Karmakarışık günler yaşıyoruz…
Kulüpler yayıncı kuruluştan para alamıyoruz diyor. Futbolcular protesto yapıyor. Yayıncı kuruluş ‘Ödedik hepsini’ diyor. TFF ‘Ödemediler’ diyor…
Rekortmen güreşçi banka yönetimine giriyor. ‘Diploması yok, 4 maaş alıyor’ diyorlar. ‘Var, aksini kanıtlasınlar’ dedi. Bir milletvekili olmadığına dair mahkeme kararını ortaya çıkarıyor. 
Corona sürecinde rakamlar gizlenirken ‘Dünyaya örnek mücadele veriyoruz’ dendi. Rakamlar gerçeğe yaklaştı. En kötü 5 ülke arasına giriverdik…
Benzer karışıklıkta bir maç izledik. Fenerbahçe 4-1 kazandı. Skora bakınca rahat kazandığı bir maç oldu denebilir. 
Kısa ve hızlı bir özet yapalım. 
Fenerbahçe kalesine gelen ilk topta yine golü yedi. Ardından 12. dakikada Gustavo’nun çoğunluğun ‘Kırmızı kart’ dediği pozisyonu kurtardı, 11 kişi devam etti. Bir penaltısının verilmediği yine çoğunlukça ifade edilirken 2-1 öne geçti. Sonra topa değmediği net görülen bir pozisyon sonrası Rafael oyundan atıldı. Öfkelenen Başakşehir’den İrfan Can konuşmaktan vazgeçmeyince atılan isimlerden oldu. 9 kişi kalınca da Fenerbahçe farka gitti…
Kısacası karmakarışık bir maç. 
Fenerbahçe ilk topta yine golü yemese… 12. dakikada 10 kişi kalsa… Penaltısı verilse… Başakşehir 11 kişi kalabilse…
Tüm bu ihtimaller maçın hep kaderiyle oynayan etkenler…
Oysa Fenerbahçe için bunlar mı konuşulmalı?
Hangi Fenerbahçe…
Başkanı ülkenin en zengin adamlarından biri, Ali Koç olan Fenerbahçe…
Rakiplerinin tamamına yakını batıkken 20’ye yakın oyuncu alıp yeniden bir takım kurabilen Fenerbahçe…
Emre abisi ve Erol hocasından sezon başında büyük umutları olan Fenerbahçe…
Şimdi Fenerbahçe 4-1 kazanmışken bunlar neyin eleştirisi diyebilirsiniz…
Bir şey diyemem elbette… Ancak yazdıklarım eleştiri değil!
Galibiyete göre konuşacaksak tüm yazdıklarım anlamsız gelir size… 
Ama bu takımdan, 4-1’lik galibiyette kaç yıldız futbolcu çıkarabilirsiniz, bir sorun kendinize… Ya da… Kaç oyuncudan ileriye dönük beklentiler olumlu…
Daha basit soralım: Fenerbahçe iyi yola girdiğinin sinyalini verdi mi?
Bu galibiyet kuşkusuz Sarı Lacivertlilere nefes aldırdı. 3 maç aradan sonra Kadıköy’de kazanmak Fenerbahçe’ye moral ve neşe getirecektir. Bu haftayı boş geçireceklerinden yılı da kapatmış oldular. 
Fenerbahçe camiasında 1 galibiyet mutluluk rüzgarları, 1 yenilgi fırtınalar estirir. Şimdi 10 günlük arada keyifler iyi olacaktır. 
Ama yönetim, Erol Bulut, futbolcular bu süreci iyi değerlendirmezlerse ligin kalan bölümü sıkıntılı olur.
Eğer bu ekip, birkaç transfer takviyesi dışında aynen devam edecekse, futbol yapısı olarak değişime gitmeli, bir sistem bulmalı…
Zira kanımca Fenerbahçe’nin ne oynadığı, ideal onbiri hala belli değil…
Galibiyet yaşanan bir maç sonrası bunları yazmak da ayrı bir delilik olsa gerek…

Not: Yazıyı bitirirken Göksel Gümüşdağ’ın canlı yayında ‘Bu lig nasıl bitecek, çok merak ediyorum’ açıklaması kulağıma geldi…
Endişelenmemek gerek. Son 8 haftasının ne kadarının sayıldığı herkesce izlenen geçen sezon da bitti. Ondan önce de…
Asıl bitmeyen bu arabesk açıklamalar…
Tıpkı Erol Bulut’un Gaziantep yenilgisi sonrası yayıncı kuruluşa, ‘Bu maçtan önce dün akşamki maça bakmak lazım’ demesi gibi. 
Ve Türk futbolu hala bu arabesklikle yaşıyor…