlanan Dünya Aktüel programında Global Medya başlığı altında aktarıyorum. Yaklaşık olarak aynı saatlerde 6-7 sayfalık bu tarama Artı Gerçek internet sitesinde yayınlanıyor.

Sadece mart ayında iki önemli dergi, biri İngilizce African Business- Afrika İş Dünyası diğeri Franszıca La Revue des Deux Mondes Erdoğan'ı kapak yaptı.

Bu iki yayının içeriklerini taradığımızda Erdoğan rejimi hakkında bir tek satır olumlu bir yaklaşıma rastlayamıyoruz.

Afrika iş dünyasının İngilizce olarak yayınlanan önemli yayın organlarından biri olan African Business'ın Mart sayısının kapak manşeti ''Erdoğan'ın hırsı Türkiye'de Afrika'yı ön plana çıkarıyor''. Uzun makalenin spotu şöyle: '' Türkiye, Afrika'da hızla yayılıyor. İş dünyasında gücünü artırmak için ekonomik etkinin ötesinde yardım, diplomasi, kültür ve askeri destek alanlarında da bir yayılma söz konusu''. Ankara'nın Kara Kıtada açılan yeni büyükelçilik sayısının olağanüstü arttığını, (2003'de 12, 2021'de 42) Erdoğan'ın da Afrika ülkelerine en çok resmi ziyaret yapan (Toplam 27 ziyaret) Siyah olmayan siyasi lider olduğu hatırlatılıyor.

İkinci dergi, La Revue des Deux Mondes (İki Dünya Dergisi) . Fransa'da 1829'dan bu yana yayınlanıyor. Mart sayısının kapağında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sinik bir şekilde gülümseyen bir portresi yer alıyor.Ve şu iki başlık var:

- ''Bölücülük- Türk İslam'ı Fransız İslamı üzerinde egemenlik kurmak istiyor

- Ermenistan, Akdeniz, Libya, Kürdistan...Osmanlı Hayaleti- ErdoğanTürk İmparatorluğunu yeniden nasıl kurmak amacında.

Toplam 184 sayfalık derginin 89 sayfasında Türkiye özel dosyası yayınlanmış. Başyazı dahil toplam 10 makalede Erdoğan rejimi farklı boyutlarla tahlil edilmiş. Başlıklar:

- Osmanlı hayaleti

- Türkiye nereye kadar gidebilir?

- Türk İslamı Fransa'da: İslamcı Milliyetçiliğin Kesişmeleri

- Ermeni Günlükleri

- Kafkasya’da dünyanın düzensizliği

- Doğu Akdeniz'de gerginlikler

- Fransa ile Türkiye arasında bilek güreşi

- Yeni Osmanlı Halifeliği ve Avrupa

- Yeni Sultan ve Kürtler

- Almanya, Erdoğan sınavından geçiyor

Bu makalelerin yanısıra kitap tanıtım bölümünde Cengiz Aktar'ın Fransızca, Almanca ve Yunanca dillerinde piyasaya yeni çıkan ''Türk Huzursuzluğu'' başlıklı kitabının tanıtımı yer alıyor.

Bu iki dergideki yazıların genel bir özetini çıkarıp slogan haline dönüştürmek gerekirse ''Fight Erdogan'' yani ''Erdoğan'a Karşı Mücadele Edin'' herhalde en uygun şiar olur.

Sayın Fahrettin Altun, sevgi ve saygının, milyonlarca para harcayıp, talimat kılıklı reklam sloganıyla sağlanabileceğini sanıyor. ''Love Erdogan'' sloganını ışıklı panolarda, reklam mecralarında gören sokaktaki Batılı yurttaşın birdenbire Erdoğan'a aşık olma ihtimali çok zayıf. Aksine, ''Bu adam bizim görsel manzaramızı kirletiyor'' der içinden ve kızar. Ama ciddi ya da popüler Batı medyasında Erdoğan rejimi ile ilgili yazıları okuyanlar, Tek Adam rejimine karşı mücadele edilmesi gerektiği konusunda çeşitli bilgi ve tahlillere ulaştığı için siyasi ve kültürel olarak kendisini daha güçlü hisseder.