Banka soygunu mesleği öldü mü?

Bu zamanda kolay bulunmuyordu banka soyguncusu. Ortadan kaybolan meslekler arasına giriyordu artık. Bu da üzücüydü. Bir kültürün ortadan kalkması, her zaman hüzünlüdür.

Şili’de cezaevine girmeye çalışıyorduk. Dünya garip, kaçmak istediğimiz çok olmuştu, daha önce. Bu sefer uzun kalma niyetimiz yoktu ama. Dünya banka soygunları tarihi çekiyorduk. Şili’de tanıdık soyguncu cezaevine girmişti. Her mesleğin kendine göre bir riski vardı. Şanssızlıktı bizim için. Bu zamanda kolay bulunmuyordu banka soyguncusu. Ortadan kaybolan meslekler arasına giriyordu artık. Bu da üzücüydü. Bir kültürün ortadan kalkması, her zaman hüzünlüdür.

Öyle değil mi?

Uruguay’da Luis’e sormuştum bunu. ‘Bu meslek öldü mü?’ diye. 60 kadar banka soymuştu Luis Vitette. Diğer soygunları başka kategoriye koyuyorduk. Her şeyi karıştırmamak lazım. Önemli bir şeydi banka soymak. En son 15 milyon dolar soymuşlardı. O, bu kanıda değildi. ‘Eskiden posta arabalarının önü kesilip soyuluyordu, şimdi de zırhlı arabalar’ diyordu. Sonra da yapılabilecek bir soygun anlatmıştı bize. Her meslekte iyi olanlar vardır. Onlardan biriydi Luis. Çok ünlüydü Uruguay ve Arjantin’de. Haklı olabilir diye düşündük sonra aramızda konuşurken.

Ustalara saygı duymak lazımdı ve ayrıca bir soygun yatırımcısıydı o. Bir soygun planınız varsa ona götürebilirdiniz. Aklına yatarsa sponsor oluyordu, belli bir yüzde karşılığı. Soygun yapmak da bir yatırım gerektiriyordu, her işte olduğu gibi. Kapitalizm işte, sermaye olmadan pek bir şey olmuyor, lanet olası.

-8 bölüm Dünya Banka Soygunları tarihi çektik, Tarih TV için. Parasını da aldık doğrusu ama 1 yıldan fazladır, yayınlanmıyor nedense. Güzel işti, bütün hepsi doğrudan banka soyguncularıyla konuştuğumuz ve hiç de kolay olmayan. Yaptığımız yemeğin sofrada soğuması gibi bir şey bu. Garip geliyor bana, çok…-

Şili’de cezaevi komisyonundan birini buldu arkadaşımız. Cezaevine sokabilirdi, savcıyla konuşup belki. Bir gecekondu mahallesinde oturuyordu. Soyguncunun da arkadaşı olan birisiydi. Avukattı. Konuşmaya gittik, gecekondu mahallesine. Pek Şili’nin merkezinde olanların gitmediği bir mahalleydi. Tehlikeli diyorlardı.

Bir banka soyguncusuyla görüşmek istiyorsan, bunun pek önemi yoktu. Nereden olduğuna bağlıydı bu. İnsanlar kendi sınıfından olan insanları pek soymak istemezdi, genellikle. Bak zenginler hiç birbirini soyuyorlar mı? Yoksullarla onların işi ve devletin de öyle.

Bira içtik evde. Sonra soygunlardan konuştuk. Ona da sordum bu soruyu. ‘Bence bitti, her şey dijital artık’ dedi. Sonra bize, yaptırdığı para basma makinesinden söz etti. ‘Hem’ dedi istediğin kadar basabilirsin….


Metin Yeğin kimdir?

Yazar, belgeselci, sinemacı, gazeteci, avukat, seyyah... CNN-Türk, NTV, Kanal Türk, Al Jazeera, Telesur televizyonlarına 200'e yakın belgesel ve kurmaca filmler yaptı. Türkiye'de Cumhuriyet, Radikal, Birgün, Gündem; Gazeteduvar, dünyada, Il manifesto, Rebellion gazetelerine köşe yazıları yazdı. Dünyanın sokaklarını anlattığı 10'dan fazla kitaba sahip. Dünyanın farklı yerlerinde yoksullarla birlikte evler inşa etti, bir sürü farklı işte çalışarak yazılar yazdı, filmler çekti. Birçok ülkede kolektif çalışmalara katıldı, kooperatif örgütlenmelerine öncü oldu. Ekolojik direnişlere katıldı, isyanlara tanıklık etti. Türkiye ve birçok ülkede öğretim üyeliği yaptı... Ve dünyayı değiştirmeye çalışmaya devam ediyor hâlâ...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Metin Yeğin Arşivi