Sivas, Frankfurt, Başakşehir ve Giresunspor maçlarında birbirinden farklı Fenerbahçe performansları izlenmişti. Dolayısıyla dillere ‘Hangisi Fenerbahçe’ sorusu dolanmıştı…

Bu maçların çoğundaki (Elbette Frankfurt hariç) tutuk futbol eleştirilmişti.  Sezona başına dönmüş, kötü oyunun hâkim olduğu molaya nokta koymuş bir başlangıç izledik Hatay’da Fenerbahçe adına. Valencia liderliğinde ofansif güzel işler yapan Sarı Lacivertliler de bol bulup maçın erkenden favorisi haline geldiler. Yüksek pas yüzdesinin yanı sıra yerinde baskıyla defansa yardımcı olan futbol karşısında Hatay ilk bölümde pek fazla etkili olamadı.

Ancak 2-0’dan sonra bu kez Sarı Lacivertlilerin ‘bonkör’ yüzü çıktı ortaya. Pozisyon üzerine pozisyon harcanırken adeta ‘Fenerbahçeli rahat maç seyredemez’ mesajı verir gibiydiler.

Onca kaçan pozisyonun ardından futbolun temel kuralından biri işledi, atamayana attılar, skor 2-1’e geldi.

Sonrasında her 2 takım için de farklı amaçlarla heyecanlı bir oyun ortaya çıkıverdi…

Sezon başı maçlarında Pereira’nın sahaya dokunuşlarından övgüyle bahsediliyordu. Ancak Portekizli teknik adamda son haftalarda bu konuda ciddi form düşüklüğü var. Hatayspor sahasında tehlikeli bir takım. 2-0 garanti bir skor değil. Böyle bir anda özellik Valencia’nın çıkması, Crespo gibi henüz kendine gelmemiş bir ismin sahaya sürülmesi ev sahibi takımın daha etkin olmasını sağladı. Belki Olympiakos maçı düşünüldü ama bu durumda da Fenerbahçe’nin daha tecrübeli isimlerinden yararlanılabilirdi. Nitekim sonrasına Mesut ve Pelkas’ı gördük sahada…

Bireysel olarak baktığımızda kuşkusuz Valencia ön plana çıktı. Her 2 golde kuşkusuz başrol ona aitti.

Hatay’ın golünde Osayi’nin hatası Süper Lig seviyesinde pek affedilecek gibi değil. Altay yine kritik anlarda önemli işler yaptı. Mert Hakan hareketli ama güçsüz gözüktü, özellikle son vuruşlarda. Crespo girdikten sonra her dakika sahada daha etkin gözüktü, ilk giriş anlarının aksine son anlarda ışık verdi. Berisha takımla iletişimde sıkıntı yaşar gibiydi, bazı pozisyonlarda top alamadı. Uygun pozisyonlarda istediği toplar ona gelmezken Sarı Lacivertlilerin gol anlarında kimi zaman bencil oldukları da gözlendi.

Serdar’ın direğe vuruşu da maçın en garip başarısı oldu!

Sonuçta Fenerbahçe çok daha erken farka gideceği bir maçtan 2-1 galip ayrıldı ve maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Zorlu trafikte sırada Olympiakos maçı var ki oldukça önemli bir dönemeç olacaktır Avrupa Ligi için.

Sahadaki Fenerbahçe hareketli gözüktü. Pereira da biraz form tutarsa bu karşılaşmadan Sarı Lacivertlilerin iyi bir sonuç almaması için engel yok.

Ama bu takımın en büyük sıkıntısı istikrar. Tam ‘iyi oldular’ derken inanılmaz kötü oynayabiliyorlar. ‘Bu takımın bu sezon işi zor’ derken bir anda ışık saçıyorlar.

O nedenle maçları hakkında tahmin yapmak zor. Tek ortada olan, endişeyle gidilen Hatay deplasmanından çok önemli 3 puanla döndükleri…