Erol Bulut – Emre Belözoğlu değişimi sonrası etrafımdaki tüm Fenerbahçelilerin ağzına dolanan tek slogan vardı: ‘10’da 10’
İlk rakip lig sonuncusu Denizlispor’du, sloganın ilk adımını da 1-0’lık skorla aştı Sarı Lacivertliler…

Bu maça kadar olan sürecin faturası Erol Bulut’a çıkarılmıştı. Fenerbahçe’de hedef ‘yeni mutasyon’a uğramadan sıkıntıyı atlatmaktı. 
Çare olarak seçilen Emre Belözoğlu’nun öncelikle onbiri merak ediliyordu. Tek değişiklik Sinan Gümüş’ün onbire girmesi oldu. Bu kadroyla ilk yarıyı seyrederken, tüm Corona uyarılarına karşı sokakları tıklım dolduranlar, lebalep kongreler düzenleyenler, gizli kapılar ardında parti düzenleyen toplumun önde gelenleri geldi aklıma. İlk yarıdaki futbolla yeni mutasyonun kapıyı çalması an meselesiydi de rakip lig sonuncusu olunca gol gelmeden devre sona erdi. 

Dakika 50’ydi, Ozan bir şut çektiğinde karşılaşmayı anlatan spiker, ‘Fenerbahçe’nin kaleyi bulan ilk şutu geldi’ dedi. Altını çizelim, 50’inci dakikada…

Derken değişiklikler, Samatta’nın golü derken Fenerbahçe rakibini 1-0 yendi, sıralamada ikinci sıraya çıktı…

Futbolun kalitesini sizlerin de yorumuna bırakıyorum ama şunu diyebilirim ki, Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın reklam panolarında dönen reklamlar, bazen daha heyecanlı olabiliyor. 

Geçtiğimiz haftalarda Katarlı yayıncı kuruluşu protesto eden görüntüler vardı. 

Bu kez 1959 öncesi yaşanan şampiyonlukları haneye yazmak için verilen uğraşın bir yansımasını izledik.

‘Türkiye’de futbol 1959’dan önce de vardı’ deniyordu…

Konu uzmanların işi elbette ama akla o kadar da basit konular takılıyor ki… Mesela 1959’dan önceki şampiyonluklar sayılmıyorsa, o yılların anısına Lefter’in adı niye bir sezona verilmişti acaba? Veya Süleyman Seba’nın…

Tartış tartış bitmeyecek bir konu… Zaten de bitmiyor…

Yalnız Fenerbahçe’nin Denizlispor karşısındaki futbolunu görünce, onca emek sonrası çıkan oyun için, ‘1959’dan önce futbol vardı ama şimdi sanki yok gibi’ diye düşünmemek elde değil…

Emre Belözoğlu’nu ilk maçtan eleştirmek kuşkusuz büyük haksızlık. Hele de kazanmışken…

Ancak şu da bir gerçek ki… Bu transferlerin çoğunda Emre hocanın onayı ve parmağı var. Ve aynı Emre hoca bu takımı çok yakından tanıyor!

Eğer büyük beklentileri yerine getirmek üzere bu göreve soyunduysa, görüntü olarak takımı kısa sürede ayağa dikmesi gerek. Yani kredisi kısa vadeli olacaktır…

Denizlispor karşısında böyle bir oyunla alınan galibiyet ‘Yalancı Bahar’ havası estirir. Buna Fenerbahçe’nin kanmaması gerek…