Kimi futbolcuların yetenekleri tartışılmaz. Bir maçı anında çevirebilirler. Özel seyircileri olur, tribünleri doldururlar. Tüm rakipleri onlara karşı mecburen tedbir alırlar. Bunu da istikrarlı bir performansa yayarlarsa dünya yıldızı olurlar…

Ancak bazıları da bu yeteneklerinin farkında olup ‘Ben nasıl olsa sahadayım’ düşüncesiyle olaya yeterince motive olmazlar. Yaşlarının hayat tecrübesi de iyi yönlendirilmeyince bu büyük yetenekler düşük performans gösterip sıradanlaşırlar…

Bir dönüm noktası gerekir, yeniden çıkışa geçmek için…

Sanırım Emre Mor için bu yazdıklarımın hepsi geçerli…

Büyük yetenek, çok iyi futbolcu… Ama öyle ya da böyle mesleğine tam motive olamayınca bugüne kadar yeteneğiyle orantılı bir performans sergilediğini söylemek zor…

Henüz 24 yaşında. B. Dortmund, Galatasaray gibi kulüplerde oynama fırsatı yakalamış olsa da yeteneğiyle orantılı bir yere gelemedi…

Şimdi Fenerbahçe şansı yakaladı. Emre meslek kariyeri için iyi bir fırsat daha edindi. Fenerbahçe ise iyi kullanabilirse büyük yıldız olabilecek bir oyuncuyu kadrosuna kattı.

Seyri zaman gösterecek ama Fenerbahçe daha çok Emre Mor’lar bulur, Emre ise daha çok Fenerbahçe’ler bulamayabilir!

Jorge Jesus’la Fenerbahçe geniş ve dolu dolu bir sezon hazırlığı geçiriyor. Zamanında işbaşı yapılmasıyla teknik adam elindeki kadroyu en iyi şekilde değerlendiriyor. İşine yaramayacağını düşündüklerini elemeye de başladı.

Kampa götürülmeyenler, gönderilenler, gözden çıkarılanlar arasında pek de sürpriz isim gözükmüyor…

Beni şimdilik tek şaşırtan Gustavo oldu. Jesus bu futbolcuya hazırlık maçlarında hep şans verdi, görüntü de iyiydi. Ancak 3.5 milyon Euro’nun üzerinde yıllık kazancıyla Gustavo takımın en çok kazanan isimlerinden biri ve bunun Başkan Ali Koç’u rahatsız ettiği söyleniyor. Ayrılık için de gerekçe bu gösteriliyor.

İlk geldiği yıllarda Gustavo büyük beğeni toplarken sonrasında ciddi tepki gösterilen isimler arasında yer aldı. Ve sonuçta takımın mali dengesi de göze alınarak ayrılık geldi çattı kapıya…

Fenerbahçe’nin ilk ciddi sınavına 3 haftadan az kaldı. Bol bol gerçekleşen hazırlık maçlarıyla kuşkusuz hem takımdakiler kaynaşıyor, hem de Jesus kafasındaki düzeni oturtuyor…

Partizan maçıyla da yeni bir hazırlık maçı geride kaldı… Avusturya kampının ilk sınavı oldu.

Sarı Lacivertlilerin tek golle kazandığı Partizan maçının kuşkusuz en önemli notu, son yilların büyük umudu Arda’nın dönüşü ve kısa sürede umut veren performansı oldu…

Ne olursa, nerede olursa olsun Arda Fenerbahçe camiasının en büyük umudu, dikkat çeken ismi… Jesus’la çizeceği rota merak konusu ama Arda’nın bu iştahı sürerse, umutlanmamak elde değil…

Sonuç… Fenerbahçe ciddi bir süreci göz doldurarak geçiriyor ve ilk ciddi sınav öncesi umut veriyor…

Ama derseniz forvet lazım… Derim ki ‘Haklısınız’…