Kızılay, Hazine aleyhine çirkin ittifakın parçası: Yazık!

Kızılay Başkanı, Başkent Gaz'ın Kızılay üzerinden Ensar Vakfı'na yolladığı para için 'vergi kaçırma' yok' dedi. Evet, vergi kaçırma suçu yok ancak Hazine aleyhine gerçekleştirilen bu çirkin ittifaklar yasal da olsa meşru değildir.

Basında gördüm, bugün (dün) Kızılay başkanı, TBMM’de Deprem Araştırma Komisyonu’nda kendilerine yönelik sorulara yanıt verecekmiş.

Ben de bu haberi basında görünce epey bir süredir yazmayı düşündüğüm bir konuyu, Kızılay’ın da maalesef içinde bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi aleyhine kurulan çirkin ittifak konusunu bugün işlemek istiyorum.

Konu muhalif basında çok yazıldı, çizildi; yazılanların çok büyük bölümü de doğru maalesef.

Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın “vergiden kaçınma-tax avoidance” diye sunduğu meseleye ben bir de Hazine zararı açısından yaklaşmak istiyorum.

Basına yansıyan örnekler üzerinden gidelim.

Başkent Gaz (Torunlar Holding) Ensar Vakfı'na bir bağış yapmak istiyor, neden olmasın, Ağanın eli tutulmaz diye bir deyişimiz bile var.

Ha, geçerken, bir de Torunlar Holding’i nerede tanıdık derseniz, benim aklıma önce Mecidiyeköy’de, Ali Sami Yen stadı arazisi üzerinde yapılan bir inşaatta düşen bir asansörde yaşamlarını yitiren on işçi geliyor; bu iş cinayeti nasıl mı sonuçlandı? Sizce?

Hatırlatalım, Torunlar Holding yönetim kurulu başkanı Erdoğan’ın İHL arkadaşı.

Ancak, işin ilginç tarafı Başkent Gaz bağışını doğrudan Ensar Vakfı'na yapmıyor, parayı şartlı bağış adı altında Kızılay’a yapıyor, Kızılay da şartlı bağış sözleşmesinde belirtilen miktarı kendi kasasına alıyor ve bakiyeyi Ensar Vakfı'na gönderiyor.

MEŞRUİYET DIŞI

Başkent Gaz’ın bu işten çıkarı ne?

Kızılay özel statülü bir dernek olduğu için bu derneğe yapılan bağışların tümü Başkent Gaz’ın beyan ettiği matrahtan düşürülebiliyor (tahakkuk eden vergiden değil).

Kerem Kınık’ın basına kulaktan dolma bir biçimde söylediği “vergiden kaçınma” meselesi Allah için doğru, ortada vergi hukukuna aykırı bir durum yok, bir “vergi kaçırma” suçu yok ortada yani.

Ancak, ortada başka bir şey var, bir suç değil belki ama çok büyük ölçüde meşruiyet dışı.

Hukuk çerçevesinde bir vergi kaçırma yok ortada ama Hazine’nin uğradığı büyük bir zarar var.

Başka bir ifadeyle de, Başkent Gaz ve Kızılay’ın Hazine aleyhine kurdukları bir çirkin ittifak söz konusu.

Bu olay yani Başkent Gaz’ın Kızılay üzerinden “vergiden kaçınma” adı altında Ensar Vakfı'na yaptığı bağışı artık başka örnekler de izliyor.

Son olarak bir enerji şirketinin (Ayla Enerji) yine Ensar Vakfı'na Kızılay üzerinden bir milyon dolarlık bir bağış yapıyor, bu parayı Kızılay’a şartlı bağış şeklinde veriyor, Kızılay bu paranın 15 bin dolarını kendine alıyor, bakiyesini Ensar Vakfı'na veriyor ama bu arada Ayla Enerji de beyan edeceği vergi matrahından bir milyon dolara tekabül eden TL’yi düşebiliyor yani matrahını daraltıyor, daha az vergi ödüyor.

Çok ahlaki bulmasam da burada Başkent Gaza ve Ensar Vakfı'na bir sözüm yok zira yapılan, vergiden kaçınma, yasal bir çerçevede oluyor.

Ancak, bu çerçeveden bağışın yanı sıra bir de Hazine zararı çıkıyor.

Kızılay bu çirkin ittifaka neden giriyor, neden kendini kullandırıyor, en son' belirttiğim gibi Kızılay’ın kasasına giren on beş bin dolar para Kızılay için çok küçük bir meblağ, bu para için Kızılay’ın isminin Hazineye karşı bir ittifak içinde geçmesine değer mi?

Ha, muhtemelen Ensar Vakfı siyaseten o kadar önemli bir vakıf ki, herkes nedense bu vakfa bağış yapıyor ve Kızılay da isminin lekelenmesi pahasına bu çirkin aktarımda bir köprü olmayı kabul edebiliyor.

Merak ettim gerçekten, Torunlar Holding mesela Darüşşafaka Vakfı'na bugüne kadar kaç para bağış yapmıştır?

Hazine demeyelim de Beytülmal diyelim, belki daha duyarlı olurlar bu muhterem bağışçılar, Hazine-Beytülmal aleyhine gerçekleştirilen ittifaklar yasal bir çerçevesi dahi olsa eğitime, sağlığa, adalete, güvenliğe daha az kaynak gitmesi demektir.

Bu çirkin ittifaklar yasal da olsa meşru değildirler.


Eser Karakaş: Kadıköy Saint Joseph lisesi muzunu. 1978’de Boğaziçi Üniversitesi İİBF’den mezun oldu. Doktorasını 1985 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. 1996’dan itibaren İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’nde profesör olarak ders verdi. Bahçeşehir Üniversitesi İİBF’de Dekanlık yaptı. 2016 yılında 675 sayılı KHK ile ihraç edildi. 2008 yılından itibaren Strasbourg Üniversitesi Science Po’da misafir öğretim görevlisi olarak bulunuyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Eser Karakaş Arşivi