Kuş dili



Artı Gerçek

‘Tutuklu ve hükümlülerin hapishanede dişi kuş beslemelerinin ne gibi bir sakıncası olabilir? Böyle saçma sapan yasak mı olurmuş!’ demeyin boşuna. Başınıza devlet kuşu konunca oluyormuş.


E hani yuvayı dişi kuş yapardı? Atasözlerimize bile böyle geçmemiş miydi?

E peki, bir insanı niye hapse atarsınız? Yuvasını yapmak için değil mi?

O halde neden kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde hapse attığınız bir insanın kafeste dişi kuş beslemesini yasaklarsınız ki?

“Daha neler! Böyle saçma sapan yasak mı olurmuş!” demeyin. Başınıza devlet kuşu konunca oluyormuş meğer. Kuş gibi çırpınmanın kimseye bir yararı yok. Ne demiş atalarımız? Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz…

Sayın milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na Van hapishanesinden kuşun kanadıyla haber salmışlar, o da Artı Gerçekaktarmış: Tutuklu ve hükümlülerin dişi kuş besleme talebi, “kuşların çiftleşme ihtimali” gerekçe gösterilerek cezaevi yönetimi tarafından reddedilmiş, yani aynı kafeste sadece erkek kuşlar olabilirmiş.

Biliyorum, şimdi hemen itiraz edip nafile muhaliflik yapacaksınız: “Bu kadarı da olmaz! Yahu adı üstünde: Kuş! Kuş kadar canı var, ne olur yani izin verseler, mahpuslar kuş besleyince koğuşlarına kuş mu konduracaklar? Neden korkuyorsunuz, kafese kuş koysalar kuş gibi uçup gideceklerinden mi? Tek kanatla kuş uçmaz ki, zaten hapishanelerden kuş uçurmazlar…” dediğinizi duyar gibiyim.

Boşuna uçan kuştan medet ummayın. Yüce devletimiz ne yaptığını iyi bilir. O, kargadan başka kuş tanımaz. Yüke gelince kuştur, uçmaya gelince deve. Devlettir bu, vardır bir hikmeti… Kaldı ki sebepsiz kuş bile uçmaz. Zaten bir kez hapse girmeyegörün: Kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur. O zaman da kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir.

“Kafesteki kuşların çiftleşmesinin ne gibi bir sakıncası olabilir?” türünden münasebetsiz düşünceler de geçmesin aklınızdan. Hayır hayır, mesele aynı kafese girecek olan dişi ve erkek kuşların imam nikâhlı ya da resmi nikâhlı olup olmamaları değil. Kuşların kafeste alenen zina ve cima yapmalarının Türk örf ve adetlerine aykırı olması ve pornografik görüntüler sergilemek suretiyle mahpusların ahlakını bozması kaygısı da değil, zinhar. Zaten koskoca devletin işi gücü yok da böyle süfli meseleleri mi dert edinecek? Olacak iş mi?

Bendeniz cennet kuşundan böylesine akıldışı ve uçuk kaçık açıklamalar beklemeyin lütfen, asla. Çünkü nesli tükenmiş Dodo kuşları bile -ki çok akıllı yaratıklar sayılmazlardı- böyle düşünecek derece kuş beyinli değildiler.

Biliyorum ki ikna olmadınız. Hatta eminim aranızda bozguncu yorumlar yapıp, “Yoksa bu kuşlar bir araya gelince aralarında gayrı-resmi, hatta Allah muhafaza yasak bir dilde -örneğin kuş dilinde- konuşurlar ve böylece vatan bölünür paranoyası mı söz konusu? Bu yüzden mi böyle bir karar alındı?” benzeri sorular soruyorsunuz. Hayır efendim. Ne münasebet. Kuşa kafes lazım, boruya nefes, başka bir deyişle, böyle bir yöntem o amaca uygun olmazdı. 

Rasyonel açıklamalar arayarak vakit kaybetmenin anlamı yok. Mesele, kuşların çiftleşmesi sonucu nüfuslarının çoğalması ve hapishanelerde tutuklu ve hükümlülerin kuşsütü ile beslenmelerinden ötürü zaten kuşa dönmüş hazinenin yükünü arttırarak uçan kuşa borcu olan devletimizi batırması riski de değil. Kuş bu yahu! Yese yese kuş gibi yer, devlet o kadar kolay batmaz. Kaldı ki her kuşun eti yenmez. Batırabilmek için çok daha fazlasını yemek gerek, deveyi hamutuyla yutarak falan…

Boşuna deve kuşu gibi başınızı kuma sokmayın. Bence mesele bunların hiçbiri değil.

“Yahu nasıl bir insan böyle bir yasak koyabilir? Bir insan yetkisini nasıl olur da bu yönde kullanabilir?” diye isyan etmenin, kukumav kuşu gibi düşünüp durmanın da bir anlamı yok: Artık ağzınızla kuş tutsanız bu karar değişmez. Zaten görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler? Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.

Mesele çok basit aslında: Yaralı kuşa kurşun sıkılmaz gibi atasözlerine geçmiş ananeleri dahi çiğneyen, gün olur devran döner, yerde yatan yumurta gökte uçan kuş olur gibi basit gerçekleri bile düşünemeyen, zeyrek kuşun iki ayağından tutulacağını ve yırtıcı kuşun ömrünün az olacağını hesaba katmayan bir zihniyet söz konusu burada.

Özetle, bu tür kararların tek bir nedeni var:

Zalimlik.