31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ağzını açtığında Cumhur İttifakını yani CHP ve İYİ Parti'yi “terör örgütleriyle işbirliği yapmakla” suçluyordu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, dolaylı da olsa seçmene “terörist” diyen Erdoğan’ı Denizli mitinginde sahneye çıkarken kalabalığı “Cumhurbaşkanının 'terörist' dediği Denizliler nasılsınız?” diye selamlayarak eleştirmişti.

Haliyle Erdoğan, Akşener’e “bu kadın şirazesinden çıkmış” diyerek Cumhurbaşkanına hakaret davası açmıştı.

9 Mart 2019’da Elazığ mitinginde ise kürsüden Akşener’i resmen hapisle tehdit etmişti Erdoğan:

“Birileri şu an cezaevinde süre dolduruyor aynı yola sen de düşebilirsin. Neden? Cumhurbaşkanı'na iftira atamazsın. Hanımefendinin kaçacak deliği de yok. Çünkü o milletvekili de değil. Onunla hemen hesaplaşacağız. Onun hesabı ağır olacak.”

Nitekim 31 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından Akşener hakkında 3 yıldır “FETÖ” soruşturması yürütüldüğü ve savcılığın mayıs ayında da soruşturmaya yönelik gizlilik kararı aldırdığı ortaya çıktı.

Elbette bu süreç boyunca Akşener’in ifadesine başvurulmamıştı bile. Akşener, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak gizlilik kararının kaldırılarak ifadesinin alınmasını istemişti.

Bütün bunların üzerinden bir yıl kadar geçti.

Erdoğan dün Ayasofya’nın önünde gazetecilerin sorularını yanıtlıyordu. Bir gazeteci CHP’li Muharrem İnce’nin parti kuracağı iddialarıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener’e yaptığı “evine dön” çağrısını sordu.

AKP’lilerin İnce’ye verdiği desteğe Erdoğan da katıldı:

“Bu tür şeylere yabancı değiliz tabii. Bizim içimizden de birileri ayrıldı, gittiler partilerini kurdular. Tabii bu parti kuruşları nereye varır bilemem. Şu anda Muharrem Bey'le ilgili olarak o da onun en doğal, en tabii hakkıdır. Eski bir siyasetçidir yeni değildir. Eski bir siyasetçi olarak da o da onun doğal hakkıdır.”

Elbette bu sözleri şaşırtıcı değildi ama Akşener hakkındaki sözleri şaşırtıcıydı:

“Bahçeli'nin daveti doğrusu benim yadırgadığım bir davet değildir. O da olabilecek bir en makul çizgide davettir. Temenni ederim ki birlik beraberliğin tesisine yönelik inşallah bir adım olabilir. Çünkü dağınıklıkta bir şey yok. Ne kadar birlik beraberlik artarsa, hele hele böyle HDP ile terör örgütleriyle el ele olmak milli ve yerli olarak düşündüğümüz İYİ partiye hiç uygun da düşmeyebilir. Böyle bir sıkıntının olması hasebiyle zaten böyle bir davet de gerçekleşmiştir diye düşünüyorum ve ülke genelinde de bir bütünleşmenin gereği bana göre önemlidir diye düşünüyorum.”

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Bir cumhurbaşkanı adayının, kurultay boyunca sadece Yalova delegesi muamelesi görmesi bizleri bile üzdü. Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Recep Cengiz en önde oturtulurken Muharrem İnce kongrede en arkada tuvalet kenarına oturtuluyor” diyerek Muharrem İnce’ye üzülür.

CHP genel merkezini nezaketsiz ve vefasız olarak niteler sanki AKP genel merkezi vefa ve nezaket abidesiymiş gibi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yıl önce hapisle tehdit ettiği, hakkında “FETÖ” soruşturması başlattırdığı, “şirazeden çıkmakla” suçladığı Akşener’i bir anda “yerli ve milli” ilan ederek “birlik ve beraberliğe” davet eder!

Ee tabii Türk lirasının düşüşü durdurulamıyor, ekonomi de AKP oyları gibi dibe vuruyor.

Ayasofya’dan sonra yapılacak bir hamle de kalmadı.

O zaman Ayasofya’nın önünden muhalefeti parçalama çağrısı yapalım bakalım işe yarayacak mı diye düşündüler herhalde.

Anlaşılan o ki, oylar düştükçe “şirazeden çıkanlar” bile “yerli ve milli” olabiliyormuş!