Maçı konuşmadan bir konuda anlaşmak lazım…

Öyle ya da böyle… Giresun Fenerbahçe’den puan alacaksa… Bırakın puanı… Tehdit bile oluşturacaksa… Fenerbahçe için sezon bazında sıkıntı var demektir!

Bunda anlaştığımız varsayımıyla devam edelim… 

Sakatların yanı sıra geniş kadro derinliği ile Fenerbahçe sahaya onbiri sürdüğünde ‘Neyse ki Valencia onbirde’ diyenler vardı…

Bu da bir sıkıntı… Bu geniş kadroda Sarı Lacivertliler 1-2 oyuncuya sırtını dayamamalı. Bunun sıkıntısı son 3 yılda fazlasıyla zaten yaşandı…

Ferdi 2. dakikada attı golü… Giresunspor’la oynayan Fenerbahçe için daha ne avantaj olabilir, bilinmez. 

Ancak Başakşehir hüznü belli ki çökmüş takıma, kendine gelmekte zorlanan bir ekip izledik. Devre gittiğinde direnen ve penaltı kaçıran Giresunspor’un yarattığı tedirginlik vardı ki bu Fenerbahçe adına kabul etmesi zor bir durum olmalı…

Kötümser bakarsak tedirginlik yaratan, korkutan Fenerbahçe vardı…

İyimser bakarsak maçı isteyen bir Fenerbahçe sahadaydı…

İkinci bölümün ilk çeyreği biterken Mesut’un golüyle 3 puanın altı çizildi Fenerbahçe adına. İlk 5 maçında gol atamayan Giresunspor’dan o dakikadan sonra başarı beklemek, hayal dünyasını zorlamakla aynı anlamda olsa gerek… Ama Fenerbahçeli futbolcular bunu da zorladılar. 5 maçta gol atamayan Giresunspor ilk golünü Kadıköy’de buldu, Fenerbahçe ‘Düşenin dostu’ olduğunun altını çizdi.

Evsahibi adına bu gole karşın gece kayıpsız geçildi!

Fenerbahçe adına bakarsak… Zorlu süreçte (maç trafiği doğrultusunda) skor önemlidir. Gerekirse 0,5-0 kazanmak bile yeter bazen… Bu başarıldı. Lige yeni katılıp kendini bulamamış bir rakibe 1 de atsan 5 de atsan, bu süreçte bana göre ölçü olmaz. Kayıpsız her maç başarıdır, Sarı-Lacivertliler bunu başardı… 

Ama tribünlere gelirsek…

Uzun süre pandemiden yasaklı geçilmiş. Üzerine yeni kadro kurulmuş. Lige ve Avrupa’ya iyi başlanmış. Tek yenilgi Başakşehir maçında yaşanmış. Bir de Sivas beraberliği... Her zaman dolan kale arkaları idare eder de… Diğer tribünlerin hali? Nerede sezon başında ‘Bu takım bu sene şampiyon’ diye haykıranlar… Gelenlere de bir çift söz var: Aynı uğultular, monoton tezahüratlar… Bırakmak lazım iç gerginlikleri falan…

Fenerbahçe Kadıköy’de her zaman taraftarıyla, yaratıcı tribünleriyle güç kazanır… Sarı Lacivertli yandaşların son yıllarda bir yaratıcılığını, yeni bir tezahüratını hatırlayan? Lafın gerisi de deliye anlatılır..

2-1’lik skor sonrası… Düş dünyasında olan yanar.. Ders almayan dert alır… Karamsarlığa kapılan da, kimbilir, pişman olur!

Sezon başındaki iyi sinyallerde sıkıntı başlamış gözüküyor Fenerbahçe adına…