Altyapı hoş seda olmasın...



Artı Gerçek

Ne olur her maç her takımın sahada en az 2 altyapı oyuncusunu oynatma zorunluluğu getirilse? Bunu iyi bir düşünmekte fayda olabilir…


Fenerbahçe kulübü bir ilke daha imza attı ve hafta sonu Olağan Divan Kurulu Toplantısı’nı online olarak gerçekleştirdi…

Pijamayla, eşofmanla Divan Kurulu seyretmenin ilkini yaşadı kurul üyeleri…

Doğal olarak en çok da konuşan yine başkan Ali Koç oldu…

Ali Koç iş sahaya yansımadığı sürece tespitleri ve fikirleriyle çok yerinde çıkışlar yapabiliyor…

Divan Kurulu’nda bir fikri daha dikkatimi çekti…

Malum altyapı yıllardır Türk futbolundaki herkesin dilinde sakız… ‘Altyapıya eğileceğiz, 2-3 yıl içerisinde çok sayıda gencimiz A takımın bankosu olacak’ gibi iddialı sözleri sürekli dinliyoruz…

Sonuç: Büyük kulüplerde yüzlerce genç arasından 2-3 isim çıkınca bayram havası…

Ali Koç ise kadroda altyapıdan 2 ismin bulundurulma zorunluluğunun kaldırılmasını istedi… Yerine sahadaki onbirde her an 2 altyapı oyuncusunun bulunması şartını önerdi…

Çok doğru, çok yapıcı geldi gözüme…

Yıllardır her kulüp mecburen yedek kulübesinde saksı misali 2 altyapı oyuncusunu oturtup duruyor. Oynadıkları maçlar ise Türkiye Kupası’nın ilk turlarının ötesine geçemiyor… İş ciddiye bindikçe yine milyon euroluk sözde yıldızlar sahnede çoğalıyor…

Altyapıda yine hüzün…

Futbolun ekonomik darboğazı herkesçe biliniyor…

Türk milli takımına ise Türkiye sınırları içerisinde yetişmiş oyuncu bulmak giderek zorlaşıyor. Gurbette yetişen oyuncularla hedefe gidiliyor…

Her sezon öncesi onlarca gencin ismi ortaya atılıp duruyor… Ve çoğu bir hoş seda olarak Anadolu topçusu kimliğine bürünüyorlar…

Büyük kulüpler ise batağın içine çökme pahasına yaşı geçmiş isimlerin transferi için yarışa giriyorlar…

Bir de kalite olarak Türkiye sınırı içinde yüzlerce benzeri olan Afrikalıları, yabancı hayranlığıyla zengin etme, arada da zengin olma mücadelesi izliyoruz…

Ne olur her maç her takımın sahada en az 2 altyapı oyuncusunu oynatma zorunluluğu getirilse?

Bunu iyi bir düşünmekte fayda olabilir…

Tekrar Ali Koç’a dönelim…

Kendisi hakkında olumlu görüşler belirttikçe sevenleri pek memnun oluyor da…

İş Fenerbahçe’nin saha mücadelesine gelince… Soru işaretleri beliriyor…

Onları dile getirenlerin ne konuma taşındığı da malum… Olsun…

TFF tarihi kararı aldı: ‘Korona olan olur, kalan sağlarla yola devam edilecek!’

Bu ligi belli ki başlatacaklar… Emir büyük yerden olsa gerek… Ne desek boş…

Peki, bu sezon Türkiye Kupası’ndan başka hedefi kalmayan Fenerbahçe ne yapıyor?

Kâğıt üzeri hala hocasız…

Gündemde isimler var… Ali Koç biriyle anlaşmaya yakın olduklarını söylerken tarifiyle de kim olduğunu belirtmiş durumda…

Benim bildiğim 3 ciddi aday var… Daum, Erol Bulut, Bjelica…

Tarifi hatırlayalım…

Genç, hedefli, Türk futbolunu iyi bilen, ekonomik…

Genç denince Daum gitti…

Türkiye futbolunu iyi bilen denince Bjelica gitti…

Erol Bulut genç… Türk futbolunu biliyor… Ve Fenerbahçe teknik direktörü olma şansını yakalayınca ekonomik olarak fazla bütçe isteyeceğini sanmam…

Bir de dedikodu olarak konuşulanlar var… Abdullah Avcı, Okan Buruk gibi… Kurcalayınca altında Emre Belözoğlu baskısı iddia ediliyor… Emre, bu isimlerle sıkıntı yaşanacağını da düşünüyor olsa gerek, Erol Bulut’a da sıcak bakıyor…

Ali Koç Fenerbahçe’de göreve geldiği günden itibaren Sarı Lacivertli kulüp futbol düzeyinde kâbus üzerine kâbus yaşıyor…

Koç herkesle her konuda görüş alışverişine yakın olduğunu söylese de çizdiği görüntü başarısızlığın hırsıyla futbola pek kimseyi bulaştırmak istemiyor şeklinde. Bir tek menajer seçip onla yola devam etmek istiyor…

Comolli macerası malum…

Şimdi görüntü Emre Belözoğlu…

Şöyle bir bakalım...

İyi bir işadamı Ali Koç başkan olarak futbolda başarının sırrını keşfedemedi…

İyi bir futbolcu olan Emre Belözoğlu menajer olarak daha staj yapmadan Fenerbahçe şansını yakaladı…

İyi bir Anadolu kulüpleri başlangıcı yapmış gözüken Erol Bulut henüz somut bir başarı yakalamadan Fenerbahçe teknik direktörlüğüne koşuyor…

Bu aşı tutar mı?

Siz düşünün…

Bunun yerine Ali Koç, başarı yakalamış Fenerbahçe eski yöneticileri, teknik adamları ile bir seri görüşme yapıp hırsını kenara koysa ve tecrübelere ses verse…

Daha iyi olmaz mı?

Şu ortamda Fenerbahçe’nin futbol olarak her noktada ihtiyacı tecrübe ve deneyimdir…

YAZARIN TÜM YAZILARI