Türk futbolundaki sistemlerden birini hatırlayalım…

Bir takım hakkında şampiyonluktan kopana veya küme düşene kadar eleştiride bulunursanız, hain ilan edilirsiniz. İddia bitince eleştirmeye devam ederseniz, zaten siz gibiler yüzünden o takım o hale düşmüştür. Biraz savunursanız, yönetimin adamısınızdır…

Bunu çözen etraftaki, ülkedeki tüm garipliklerin de farkındadır demektir. 

Tayyip Erdoğan Korona’da hedefi 5 bin vaka sayısının altına inmek olarak gösterince, çare de bulunmadı mı? Test sayıları azaltıldı, oldu bitti. Turizm sezonu, bir gün testlere ara verip dünyaya ‘Türkiye’de Korona bitti’ deme şansı da değerlendirilebilir.

Tıpkı Erzurumspor’u 3-1 Fenerbahçe için ‘Bir santrafor  bulunsa aslında bu takım aslında fena değil’ demek gibi bir durum…

Beşiktaş’ın büyük ölçüde şampiyonluğu ulaştığını düşünürsek, artık önemli olan ikincilik vizesini kimin alıp Şampiyonlar Ligi’ne gideceği… Şanslı insanlarmış Katarlılar ki, son haftalarda takip oranı en yüksek 2 kulüp bu mücadeleyi verecekler.

Bu mücadele için Fenerbahçe geceyi hatasız kapadı. Çok da erken hedefe gitti. 14. dakikada skor 3-0 olmuştu. 

Ama sonrası da ilginçti. Tamam, Sarı Lacivertlilerin bir golcü bulamadıkları ve bunun sıkıntısını çektikleri, Valencia’nın bu boşluğu dolduramadığı kesin… Ama şu da bir gerçek ki, yılda milyon eurolar kazanan bir oyuncuların dün geceki pozisyonları gole çevirmesi için değil santrafor, profesyonel bile olmalarına gerek. ‘Üfle girsin’ denilecek anlarda kaçan goller Fenerbahçe taraftarını herhalde üzdüğü kadar şaşırtmıştır. Bunlardan birinden sonra Emre Belözoğlu’nun maç bitmeden soyunma odasının yolunu tutması da bu anlamda manidardı… Samatta’nın kaçırdığı sonrası herhalde dayanamadı Emre hoca… Bir de bakmışsınız bu kızgınlıkla son maçlarda sahaya falan da çıkmayıveriyormuş. Sonuçta arkasında ciddi bir taraftar desteği var, keza başkan da destek. Bu hareketin faydasına inanırsa yapar mı yapar!

Biraz da sahaya dönersek… Erzurumspor gibi düşmeme mücadelesi veren bir takım karşısında ilk çeyrekte 3-0’ı yakalayan takım, sonrasında çok rahat oynama şansı yakalar. Herkesin kendini göstermek için elindeki fırsat anlamındadır bu. Bu gözle bakınca, tartışılan Mert Hakan Yandaş’ı izledim. Yine olmadı. Oynatılmak zorunda mı bilemiyorum ama iyi bir kamp dönemi yiyip sezona başlamadan bir şans bulması, bu futbolla zor. Mesut tam bir profesyonel gibi ne etliye ne sütlüye karışmadan işini yapmaya çalıştı. Herkes onun jeneriklerdeki şutlarını bekliyor ama kendisi sanırım, bu şutları gelecek yıl vizyona koyma planları içinde. Ozan’ın cesareti ve mücadele arzusu biraz da Pelkas’ta hissedildi. Geri kalanlar geceyi hasarsız atlatma derdindeydiler, başardılar da…

Şimdi ikincilik yarışının gidişatı ve sonucuna göre Fenerbahçe masaya yatırılır. Emre hocanın istatistiği güzel, ikinci de olunursa kalması büyük ihtimal olur. Yok Galatasaray geçerse, o zaman ‘Emre Belözoğlu için zaten erkendi’ diyenler başlar…

Hepsini zaman gösterecek… Ama başkan Ali Koç, güçlendireceği yönetimiyle, yönetim anlayışıyla artık farklı bir şeyler yapması gerektiğini anlamadıysa, bir şeylerin değişmesi zor olabilir. En azından transferle olmadığını herkes gördü!

Bu arada, evet Fenerbahçe’nin matematiksel bir şansı var , yokmuşcasına yazdığım için eleştirenler olabilir. Ama kimse yanlış anlamasın da, bu şansın ben hiç Fenerbahçe lehine gerçekleştiğini görmedim!